Bayan Erika, neyin kafasını yaşadığınızı açıkçası pek anlayamadım.
Kendi içinde ne yaşadığı belli olmayan bir kadının hikâyesi... Ne istediği konusunda kendisi bile emin olmayan kadınların, kendi iç dünyalarında yaşadıkları triplere ithafen yazılmış bir roman adeta.
Kadın, içinde bastırdığı cinselliği aşk sanmakla beraber, adamın cinsel çağrısını önce kabul edip sonra ondan kaçması gerçekten komikti.
Şahsen, bu tip kadınların nasıl bir uyuşturucu madde kullandıklarını hep merak etmişimdir.
İçindeki bastırılmış arzular yüzünden adamı suçlayan; ardından da adama karşı duyduğu cinsel çekime karşı koyamayan ve başlangıçta onunla gülüşüp öpüşen, sonra da aniden uzaklaşan bir hâl...
Ne bileyim, mükemmel bir kafa yaşıyorsun Erika.
Kitap gerçekten çok iyi ve bilgi bakımından oldukça zengin. Özellikle siyaset bilimi öğrencilerinin mutlaka okuması gereken bir eser. Devlet şekilleri ve yasalarla ilgili kapsamlı bilgiler içermesi, kitabı daha da değerli kılıyor. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Kitabı okudum, ancak kitaptan pek bir şey anladığım söylenemez.
Eserin büyük bir bölümü Allah’ın varlığını ve Allah’ı anlatıyor. Sonlara doğru ise kısmen devletten bahsediliyor. Fakat “ideal devlet nedir?” sorusuna net bir cevap bulamadım. Zaten genel olarak kitabı anlamakta oldukça zorlandım.
Şu anki bilgi ve kavrayış düzeyimle, bu kitaptan yeterince anlam çıkarabildiğimi söyleyemem. Belki siz okuyarak bir sonuca varabilirsiniz şahsen ben varamadım.
Ben böyle ruh daraltıcı bir kitap görmedim çok ağır çok yorucu akıcı bir dil kullanılmamış sürekli kendini tekrar eden kelimeler, kelime oyunları vs vs.
Yazar o kadar çok detaya boğuyor ki insanın okurken nefesi kesiliyor resmen, benim için tam bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu... Bir başkası okuyup beğenir mi bilemem ama ben hiç beğenmedim!