Köşe
3. Sen geldin ve benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi ve üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu Bulutlar geldi altında durduk Konuştun güneşi hatırlıyordum Gariptin yepyeni bir sesin vardı Bu ses öyle benim öyle yabancı Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı Dişlerin öpülen çocuk yüzleri Güneşe açılan küçük aynalar Sert içkiler keskin kokular dişlerin İçinden geçilen küçük aynalar Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı Sen geldin benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Sezai Karakoç
Şiir
Hiç ölmez bu hayatı yaşayanlar
Günde 3 öğün keman piyano Aralarda atıştırmalık doğa yürüyüşleri Gece yatmadan mutlaka yıldızları seyretmek hayallere dalıp meşk etmek Her gün düzenli kitap alımı ve içselleştirmek onları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
DOSTUM SAYE (BÖLÜM 3)
Sabahın ilk ışıkları, perdenin aralığından sızıp odanın içine, sanki dün geceki o kararlı duruşumu kutlamak istercesine döküldü. Yatağımda doğrulduğumda, içimdeki o ağırlığın büyük kısmının uçup gittiğini hissettim. Saye, sabahın berraklığında sadece bir gölgeydi artık; ama o gölge bile, sanki bana güven veriyordu. Telefonumu elime aldım. Parmaklarım ekranın üzerinde bir süre tereddütle gezindi. Ziba... İsim, dudaklarımdan dökülürken bile içimde bir dinginlik uyandıran, Farsçadaki o "güzel" ve "zarif" anlamını taşıyan, bir o kadar da nadide o isim. Ziba. Mesaj kutusunu açtım. Yazmak, silmek, tekrar yazmak… O kadar çok kelime vardı ki içimde, ama hangisi ona layıktı? Kafnu’nun bıraktığı o derin, karanlık uçurumdan sonra, Ziba’nın hayatıma girişi, sanki uzun bir kışın ardından gelen ilk bahar rüzgarı gibiydi. “Günaydın,” diye başladım. Sadece bu. Basit, iddiasız, beklentisiz. “Dün gece zihnimde çok eski şarkılar çaldı, hepsini kapattım. Bugün yeni bir melodiye yer açmak istedim. Sesini duymayı, belki bir kahve eşliğinde o melodinin notalarını konuşmayı çok isterdim. Müsait olduğunda…” Gönder tuşuna bastığım an, kalbim bir kuş misali göğüs kafesimi dövmeye başladı. Bu, korkunun değil, ihtimalin heyecanıydı. Telefonun ışığı aniden yandı. Bir bildirim. Ziba’dan gelmişti. “Günaydın,” yazmıştı. “Yeni melodileri dinlemeyi severim, hele ki o melodiyi yazan kişi samimiyetle gelmişse… Bugün öğleden sonra, İzmir’in o kendine has huzuruyla, Kordon boyunda martı seslerinin karıştığı küçük bir kafedeyim. Beklerim.” Gülümsedim. Odamın penceresini sonuna kadar açtım. Diyarbakır’ın bozkır kokan havasının yerini, zihnimde şimdiden İzmir’in o iyot kokulu, ılık meltemi almaya başlamıştı. Artık kendimi o gölgelerin içinde gizlenmiş biri gibi değil, gün ışığına çıkmaya hazır, yeni bir hayata
Millet kitap okumuyor ordan burdan alıntı (ç)alıp paylaşıyor 100 üstünde fav alıyor biz burda bi yerlerimizi yırtıp alıntı yapıp inceleme yapıyoruz anca 3-5 fav eyvallah ya gerçekten eyvallah
1. Stresli durumlarda sakin kalıyorsan, zihnin duygularından daha güçlüdür. 2. Yalnız olmaktan hoşlanıyorsan, beynin genellikle ortalamadan daha derin düşünür. 3. Başkalarının gözden kaçırdığı küçük şeyleri fark ediyorsan, doğal olarak keskin bir zihne sahipsin. 4. Yalnızken huzurlu hissediyor ama insanlar arasındayken yoruluyorsan, zihinsel enerjini akıllıca koruyorsun demektir. 5. Yoğun duyguları sakin bir yüzün ardına gizliyorsan, güçlü bir öz-kontrole sahipsin. 6. Küçük sohbetlerden kaçınıp anlamlı konuşmaları tercih ediyorsan, zihniyetin çoğu insandan farklıdır. 7. Bu paylaşım seninle bağlantı kurduysa, öz-farkındalığın muhtemelen sandığından yüksektir.
Psikoloji
Uyumayan 2 3 yaratık var mıdır
Edebiyat