Saraçhanede kurduğun o 3-4 saatlik ortamı özlüyorsundurr
Geçen gün Ankara Şehir Hastanesinde 2 kanser hastası konuşuyor...(Yan yana oturunca istemeden kulak misafiri oldum.)🥺Biri 17 yaşında delikanlı,diğeri 37 yaşında abla.Abla"çok korkuyorum"dedi. İkisi de ilik bekliyormuş."İliklerimiz Hindistan'dan geldi,ben çok korkuyorum ya inşALLAH iğleşiriz"dedi...Birbirlerine baktılar acaba ilik bekleyen 3. Kişi kim dediler?Sonra sessizlik oldu.🥺Hayat çok acımasız değil mi?Kimi yaşamak için, kimi ölmek için can çekişiyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Müftüoğlu Ahmed Hikmet (3 Haziran 1870 - 19 Mayıs 1927), Türk yazar ve diplomat. Diplomat olarak görev yaparken bir yandan da edebiyatla uğraşmış olan Ahmed Hikmet Bey; başlangıçta Servet-i Fünûn edebiyat akımı içinde yer almış, daha sonra bu toplulukla bağlarını kopararak Türkçülük akımını benimsemiş bir yazardır.

Çalıkuşu

@FarahSr
·
Türk Ocağı'nda aziz hatırası yad edilen Ahmet Hikmet büyük bir yazar olduğu kadar emsalsiz bir öğretmendi. Galatasaray Lisesi'nde yirmi iki yirmi üç sene evvel onu dinlemiş olanlardan biri olmakla övünürüm.
tam kestiremedigim nedenler oluyor, hayatin azi disleri, sansasyonel olaylar, irklar, ayrimlar, bir ideolojinin, bin teroristin oldugu anlar. taraf bulamadigim anlar. butun olagan seylerin arasinda esigi gecmemek kaydiyla, saclarimi kazimayi dusundum. ustune 3-4 sigara icilecek, birkac kopek olacak son gorulen seklinde bir twit atasim geldi, yillar oldu. atamadim. bunu icinde ölüm gecmeyen bir dizeyle anlatabilmem mumkun degil, o oyle bakarken, mumkun degil. intihar bir toplumun tek bir insanin ustunde isledigi cinayete deniyormus. zihnimle aram. tutarla giderlerim. ikimizden birinin konusmaya baslarken ki suskunlugu otekinin. birinin aglarken ki gucsuzlugu otekinin. bana yer, yon, an, zaman verme, abartiyor olabilirim. fizik degil, kanun degil. ama biri dokunsa, agzimi acmayacagim. depresyon, kaygi. rituel donguler. envai tripler
Hell house 3
"Kötülük asla ölmez. Hiçbir ateş onu yok edemez."
1000Kitap
Fotoğrafını zar zor gördüğünüz Bolu'daki bu gölün arkasında firavunları bile mumla aratacak derecede dehşet verici bir hikaye var desem?.. ​Hadrianus Roma'nın en güçlü imparatorlarından biriydi. Bir gün Batı Anadolu bölgesini ziyaret ederken, yeşilliklerine ve havasına hayran kaldığı Bolu'ya geldi. İşte bu seyahat sırasında fotoğraftaki bu gölün civarlarında Antinoos adında genç bir erkekle karşılaştı. Antik dünyada elit kesim genç ve estetik erkekleri bir zarafet sembolü olarak görüyordu. Hadrianus da bu elitlerin bir takipçisiydi. Antinoos'u beraberinde Roma'ya götürdü ve onu "sevgilisi" yaptı. İmparator, sevgilisini tüm Roma topraklarında yanında gezdiriyor ve sırf onun memleketi olduğu için Bolu'yu yeniden imar ettiriyordu. ​Ancak bir gün Mısır'da Nil Nehrini gezerlerken korkunç bir şey oldu. Antinoos, henüz 19 yaşındayken Nil'in sularında boğuldu. İşte bu an Hadrianus tüm frenlerini, mantığını ve kibrini yokuş aşağı bıraktı. ​En başta sadece ağladı. Hem de günlerce. ​Sonra ise bir faninin tutabileceği en psikopatça yasalara imza attı... -​İlk iş olarak, Antinoos'un öldüğü yerin tam karşısına Antinoopolis adında devasa bir şehir kurdurdu. Şehrin sakinlerine Roma'da alınması imkansıza yakın olan vatandaşlık hakkı ve vergi muafiyeti verdi. -​Roma'ya döndüğünde senatoyu umursamayıp Antinoos'u resmen Tanrı ilan etti!!! İmparatorluğun doğu vilayetlerine ona tapmaları için devasa tapınaklar ve büstler diktirdi. -​O kaddaaar çok heykel yaptırdı ki bugün antik dünyadan bize en çok portresi/heykeli ulaşan üçüncü kişi Antinoostur!! (1. İlk imparator Augustus, 2. Hadrianus, 3. Antinoos, 4. Büyük İskender, 5. Filozof İmparator Marcus Aurelius). -​Gökyüzündeki bir takımyıldızına "Antinous" adını verdi (Bu isim 19. yüzyıla kadar yıldız haritalarında kullanıldı). -​Adına paralar
Tarih