10/10
·80 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:47
Tiyatro halkı eğitme ve bilinçlendirme aracıdır. Bunu en iyi şekilde anlayan ve uygulayan şüphesiz Namık Kemal Birbirine sevdalı ve beraber yetişmiş iki gencin hayatları pahasına yaşadıkları bu serüven anne ve babaların çocuklarının yerine aldıkları evlilik kararı sebebiyle ölüme doğru yol alır. Kurgu vesilesiyle o dönemin sorunlarının işlenmesi ve izleyiciye bir mesaj vermesi amacıyla harika bir eser. O yıllarda Istanbul da yaşamak, bu eserlere canlı canlı tanık olmak… çok mu şey isteriz?
Edebiyat
Zavallı ÇocukNamık Kemal · Parıltı Yayıncılık · 20094,426 okunma
Koparılan çiçekler
8/10
·144 syf.··
2026 42. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:28
Dilber. Doğduğu topraklardan, anasından atasından çocuk yaşta koparılmış, hürriyeti elinden alınmıştır. Yüzünde güller açacakken acı çehresine işlemiştir. Okudukça tarihimizin karanlık yüzü olarak karşıma çıkan "Cariye" anlayışı (yada köleliğin güzellemesi diyelim) bilinmeyen o kadar çok hikayeleri barındırıyor ki… Toplumumuzun geçmişte ki bu anlayışını kaleme alarak eleştirel bir düzeyde hikayeleştiren Samipaşazade Sezai, İnsanı alıp satan bu zihniyete duyguların satılamayacağını çok güzel bir kurguyla dile getirmiştir. Daha öncelerde belirttiğim Tanzimat yazarlarının aşırı betimlemelerine bu kitapta rastlamadım. Acı, aşk ve toplumsal sınıf farklılığı temasını buram buram hissettim. Okuyun, okutun ve kabullenin! Köle ticareti bizim tarihimizde yaşanmış ve üstü örtülemez bir gerçektir…
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Kurgan Edebiyat · 201356,5bin okunma
Reklam
5/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Herkes çok beğenmiş ama ben o kadar da beğenemedim ya. Açıkçası 220 li sayfalara kadar olaylar çok sıkıcı ve boş geldi çünkü Oliver aklınca sürekli boş boş planlar yapıyor ve olayın içinden çıkmaya çalışıyorlar ama hiç bir plan mantıklı elde tutulur değildi. Konusundan bahsetmek gerekirse, Red ve diğer 5 arkadaşı (Simon Maddy Oliver Arthur ve Reyna) karavan gezisindelerken ıssız bir yerde lastikleri patlıyor yolda kalıyorlar. Lastiklerini patlatan şey keskin bir taş parçası ya da basit bir çivi değil bir mermi. Anlıyorlar ki bu planlı bir suikast girişimi ve hedef kendileri. Hepsinin ayrı ayrı demeye korktuğu büyük veya küçük sırları var ve dışarıdaki keskin nişancı içlerinden birinin sırrını istiyor. Spoilerlı olarak da yazmak istiyorum lütfen geçin___________________ Red bence çok bencil bir karakterdi madem o kadar büyük bir sırrın var niye diğerlerini riske atıyorsun? Tamam itiraf ettin sen tanıksın ama sırrının en önemli kısmı yani yalancı şahit olduğun kısmı daha bu tür bir olaya sebep olabilcek bir şey değil mi? Çünkü birine adam öldürme iftirası atmışsın ve iftira attığın kişi mafya lideri. Sana demezler mi sen kimsin ve sana kim rüşvet verdi yalancı şahitlik için? Son ana kadar sırrı tuttu hatta Maddy ölüp gidecekti hâla demiyor. Oliver da ayrı bir salaktı kitabın 220li sayfalarına kadar onun planlarını yapıyorlar yok işte ayna tutalım sniperı kandıralım yok maddy red in kılığına girsin yok korna çalalım ve telefondan video çekerek sniper nerede diye anlayalım. Bu plan olmayan planları okurken fenalık geçirdim eğer Red in annesinin katili ve tüm bu olayların sorumlusu Maddy nin annesi çıkmasaydı kitaba 3 falan verirdim zevk almadım okurken
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024571 okunma
Sebebi neydi ki...
3/10
·224 syf.··
2026 140. kitabı
Öncelikle şunu net söylemek gerekiyor: Bu kitap kesinlikle bir masal yeniden anlatımı ya da klasik bir fantastik hikâye değil. Oldukça karanlık, sert ve rahatsız edici bir anlatı. İki farklı zaman diliminde ilerleyen, daha çok hastalıklı bir zihnin içine girdiğiniz bir cinayet antolojisi gibi hissettiriyor. Bu yüzden kitabın başındaki içerik uyarısını kesinlikle dikkate almak gerekiyor. İçerisinde yoğun şiddet, rahatsız edici olaylar ve tetikleyici unsurlar var. Yazarın amacı da zaten bunları meşrulaştırmak değil; bilinçli şekilde okuru huzursuz etmek. Ve bunu gerçekten başarıyor. Ama benim için sorun tam da burada başladı. 222 sayfa boyunca neden-sonuç ilişkisinin tam oturmadığı, amaç bağının sürekli dağıldığı bir metin okudum. Yazarın yapmak istediği şey ne korku, ne gerilim, ne de başarılı bir masal yeniden anlatımı gibi hissettirdi. Daha çok yalnızca okuru irrite etmeye çalışan bir yapı vardı ve bunu yaparken de kurgu temelleri oldukça zayıf kalmıştı. Karakter motivasyonları yeterince temellendirilmiyor. Özellikle baş karakterin dönüşümü bana tamamen yapay geldi. Hiçbir fiziksel ya da zihinsel altyapısı kurulmadan aşırı tehlikeli bir figüre dönüşmesi kurguda çok suni duruyordu. Üstelik cıva zehirlenmesi gibi bazı tıbbi detaylar da gerçeklikten kopuk işlendiği için hikâyenin psikolojik tarafı iyice zayıflıyor. Yan karakterler oldukça yüzeysel kalmış. Bazı sahneler ise yalnızca şok etkisi yaratmak için yazılmış gibi duruyor. Ama bu sahneler “rahatsız edici” olmaktan çok bende “ne alaka?” hissi yarattı çünkü hikâyenin genel yapısıyla uyumlu hissettirmiyordu. Anlatım tarafında da sorun yaşadım. Bazı bölümlerde yazarın tam olarak ne anlatmak istediğini anlayamadım. Gerçek mi, metafor mu, hayal mi olduğu belirsiz kalan sahneler vardı ve bazı tasvirleri zihnimde
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202690 okunma
"Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm"
Puan vermedi·560 syf.··
2026 26. kitabı
Roger Garaudy'nin bu kitabını "Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm" kuramları üzerinde inşaa ediyor. Kronolojik olarak düşünüldüğünde ilk yaptığı şey "Verimli Hilal" kavramını ortaya atmaktır. Bu kavram sayesinde murad ettiği şey Batılı tarih anlatısını ortadan kaldırarak Filistin'i Mezopotamya'ya ya da Kenan diyarına bağlamaktır. Basitçe ifade etmeye çalışacak olursak; bu anlatı ile bu topraklara sonradan gelen işgalcilerin hak iddiaları yok sayılmalıdır, Graudy'e göre. Lakin kabul etmek gerekir ki; Fransız Graudy istilacı tanımını daha sonrasında her bir unsur için nasıl yapacaktır ya da bu ne kadar kabul edilecektir diğerleri tarafından bunlar hep tartışma konularıdır. "Verimli Hilal" den günümüzdeki Filistin'e geçiş sürecini Graudy oldukça detaylı bir şekilde işlemeye çalışmıştır. Ama, itiraf etmek gerekir ki, bir yerden sonra bu okunması çok zor bir metin haline gelmiştir elimizdeki kitap. Sürekli bir şeyler alıntılanmıştır ve bunlar arasındaki geçişi yapmak konusunda Graudy'de çok titiz davranmamıştır. Böyle olunca da akademik anlamda bu konuyu çalışmayan biri için işbu eser okunması zor bir hale geliyor. Nihayetinde ben de kalan tarihi gerçekliği bir daha hatırlamak oldu. Yerli halkların varlığı, sonrasında Yahudi ve Hrıstiyanların sırasıyla bu toprakları ele geçirisi, Selçuklular ve Osmanlılar ile bu toprakların Müslümanlaşmasıdır. Osmanlı'nın yıkılması ile olanlar yakın tarihe işaret ediyor ve yaşananlar pek çok kimsenin malumudur (Ilan Pappe'nin- Modern Filistin Tarihi daha iyi bir kaynak gibi gelir bana; bu bilgiler açısından. #304599009 ) Yakın tarihte olanları Graudy, "Sosyal Darwinizm"i temel alarak tartışıyor. Aslında Siyonist rejimin bir mefkuresi olmadığı sadece rekabet şartlarından dolayı gelişim gösterdiği ve siyasi
İlahi Mesajlar Toprağı FilistinRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2018168 okunma
14 Yaşındaki Akıl Hastası Edgelordun Maceraları -SPOILER-
5/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:58
" Dikenlikler Prensi " roman formunda tükettiğim ilk grimdark eser oldu ancak türü çekici kılan ahlaki gri alanları,karakter dilemmallarını, yozlaşmış dünyanın ikilemleri gibi hikayeye derinlik katan konuları bu eserde bulamadım. Yazar grimdark anlatımını okuyucuyu şoke etmek için salt vahşeti kullanarak vermeye çalışmış ancak derinliksiz olduğu için çiğ durmuş. İnsanı arada bırakan saf bir kötü veya saf iyi olmayan kompleks ve katmanlı karakterler yerine (Örneğin Guts ve Griffith); ana karakterimiz domestos mikrobu gibi "Ben kötüyüm! Bakın çocuk halimle masum köylüyü r*pe edip, yağmalayıp, evlerini yakarak öldürdüm hehehehe" diyerek dolaşan, saf kötü, dandik bir edgelord. Ancak en azından yazar bu kötülüğü fena olmayan bir temele oturmuş. 9 yaşındaki Jorg, seyehat ederken pusuya uğruyor. Prensimiz bulunmasın diye yakın bir çalılığın içine atıldıktan sonra annesinin r*pe edilip kardeşiyle birlikte katledilişini saklandığı ve saplandığı zehirli dikenlerin arasından izlemek zorunda kalıyor. Günlerce dikenlerin yoğun zehrine maruz kalıp bir de yanlış tedavi sonucu 9 hafta boyunca ateşli krizlere girip aklını yitirmesi yetmezmiş gibi; sonrasında da bir büyücünün zihin manipülasyonuna uğraması ve en son finale yakın öldürdüğü nekromanser cadının kalbini yemesi... Tamam "Karakter kötü ama sebepleri var." diyorsun da eh. İyileştikten(!) sonra babasının kan parasını alıp intikamdan vazgeçmesini öğrenmesiyle daha da bilenen Jorg, zindandaki haydutları salarak onlarla birlikte hisardan kaçıyor ve hisarda yaşayan tecrübesiz burjuva prensimiz, lanetlenip aklını yitirdi diye anında insan müsveddesi dolu haydut grubuna ve raconlarına uyum sağlıyor. Yıllar sonra haydutların başına geçip geri döndüğünde babası krallığın birinci veliahtını, ilk oğlunu ortadan kaldırmak için
İnceleme
Dikenlikler PrensiMark Lawrence · Pegasus Yayınları · 2015276 okunma
Reklam
Reklam