6/10
·248 syf.·
2026 107. kitabı
Serinin ikinci kitabında olaylar her anlamda daha da kızıştı. Kurgunun hızlı ilerlemesi açıkcası hoşuma gidiyor. Hayden birazdan fazla saf ve yer yer aptal olsa da durumu iyi idare ediyor bence. Yani 5 ejderha eş ve daha önce bilmediği bir evrene aniden girişi derken yine de iyi ilerliyor. Nefret ettiğim kadın karakterlere dönmedi. Bu kitapta bazı şeylerin arka planı daha da ortaya çıktı ve 3 eşiyle bağ kurdu. Easton ve Maddox henüz kırılmadılar ama onlar da eşikte. Hayden günün sonunda ejderhalar için aşırı önemli bir noktada olacak ama bakalım üçüncü kitapta tüm her şeyi çözeceğiz.
1000Kitap
Küllerin GeceyarısıTessa Hale · Nox Yayınları · 202666 okunma
Dondurmacı Harry’e Bekleriz
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ahh… “Ferny” Hiç spoiler vermeden bir kaç cümle söylemek istiyorum. Öncelikle Kuzey Baykal İlayda Güzel ikilisini tebrik ederim. Gerçekten kalbimizden vuran bir kitabı dilimize böyle güzel kazandırdıkları için. Kapak fotoğrafı ise şahane kitabın duygusunu gerçekten yansıtıyor. Kitabımızda on iki yaşındaki ergenlik döneminde anne babası tarafından görünmez olduğunu düşünen bir genç kızın gözünden olaylar aktarılıyor. 3 çocuklu, aile işletmesi olan kendi ritminde tatlı bir aile. Ancak o trajediden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Kitabın o bölümünü okurken bebeğim kucağımda uyuyordu. O kadar çok ağladım ki… Çok çok çok etkilendim. Kitabı da çok sevdim. Anne olduktan sonra özellikle bir çocuğun gözünden, ağzından yazılan metinlere daha farklı bakar ve ilgilenir oldum. Daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Okunacaklar listenizin en başına eklemenizi tavsiye ederim.
Dondurmacı Harry’ye BeklerizJo Knowles · Doki Kitap · 20268 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çöküşün eşiğinde...
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:43
Stefan Zweig yazmış olduğu eserin gerçek bir tarihi figür üzerinden yazılmış olması hikayeye farklı bir anlam katmaktadır. Soylu ve etkin olan bir kadının ülkesine yaptıkları yüzünden sürgüne gönderilmesi ile başlayan hikaye kadının içsel psikolojisi ve sürgünün soğuk yanlızlığı ile devam eder.Baş karakter olan Madame de Prie sürgünde yavaş yavaş bir çöküş aşamasına geçerken ki duygularını okuruz.   1. gün her şey eğlenceli ve eski günler gibi geçerken 2. ve 3. günlerde ağır bir çöküşün başlangıcına gelir. Yanlızlığın vermiş olduğu korku, geceleri onun için bir tabut hissi ile geçer. Üstündeki sesler ve eğlenceler devam ederken onun sesi soğuk ve yalnızlık içinde yok olup gider. Eski hayatını her köşede arayan karakter kendini avutmak için parisin yansımaları ile yaşamaya çalışır ancak bu çabalar anlık zevkler verir, zamanla etkisini yitiren bu çabalar ile karakter tamamen çöküşün sonuna gelir. Stefan Zweig tarafından yazılan bu eser gerçek ile kurgunun bana göre yapılmış en güzel eserlerindendir. Ana hatlar gerçek hayattan olsada karakterin içsel psikolojisi ve hareketleri Stefan Zweig'ın eseridir. Çarpıcı bir son ile tamamlanan  eser tam anlamıyla Bir Çöküşün Öyküsü'dür...
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Hal Dünü Bitmez Doğunun 1- Coğrafya kaderdir dedi İbn-i Haldun yalnız yetmedi. Bu sözün yirmi birinci yüzyıl da devamını şöyle yazdım etik ahlakın devamı hal dünü devam ettiren bir bilinç olarak; ✓ Coğrafyanın kader olduğu kadar, o coğrafya üzerinde yaşayanlar da o coğrafyanın kaderidir. Örneğin doğal kaynak zengini ortadoğu coğrafya olarak kader mi? Yoksa doğal kaynaklarını birkaç soyguncuya şahsi çıkara satılarak göz yumanlar bu kan bataklığı coğrafya için nedir? Örneğin Anadolu üzerinde ki planları olan yine ortadoğu bağlantılı soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı batının emellerini gerçekleştirmesine engel Türk yeryüzünün kaderi değil mi? 2- Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer demiş İbn-i Haldun. ✓✓ İşte yeryüzünde bilim ve teknolojiyi bizden çalarak ve kötüye kullanarak gücü ele geçiren barbar batı doğunun kadim etik ahlak anlayışı geçmişini bu çağda kanlı soyguncu doğal kaynak ve yaşam hırsızlığı yaparken yerli işbirlikçileri ile birlikte suçüstü edilerek yakalandı ve etik ahlak anlayışı geçmişi gelecek refah için uyandırdı. 3- İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür dedi İbn-i Haldun. ✓✓✓ Aç bırak, muhtaç et, biat ettir ve karnının gurultusunu unuttur, her yönden fanatik kitleler üret, işbirlikçi olanı besle, olmayanı dışla. Ya benden yana olacaksınız ya da benden yana değilseniz yok olacaksınız anlayışını dayat. İnsanı ilkesizlik ve onursuzluk öldürür. Karın topluluğuna genel yararı şahsi çıkara satan ahlaksızlık o toplumu çürütür. Hiç yabancı gelmiyor değil mi? 4- İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni şeyler atmazsanız kendi kendini örgütür. ✓✓✓✓ On yaşında çocukken yaşadığım bir olay sonrası kendime verdiğim bir söz yönümü, yolumu ve yöntemi çizdi. İnsanlık yararına büyük bir hedefi gerçekleştirmek için ilk
Hayata Dair
Mukaddimeİbn-i Haldun · Gece Kitaplığı · 20231,732 okunma
Şu Taşların Dili Olsa
8/10
·120 syf.··
2026 42. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:53
Bir bebek dünyaya gelir, uyumsuz bir bebek. Gözleri görmez, boynu başını tutabilecek güçte değildir, kolları ve bacakları tutmaz. O hep bebek kalacaktır. 3 yıl yaşayabilir der doktor endişeli aileye. Engelli bir bireyin, aile üyerini nasıl etkilediğini anlatan, okurken tüylerimi ürperten, sade anlatımının yanısıra şiirsel hissettiren bu kısacık hikaye gerçekten okumaya değer. 3 kısımdan oluşuyor hikayemiz. Ağabey, kız kardeş ve sonuncu. Her birinin engelli kardeşleri hakkında düşünceleri anlatılıyor, her birinin bakış açısındaki farklar, aynı olaylara verdikleri farklı tepkiler ve kurdukları bağların çeşitliliği oldukça çarpıcı. Bu metin; sevginin iyileştirici gücünü, kurduğumuz bağların bize aynı zamanda acı yaşatabilmesini ve yaşadığımız acıların bizi canlı tutması hakkında düşünmemi sağladı. Ve en güzeli de bu hikayeyi taşların ağzından dinliyor oluşumuz. Her şeyi izleyen, gözlemleyen taşlar hep oradalar. Her şeye şahit oluyorlar. Sessizce, dünden bugüne ve bugünden yarına hep orada duracaklar ve dinleyecekler...
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,584 okunma
Çok uzun zamandır kitap okumuyordum...
8/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:58
Yaklaşık 3 yıla yakın süredir elime doğru düzgün bir kitap almamıştım. Okuduklarım da genelde kısa hikâyelerdi ve onların bile çoğunu yarım bırakıyordum. Hiçbiri ilgimi çekmiyordu. Kitap okumak bana sıkıcı gelmeye başlamıştı çünkü odaklanma süremi kaybetmiştim. Ama Sessiz Hasta, daha ilk sayfalardan itibaren dikkatimi o kadar çekti ki sanki yıllardır içimde biriken o kitap açlığını bir anda uyandırdı. Okuyamamanın verdiği o bezginlik hissi de ortadan kayboldu. Bu kitabı ise sadece 3 günde bitirdim. Kitabın en sevdiğim yanı, gerilimi sonuna kadar koruması oldu. Her seferinde artık ne olduğunu anladığımı düşündüm ama yazar beni tekrar şaşırtmayı başardı. Alicia karakteri konuşmadan bile o kadar ilgi çekici yazılmış ki onun hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyorsunuz. Theo ise ilk bakışta sıradan bir psikoterapist gibi görünse de hikâye ilerledikçe her şey çok daha karmaşık bir hâl alıyor. En çok da kitabın insan psikolojisine yaklaşımını sevdim. Travma, takıntı, ilişkiler ve insanın kendisinden bile sakladığı yönleri oldukça ilgi çekici bir şekilde işlenmiş. Finali ise uzun süre akılda kalan türden. Bitirdikten sonra birkaç dakika oturup olanları düşündüm. Eğer uzun zamandır kitap okuyamıyorsanız ve sizi ilk sayfalardan içine çekecek bir şey arıyorsanız, Sessiz Hasta benim için bunun en iyi örneklerinden biri oldu. Bana kitap okumayı yeniden sevdirdi.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma