Puan vermedi·304 syf.··
2026 55. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:38
Aklı erecek yaşa kadar karnı doyurulmuş başka hiçbir şey öğretilmemiş bir çocuğun hayata tutunması ne kadar mümkündür sizce? Kitabın arkasında konusuna dair “Gazap Üzümleri, Forrest Gump ile buluşursa” yazıyor. Bu hikayedeki Forrest’ın farkı sefalet içinde olması. Ingram çocuk yaşta büyümek zorunda kalan bir çocuk. Hayata erken atılmak zorunda kalan, hayata dair hiçbir şey bilmeyen, tek istediği karnını doyurmak olan ailesinin dışladığı kimsesiz bir çocuk. İnsanı derinden sarsan bir gerçekçilik var tüm hikayede. Amerika’nın büyük buhran döneminde geçiyor kitabımız. Amerikan rüyasının temelde ne kadar fos olduğunun ispatı niteliğinde. Irkçılığın 1920’lerde ne durumda olduğunu tüm açıklığıyla okuyoruz. Yazarın ilk kitabıymış Ingram, bence çok başarılı. İyi ki okudum diyorum. “Hiç olmamış birinin eksikliğini nasıl hissedebiliyordum?”
IngramLouis C.K. · April Yayıncılık · 202621 okunma
"Ben kuş değilim ve hiçbir ağ beni tuzağına düşüremez."
Puan vermedi·626 syf.··
2026 1. kitabı
Jane Eyre Kitabın konusundan uzun uzun bahsedip sizi sıkmak istemiyorum çünkü her yerde aynı satırları göreceksiniz ve bence konusu biraz da gizli kalmalı. Okurken yaşamalı, hissetmeli ve içerlemelisiniz. Jane özellikle okul yıllarının ilk dönemlerinde etrafa ve hayata karşı bir isyanla dolu. O dönemin yaşam şekillerinden farklı olarak sürekli sorgulayan bir yapısı var. O günlerde kural neyse odur diye düşünülürken Jane, buna kendi içinde karşı çıkıyor. Zamanla içindeki bu isyan ateşi azalsa da asla tam olarak sönüp gitmiyor. Kendimde bu şekilde hayata ve kurallara karşı sürekli bir isyan hâlinde olduğumdan Jane’i kendime çok yakın gördüm. Bazen neden böyle yaptı diye düşündüğüm kızdığım çok arada da olsa oldu yalan yok. Okul dönemlerinden çıkıp Tornfield’da ki yaşadıklarına geldiğimizde Jane daha sakin ama içinde kopan fırtınaların izleri durmakta. Soylu olmadığı için diğer soylular tarafından nasıl hor görüldüğünü, zor duruma düştüğünde dilenci sanılmasını sanki kendi içimde hissettim. Doğa betimlemeleri oldukça güçlüydü. Okurken insan kendini kaptırıyor. Kalın olmasına ve birbiriyle bağlantılı sayılabilecek karışık olaylar içermesine rağmen okurken bunu insana çok güzel bir şekilde işliyor. Jane'in kendi değerinin farkında olması ve çoğu modern kitapta bile göremeyeceğimiz bir şekilde kendisini aşkının önüne koyması, bağımsızlığını ilk planda tutması en önemli ve kült noktaydı. Yazarın hayatından da izler taşıdığı düşünülünce okurken büyük bir gururla okudum ve sevindim. Kafamı karıştıran bir nokta var ve bundan bahsederken spoiler uyarısı geçmem gerekiyor. Mr. Rochester ile evlenme kararını verdiğinde Mr. Rochester o sırada Mrs. Ingram ile nişanlıydı. Mr. Rochester her ne kadar ikisinin de birbirlerini sevmediklerini dese bile yine de soylular arasında nasıl
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Louis C.K., ilk romanında bizi “Amerikan Rüyası” denilen o tuhaf illüzyonun tam ortasına, tozlu ve tekinsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Ingram, yoksulluğun pençesinden kurtulup kendine ait bir dünya kurmak isterken; garsonlar, suçlular ve kaybolmuş ruhlar arasında kendi kimliğini arıyor. Geçmişin yükü mü daha ağırdır yoksa bilinmez bir geleceğin vaadi mi? Tehlikeli ama umut dolu bir büyüme hikayesi.
1000Kitap
IngramLouis C.K. · April Yayıncılık · 202621 okunma
9/10
·304 syf.·
2026 51. kitabı
Merhaba, Nisan ayının ilk kitabını okudum. Amerikalı komedyen Louis C.K.’nin Ingram kitabından bahsetmek istiyorum. Kitaba adını veren Ingram karakteri, henüz 9 yaşındayken ailesinin maddi sıkıntılarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Babasının bir gün evi terk etmesiyle her şey değişir; annesi de artık ona bakamayacağını söyleyerek Ingram’ı evden gönderir. Daha çocuk yaşta, ne hayatı ne de dünyanın kurallarını bilen Ingram, okuma yazma dahi bilmeden kendini uçsuz bucaksız bir yolun içinde bulur. Bu yolculuk boyunca açlıkla, susuzlukla ve yalnızlıkla mücadele eder. Karşılaştığı insanlar onun hâline acıyıp kısa süreli yardımlar eder; ancak hiçbiri kalıcı olmaz. Bir süre sonra herkes onu kendi kaderiyle baş başa bırakır. Ingram ise yeniden yola koyulur. Her durakta farklı insanlarla karşılaşır ve hayatı yavaş yavaş, çoğu zaman acı deneyimlerle öğrenmeye başlar. Bir noktada karşılaştığı bir adam, ona hayatta kalmanın yollarını anlatır. Bunun ardından Ingram, bir mısır tarlasında iş bulur ve çalışmaya başlar. Bu, onun ilk çalışma deneyimi olur ve aynı zamanda hayatın gerçek zorluklarıyla yüzleştiği bir dönüm noktasıdır. Roman boyunca, uzun yollar kat eden Ingram’ın hayatta kalma mücadelesine tanıklık ederiz. Bu hikâye, büyük buhran döneminin yoksulluğu içinde büyüyen bir çocuğun, içgüdüleriyle şekillenen sert ve sarsıcı bir yolculuğudur. Kitabın en önemli noktalarından biri, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri kitabındaki umuda giden yolculuk ve işçi sınıfının hikayesidir. Daha iyi bir hayat bulmak için yapılan uzun yolculukta karşılaşılan insanlar, işçi sınıfının yaşadığı zorluklar, düşük yevmiye ve sömürü düzeni bu kitapta da yazar tarafından dile getirilmiştir. Daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Kitabı büyük bir keyifle okudum. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen
Edebiyat
IngramLouis C.K. · April Yayıncılık · 202621 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabımız İran'ın başkenti Tahran'da geçiyor. Tahran'ın orta sınıf bir bölgesinde yaşayan on yedi yaşındaki Paşa, 1973 yazını en yakın arkadaşı Ahmet'le birlikte evinin damında gelecek hakkında konuşarak geçirir. Aynı zamanda başka bir adamın beşik kertmesi olan komşuları Zari'ye aşık olmuştur. İlk başta bu duyguları yüzünden ne kadar suçluluk duysa da gün geçtikçe Zarı ile aralarındaki bağ daha da derinleşir. O dönemler İran halkının baskı içinde yönetildikleri bir dönemdir. Bir gün Paşa farkında olmadan Şah'ın gizli polislerine yardımcı olunca bütün işler sarpa sarar ve Zari'nin nişanlısı olan Doktor öldürülür. Doktorun öldürülmesiyle Paşa derin bir vicdan azabı çeker ve despot bir rejimin içinde yaşadıkları gerçeğiyle bir kez daha yüzleşir. Bu sırada Zari de bu olaydan sonra Paşa'yı altüst eden bir karar almak zorunda kalır. Yazarın anlatımını beğendim. Paşa ile Ahmet'in arkadaşlıkları bana çok geçti. Zari ile Paşa'nın hikayesi çok dokunaklıydı böyle bir son beklemiyordum onlar için ama öbür türlüsü de olmazdı onlar için. Kitap İran kültürünü çok güzel yansıtmış, kendinizi orada yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Herkese tavsiye ediyorum.
Tahran'ın DamlarıMahbod Serajı · Pegasus Yayınları · 2010608 okunma
Sayfalar ilerledikçe acı da çoğalıyordu.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 09:22
O kadar güzel işlenmiş bir hikayesi var ki. 400 sayfa 2 günde şu gibi aktı diyebilirim. Aşk, arkadaşlık, acı.. ne ararsan var kitapta ama dili o kadar akıcı dizi izler gibi okudum. Sayfalar ilerledikçe heyacan ve merakın yanı sıra acı da çoğalıyordu sanki. Sonu beni gerçekten çok şaşırttı tahmin ettiğim halde. ( başından tahmin edemiyorsunuz sayfalar kendini belli ediyor) Unutsam da tekrar okusam dediğim kitaplardan oldu.
1000Kitap
Tahran'ın DamlarıMahbod Serajı · Pegasus Yayınları · 2010608 okunma