Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki,
2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.
3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?
4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.
7. Göz şimşek çaktığında,
8. Ay tutulduğunda,
9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde,
10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?"
11. Hayır, yok sığınacak yer!
12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.
14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Aslında, "Fetanet Delilleri" bölümünde anlattığımız Nebi'ye (s.a.v.) ait şeylerin bir kısmı, hiçbir insanın marifeti ile açıklanamayacak mucizedir. Bir kısmı ise Nebi (s.a.v.) şartlarında asla başarılamayacak işler olması hasebiyle mucizedir. Zaten hiçbir insanın yapamayacağı türden işler, aynı zamanda Nebi (s.a.v.) şartlarında yapıldığı için katmerli mucizeler hâline gelmektedir.
Biz, daha net olması açısından; belagat, gayb haberleri ve hissi mucizeler üzerinden bir anlatım yapacağız burada.
KUR'AN BELAGATİ
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرْيةُ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِهِ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
"Yoksa, 'Onu Muhammed uydurdu' mu diyorlar? De ki: Eğer iddianızda doğru iseniz, o zaman onun misli bir sure de siz getirin bakalım; Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de yardımınıza çağırın!"
وَانْ كُنْتُمْ فِى رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلْى عَبْدِنَا فَأَثُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
"Kulumuza indirdiğimiz kitaptan dolayı bir şüphe içinde iseniz, onun misli bir sure de siz getirin, Allah'tan başka taptıklarınızı da yardıma çağırın; eğer iddianızda samimi iseniz!"
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْأِنْسُ وَالْجِنُ عَلَى آنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هذَا الْقُرْأْنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا
"De ki: "Yemin ederim, bu Kur'an'ın bir mislini ortaya koymak için ins ve cin bir araya gelip birbirine destek olsa dahi onun benzerini ortaya koyamazlar."
Kur'an'ın böyle bir iddiası vardır. Yûnus suresi 38. ayette göreceğiniz üzere, vahyin Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafindan uydurulduğu iddiasına cevap verilmiştir. Bakara suresi 23. ayette, Kur'an hakkında şüphenin bununla bitmesi gerektiğinden bahsedilmiş. Ayetlerde, "İsterseniz tek bir kişi
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
Çok gençsiniz,daha 25'inizde bile değilsiniz,olsa olsa 23...Bense 37 yaşındayım,hatta neredeyse 38,sizden neredeyse küçük bir insanın ömrü kadar yaşlıyım