Neysen o ol!
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 22:16
"Gözyaşlarımdan birinin dili olsaydı, derdi ki, derdi ki... Sonunda özgürüm! Yıllardır buraya kapatılmıştım! Bu adam, bu sert, acımasız adam benim akmama bir kez olsun izin vermedi... Özgürlük ne güzel! Kırk yıl, durgun bir havuzda kaldım. Sonunda, en sonunda bu yaşlı adam ev temizliğine karar verdi! Ah, daha önce çok kaçmak istedim! Ama hiçbir çıkış yolu yoktu; ta ki o Viyanalı doktor gelip de paslı kapıları açana kadar.“ s.366 Nietzsche ağladı, ben ağladım, o ağladı, ben ağladım… Çok dokundu bana, derinlere işledi, hissettirdi… “Kendi yaşamınızı tam anlamıyla yaşadınız mı? Yoksa yaşam mı sizi yaşadı? Siz mi seçtiniz? Yoksa o mu sizi seçti? Sevdiniz mi? Yoksa pişman mı oldunuz?” s.303-304 Hangisi? Hangisi biziz? Birine evet bu deyip diğerine hayır diyebilir miyiz? Ayrımlarımız bu kadar kolay ve net mi? “Zaman sonsuza dek doymayacak kadar açgözlüdür. Durmadan yer, yutar; ama geri verdiği hiçbir şey yoktur. Sana yazılmış bir yaşamı yaşadığını söylemen ne korkunç! Bütün tehlikesine rağmen bir kez bile özgürlüğü tadamadan ölümle yüz yüze gelmek ne acı!" s.304 Özgürlüğü tadabilmek ne büyük şans, ne lezzetli bir cesaret. Ölmeden tadabildik mi? “Ödev, adap, sadakat, fedakârlık, özgecilik, kibarlık; bunların hepsi de insanı uyutmaya yarayan ninnilerden başka bir şey değil, hem de öyle bir uykuya yatırıyor ki kimse bu uykudan uyanamıyor, uyansa da ancak yaşamının sonuna geldiği an oluyor bu. İşte o an, insanın hiç yaşamamış olduğunu öğrendiği an oluyor.” s.321 Ölmeden önce ölüyoruz. Uykuya yatıyoruz, uyutuluyoruz belki. Farkına varabiliyor muyuz, seçim yapabiliyor muyuz? “Bilinç, varoluşu kaplayan yarı saydam bir zardan ibarettir: Eğitimli bir göz bunun arkasını görebilir; ilkel dürtüleri, içgüdüleri ve güç istemini asıl neyin harekete geçirdiğini bulabilir.”
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202569,9bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 22:47
Öncelikle kitabın isminin yanlış konulduğunu düşünerek söze başlamak istiyorum. Kitabın ismi Agnes olmalıydı. 293 sayfa olan bu kitap 50 sayfaya da sığdırılabilirdi bence. Yoğun bir drama bekledim ama beklediğim gibi olmadı. Evet, insanı duygulandıran kısımlar vardı. Fakat kırsal yaşantılarına o kadar yoğunlaşılmış ki çok fazla görmüyorsunuz. Yazarın basit bir dili yok. Bir süre okuduktan sonra zamanda ileri geri hareket ettiğini algıladım. Shakespeare neredeydi? Konunun neresindeydi? Yani onu öyle büyük biri yapan o süreç neden anlatılmadı? Adı bile geçmedi ki. Anlatımı fena değildi, ama aşırı da bayılmadım açıkcası. Durağandı. Kitap değerlendirme kriterlerimden ikisine de uymuyor. Birincisi birisine hediye almam, ikincisi tekrar okumak istemem.
1000Kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Reklam
9/10
·293 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 01:37
Merhaba kitap severler Size şuan aşırı popüler olan bir kitapları geldim Popüler ama içi asla boş değil, beni etkileyen ender kitaplardan Hamnet Maggie O'Farrell 293 sayfa 10/9 İlk bir 50 sayfa yazarın anlatımından mı kaynaklı bilmiyorum kitabın içerisine girmek olayları anlamdırmak biraz zor. İçine girdikten sonra elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Evinize gelen bir mektuptan çocuklarınıza veba bulaşsa ne yapardınız? Bazı hislerinizi güçlü, geleceğini hisseden bir anne olarak üç çocuğunuz var ve siz ölürken yanınızda iki çocuğunuz olduğununa dair bir rüya görseniz bununla nasıl yaşarsınız? Bitkisel olarak tedavi yöntemleri yapan, insanlara şifa dağıtan biri olarak çocuğuba yardım edebilecek mi? Siz zayıf olanı tedavi etmek için uğraşırken, güçlü olanın da hastalığa yakalandığını görürseniz ne yaparsınız... Agnes, sevdiği adamla, üç çocuğu ile bir hayat yaşarken herşey bir anda tepetaklak oluyor. Kocasının daha mutlu bir hayatı olsun diye onu başka şehire gönderip, bütün sorunları kendisi üstleniyor. Çocuğunun ölümü ile bile kendi başına savaşmak zorundadır kalsanız. Ahhh Agnes... Hamnet... Bir çoğunun doğumundan ölümüne kadar olan bir süreyi, annesinin çektiği acıyı, o gittikten sonra yaşamaya çalışmalarını çok güzel anlatan bir yas kitabı... Alıntılar Söz ver. Ben yokken güvende olacağını bileyim ki içim rahat olsun. Yalnız toprak ve ceset var; başka bir şey yok. Aynı zamanda insanın olmak zorunda olduğu kişi olabildiği için değil, olduğu gibi, koşulsuz şartsız sevilmesinin nasıl bir şey olduğunu hatırlayarak büyüyor. Sessizliğin büyük bir güç olabileceğini öğrenmiş.
1000Kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 3. kitabı
Kolay okunabilir bir kitap, kitapta olay, kişi , zaman geçisleri çok sık ama anlaşılır, hemen adapte olunuyor. Karakterler ve olaylar hatta kitabın isminin anlamı "Gölge kral" bile tahmin edilebilir değil. Haile Selassie çok uzun süre Etiyopya'ın imparatoru, Mussolini işgalinin başlarinda ülkeyi terk etmiş olması önemli bir hadise. Kitapta ana karakter çok da ön planda değil. 'Baba' kavramı çok ön planda, çok yerde farklı durumlarda zikrediliyor. Savaşın işlendiği bu kitapta ne işgalciler çok kötü (işgalcilerden ölenlerin de bir ana babaları olduğunun sık vurgusu), ne işgale uğrayanlar çok iyi (Kidane'nin zalimliği ve vatanseverliğinin benim dünyamda oluşturduğu tezat) ve mazlum. Etiyopyanin , İtalya tarafından işgalinin işlendiği kitapta neden yahudi karakter Ettore genişçe işlenilmiş? Alıntı, sayfa 293, "(Aşçı) Ama bana kim olduğunuzu söyleyin,..., Bunları söyledikten sonra oradan uzaklaşıp öğrendiği isimleri Carlo Fucelli'den aldığı bir deftere yazması için Fifi'ye götürecekti. Birlikte defteri Fifi'nin çadırındaki toprağa gömüp üzerine tekrar yerleştireceklerdi. Savaş bittiğinde onu olduğu yerden çıkarıp isimleri Tek Tek söyleyeceklerdi."
Gölge KralMaaza Mengiste · Timaş Yayınları · 0177 okunma
8/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 14:13
“Hayat varsa umut da vardır.” Hamnet, Maggie O’Farrell 293 sayfa, Domingo Yayınevi Agnes, yaşadığı yerde tuhaflıklarıyla tanınan genç bir kızdır. Annesinin ve babasının ölümünden sonra üvey annesi ile yaşamak zorunda kalmıştır. Tek dayanağı erkek kardeşidir. Annesinin izinden giderek kendini doğaya adamış, onu kendisine yoldaş bellemiştir. Bir zaman sonra yolu kasabanın latince öğretmeni ile kesişir ve birbirlerine aşık olurlar. Bu latince öğretmeni hepimizin bildiği birisi aslında fakat ismini burda vermek istemiyorum, okuyunuz :) Bu evlilikten doğacak olan çocuklarıyla mutlu bir aile tablosu çizseler de kader yollarına büyük acılar koyacak ve onları bu acılarla sınayacaktır. Bir yas öyküsü Hamnet. İsmini ise Agnes’ın doğurduğu ikizlerin birinden almaktadır. Ajite etmeden anlatılan bir yas hikayesi diyebiliriz Hamnet için. Anne-baba olmak, aile olabilmek, kendini aramak, yası yönetebilmek gibi çok derin konuları içinde barındırıyor. Ağır duyguları beraber yaşıyorsunuz okurken. Kolay bir roman değil. Evet belki kolay okunabilir ama duygusal bakımdan oldukça yoğun bir roman. Bu ara oldukça popüler, filmi de çok başarılı olmuş. Agnes karakterini oynayan oyuncu ödüllere ambargo koymuş diyebiliriz :) Benim severek okuduğum bu kitabı okumanızı ve ardından da filmini izlemenizi tavsiye ederim gönülden. Edebiyata, sanata doyduğunuz bir deneyim olacağından kuşkum yok. Keyifli okumalar ve seyirler efenim Alıntı “Yetişkinlerin dünyası o an Hamnet’e öyle akıl karıştırıcı, karmaşık, öylesine kaypak görünüyor ki. O dünyada kendi yolunu nasıl bulacak? Nasıl becerecek?”
Edebiyat
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
En Tehlikeli Düşman Eski Dosttur
8/10
·408 syf.··
2026 42. kitabı
Beyoğlu Rapsodisi bir cinayet hikâyesi gibi başlar ama aslında anlatılan şey; bir suçtan çok daha ağırı olan, insanın zamanla kendine ve dostlarına yabancılaşmasıdır. Bir zamanlar aynı sokaklarda büyüyen üç arkadaşın hayatı, yıllar geçtikçe aynı şehirde ama bambaşka dünyalarda savrulur. Beyoğlu bu romanda sadece bir semt değil, değişen hayatların, kaybolan değerlerin ve kirlenen ilişkilerin aynasıdır. Bir zamanlar kahkahalarla dolu olan dostluk, zamanla kıskançlık, hırs ve gizli hesaplaşmalarla çatlamaya başlar. Çünkü insan büyüdükçe sadece hayallerini değil, masumiyetini de kaybeder. Roman ilerledikçe anlıyorsun ki, bazı cinayetler bir anda işlenmez. Yıllarca biriken kırgınlıklar, söylenmeyen sözler ve bastırılmış öfke yavaş yavaş bir son hazırlar. Bazen insanı en iyi tanıyanlar, onu en kolay yok edebilecek olanlardır. Kitap bittiğinde geriye sadece bir suçun cevabı kalmaz. Aynı zamanda şu soru kalıyor; zaman mı insanı değiştirir, yoksa insan mı içindeki karanlığı sonunda ortaya çıkarır? Ahmet Ümit
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201632,9bin okunma
Reklam
Reklam