Dağları yerinde donmuş gibi durur görürsün, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu, her şeyi sağlam tutan Allah’ın işidir. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Neml, 27/88) “Göklerde ve yerde olanlar O’nundur; hepsi O’na boyun eğmiştir.” (Rûm, 30/26) “Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları göklerde dilediği gibi yayan ve kısım kısım yığan Allah’tır. Artık sen aralarından yağmur tanelerinin çıktığını görürsün. Allah’ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümitlerini kestikleri için sevinirler. Allah’ın rahmetinin belirtilerine bir bak. Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphesiz ölüleri O diriltir. Onun her şeye gücü yeter.”
Acılar yaşanacak Mine, yapacak bir şey yok. Acılar her zaman olacak. Nerede doğarsan doğ, ne içinde büyürsen büyü, nerelerden geçersen geç bir lotus çiçeği kadar güzel ve temiz kalacaksın hep. Çünkü sen busun, senin ruhun bu. Tertemizsin.
Adım Zana Robertson.Bugün 26 Şubat Pazartesi. En azından öyle olduğunu düşünüyorum. Basım ağrıyor. Hatırlamak zor.
Aşağıda, fırtınadan beri tuttuğum günlüğüm var Sebebini bilmiyorum, daha önce hiç günlük yazmamıştım. Kendime, günleri takip edememekten korktuğum için yaptığımı söylüyorum. Ama sanırım bundan daha fazlası var.
Belki de bulunursak, olanları bir şekilde kaydetmek, bu tamamen gerçek dışı deneyimin aslında gerçek olduğunu hatırlamak için bir yol olsun diye yazdım.
29 Ağustos 1526 tarihindeki Mohaç Zaferi Avrupa tarihinin değiştiği bir olay, Türklerin imparatorluğu'nun Zirve noktası kabul edilebilir.
Yaklaşık 400 yıl sonra 30 Ağustos 1922'deki Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesinde kazanılan Zafer ise Türklerin Küçük Asya'daki anavatanlarını savunmalarının zaferidir, beklenen başarıdır. 26 Ağustos 1.071 Türklerin Anadolu'ya giriş tarihidir. 26 Ağustos 1922 Anadolu'dan asla çıkmayacağımızın belgesidir.
İlber Ortaylı
Sinan'ın dehası, Türk mimarisini tekamülün en yüksek noktasına çıkaracağı gibi, elli sene zarfında, beşeri kudretin fevkinde eser vücuda getirecekti:
81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darülkurra, 17 imaret, 3 darüşşifa, 7 muazzam su kemeri, 8 büyük köprü, 18 kervansaray, 6 mahzen, 33 saray, 35 hamam, 17 türbe ve birçok sebiller, çeşmeler vesaire...
Bu rakamları elli senelik mesaiye sığdırabilecek bir tek kelime vardır: Sinan ''fevkalbeşir'' bir sanatkardı.