gedê bajêr

gedê bajêr
@2serhat1
Çağların kirli beyaz fırçasıyla karalanmış bir manzarayız.
Polis
Lisans
İstanbul
Diyarbakır
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Abbas Kiyarüstemi Hasta yatağında
Bir ömür daha lazım bu hayattan sonra çünkü bu ömrümüz sadece umutlanmakla geçti... youtube.com/watch?v=qutG-yz...
Sinema
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2020 114. kitabı
öyle rafta duruyordu işte. 'sıradan değilim' diye bas bas bağırıyordu ama, böyle tanıdığım bir ses tonu vardı. 'beni muhakkak okumalısın' diye de üstüne basabasa aklımda dolaşıyordu kelimeleri. çok beklettim onu, o eskimiş ve yıpranmış ve yaşlanmış diğer kitapların arasında. açtım kitabı kokusunu içime çektim. içi kaybolmuş hayallerim gibi kokuyordu ve öyle bir yere dokunuyordu ki içimde, diyordum ki 'ah ben ne ahmakmışım'.. okumaya başladım, sayfaların üzerinde kaç kişinin gözünün izi kalmıştı görebiliyordum. kaç kişi değerini bilip kazımıştı aklına, kim 'aman bu ne boğucu bi kitap' diye başından atıp savurmuştu onu anlayabiliyordum. okuyordum bense, kimsenin aldığını hissetmediği keyfi giyinerek gözlerime. su gibi içiyordum, soframda ki ekmek gibi çiğniyordum kelimelerini, cümlelerimi. ve diyordum ki sen, can, yazmaya çabalayan sefil! o kalemi elinden derhal bırak ve yazma hakkında daha çok şey öğrenmeden eline alma.. kitap bittiğinde ağlamanın eşiğindeydim ve ağzımdan çıkan 'vay be', öyle bir ürpertinin sonucundaydı ki anlatamam bunu sizlere.. beklettiğim için özür dilerim hayallerim.
Kayıp Hayaller KitabıHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 20061,446 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2020 113. kitabı
okuduğum diğer kitaplardan farkı açıktır sonsuzluğa nokta'nın; efendim, benzetmeler ve ilişkilendirmeler başarılı gerçekten. akla gelmeyecek tasvirler var ki insan okurken şaşırıyor ve "kitap okuduğunun" farkında varıyor. lakin kitabı "olay örgüsü" için, öyküden bir sonuç çıkarmak için okuyan insan kitabı değil bu sonsuzluğa nokta. "birader anladık sehpalar şahlanmış at sürüsüne benziyor da sadede gelsen bir zahmet..." gibi şeyler diyebilirsiniz sıklıkla. estetik duyguları harekete geçiren şeyler olur ya, mükemmel yapılmış bir resmi seyretmek, yan yana geldi mi melodik bir şarkı oluvermiş notaları dinlemek, görünümüyle iştahımızı kabartan bir yemek, ya da kokusuyla bir anda aklımızı alan birinin yanımızdan geçivermesi... tüm bunlar gibi her şeyden önce o lirik diliyle pek estetik duruyor hasan ali toptaş'ın sonsuzluğa nokta'sı. gözümüzün önündeki perdeyi indiriyor; akıcılığıyla kulağımızın pasını siliyor, ilginç betimlemeleri ile beyin kıvrımlarımızı harekete geçiriyor ve ağızdan takdir sözleri döktürüyor. "iyi ki" diyorum, "iyi ki bu adamla aynı dili konuşuyorum" son derece dingin bir havada ilerliyor kitap. sayfalar aktıkça kitabın kahramanı ile tanışıyoruz ve onu iyi-kötü özellikleriyle yargılamaya başlıyoruz. insan ne denli tarafsız olmak isterse istesin, muhakkak birinin/bir şeyin ardına geçiveriyor. aslında zorluk bundan sonra başlıyor değil mi? birinin/bir şeyin yanında yer aldıktan sonra onu ilerde ortaya çıkan olumsuz özelliklerine rağmen desteklemeye devam etmek, ya da terk edip gitmek. birini sevmek gibi... onu ilk başta ilah yapmışken, yavaş yavaş sıradanlık mertebesine indirmek. bir zaman sonra onun yanındaki koltuğu boşaltmak, otobüsten * * inmek. kitabın en başarılı bulduğum yeri ve beni en çok etkileyen yönü ise kitap kahramanının babasıyla olan
Sonsuzluğa NoktaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20171,944 okunma

gedê bajêr

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.··
2020 113. kitabı
Hasan Ali Toptaş
7.8/10 · 1.944 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
2020 112. kitabı
hasan ali toptasin 2003 basimi cocuksu oyku kitabi. cocuk kitabi demeye gonlum razi olmadi, cocuk serisinden oyku kitabi demeye de. bunca sene sonra bana bir masali okutabilen bu kitabi sirf cocuklarin okuyabilecegi kategoride degerlendirmek istemem. tamam yazarin kendisi "bu bir cocuk kitabidir" diyor, ama ben demiyorum kim ne derse desin. ayni etkiyi uc bes sene once filler sultanini okurken de hissetmistim uzerimde. bir gurgen'in agzindan dinliyorsunuz bu masali. okuyor degil de dinliyor gibi aynen. toptas'in betimledigi o orman sesini duyuyor, o orman kokusunu aliyor gibi. ak sakalli mese size de anlatiyor sanki korkularini, ve siz de geceleri kabuslarla uyaniyorsunuz gibi. guneste parlayan baltalar gozunuzu aliyor bir an, besparmak daglari etek etek onunuze seriliyor. yapraklariniz, dallariniz oluyor, kuslarla beraber sakiyorsunuz. okuyor gibi degil de, buyukannenizin anlattigi masallari gozler kapali hayal etmeye calisiyor gibisiniz. nasil yasamaniz gerektigini ogretiyor bu gurgen size. her zaman dik durmanin ne demek oldugunu, egilmeden yasamanin onemini. olumun bir son olmadigini fisildiyor kulaginiza. oldukten sonra bile hayatta kalmanin, hatta en guzel sekilde kalmanin yolunu gosteriyor. "dik durun" diyor. bir cocuga verilebilecek en guzel tavsiyeyi hissediyorsunuz o gurgen'in sesinden: "egilme". cocuksu bir inancla, cocuksu bir saflikla, cocukca paylasarak...
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · İş Kültür Yayınları · 20037,5bin okunma