• 720 syf.
    ·11 günde·Beğendi·10/10
    Kahin...O kadar çok denk geldim ve o kadar çok  övgüsünü gördüm ki hemen okumam gerektiğini düşündüm. Benim tarzım biraz farklıdır.Genelde insanların pek beğenmediği şeyleri beğenir, çok beğenilen ayılıp bayılınan şeyleri ise pek beğenmem.Ama bu kitap bana,diger okuyan insanlarla tamamen aynı fikirde oldugumu gösterdi.Kitabin son sayfasini okuyup kapağını kapatınca ilk cümlem:"Vay be!Allah'ım, ben az once nasıl bir kitap bitirdim?" oldu.Kurgu inanılmaz başarılı. Bir insan nasıl böyle bir kitap yazabilir, bu kadar şeyi nasıl düşünebilir,nasıl ufacık bir yerde hata yapmaz, nasıl akıl edebilir deyip durdum.O kadar güzel ki içinde ne ararsanız var, Aşk, psikoloji, gerilim, korku, intikam, fizik, polisiye...Düşmeyen bi tempo..ilk sayfalardan sonuna kadar ufacık bir yerde sıkıldığımı dahi bilmiyorum.Ama 400lerden sonra daha bi heyecanla okuduğumu söylemeden gecemiycem.Sonunu az çok tahmin etmiştim bu yüzden bende çok şok etkisi yaratmadı. Yazarın okuduğum ikinci kitabı.Kalemi çok kuvvetli.Hep ters köşe yapıyor.Eğer ki yazarının Türk olduğunu bilmesem kesinlikle yabancı ve polisiye-gerilim dalında ün yapmış  bir yazar yazdı derdim. O kadar iddiali..Kesinlikle dünyaya açılmalı ve bence filmi çekilmeli Yazarı çok sıkı takipteyim ve kısa süre sonra 3. kitabı çıkacak onu da ilk alanlardan olacağıma eminim
  • 432 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Herkese merhaba. Öncelikle bu güzel seriyi okuduğum için çok mutluyum ve bir yandan da üzülüyorum. Üzülmemin sebebi 3 kitap ve sonuncusu bu ve bitti. Şaka maka bitti kitap. Bitmemeliydi binlerce sayfa olmalıydı ya... Diyerek üzülmemi burada sonlandırıyorum. Gölge ve kemik serisinin sonuncu kitabı çöküş ve yükseliş kitabı harika bir heyecanla devam ediyor. Neler oldu neler.. Ya neresini anlatsam nasıl anlatsam inanın bilmiyorum. Ya ilk defa bir seriye aşık oldum diyebilirim. Çok sevdim öyle böyle değil yani. Son kitap da arkadaşlar harika bir heyecanla bazı yerlerde gerilerek okuyorsunuz. Şimdi ne anlatsam spoiler olur ve spoiler vermek istemiyorum. Karakterlerimiz hep bir şekilde bir araya gelerek karanlıklar diyarını yok etmeye çalışabilcek mi? Ve karakterlerimiz amaçlarına yönelik yolculuklarında istediği şeye ulaşabilcek mi? Sorularını bırakıyorum. Okurken bazı yerlerde çıldırabilirsiniz ve hele o sonlara doğru bir olay oluyor. Sonra ben ŞOK hatta eminim okuyanlar ve okuyacaklar ŞOK olucaksınız. Ama ne Şok yani. Ama şunu bilin ki, yazarın heyecanlı kısımlarda olayları aktaramama gibi bir problemi var. Yani betimleme sıkıntısı diyebiliriz. Olayı tam yaşayacakken olay bitmiş oluyor ve ne olduğunu anlamıyorsunuz. Bundan ötürü dönüp bir kere daha okumak zorunda kaldığım kısımlar oldu. Bazıları da şaşkınlıkla dönüp okuduğum oldu. Çünkü beklemedim ve beklenmedik bir şey olunca "şaka mı bu" deyip dönüp okudum. Ama ilk kitapdaki ve sonraki karakterlerimiz arasında fark var. İnsan özlüyor yani alışıyoruz o güzel karakterlere ve sonra bambaşka bir insan oluyorlar. Ama her seye rağmen kitap harikaydı. Çok severek okudum. İyi ki de okudum. İyi ki bu güzel yazarla tanıştım. Sizde mutlaka tanışın. En kısa zamanda bu güzel seriye başlayın. TEŞEKKÜRLER LEIGH, BİZİ BÖYLE BİR DÜNYAYLA TANIŞTIRIP BÖYLE KARAKTERLERLE BAĞ KURDURDUĞUN İÇİN.
  • Kardeşi Theo’nun anlattıklarına göre Van Gogh’un hayata veda ederken son sözleri “La tristesse durera toujours” yani “Hüzün sonsuza dek sürecek” olmuştur.
  • Bir yere yetişmem gerekiyorsa ;
    3 saat önceden kalkar ,
    Hazırlanmak için hep son anı bekler ve geç kalırım. Bu benim prensibim :) ...
  • 496 syf.
    ·5 günde·Beğendi·
    Sevgili Kemal Tahir ile yine bir veda zamanım...
    Esir Şehir Üçlemesinin son kitabı olan Yol Ayrım'nda yan karakter olarak görülen Yüzbaşı Cemil (namı diğer Cehennem Topçu ) Yorgun Savaşçı eserinde,karşımıza ana karakter olarak çıkıyor.

    İttihat ve Terakki'nin ülkemizdeki etkisinin söndüğü 1919 yılından, Milli Mücadele Dönemi ve Kurtuluş Savaşı yıllarına kadar geçen süreçten derin izler taşıyan bu eser , 1.Dünya Savaşı sonrası Türk subaylarımızın yorgunluğuna eşlik eden yokluk ve zorluklara rağmen, bir Kurtuluş destanı yazabilmek adına,kendilerini ve sevdiklerini yok sayıp ,var güçleri ile canlarını dişlerine takarak giriştikleri direnişin ve örgütlenmenin destanı niteliğinde..

    Kemal Tahir , Türk toplumunu bilhassa sosyolojik açıdan çok iyi gözlemleme ve değerlendirme potansiyeline sahip bir yazar olduğunu, Yorgun Savaşçı'da da göstermiş bizlere.Hali hazırda var olan edebi ve siyasi tabuları yıkarak,ne kudretli bir kalem olduğunu ispat etmiş.

    1.Van Kros Paşa'nın Dürbünü
    2.Karanlığın Dibinde
    3.Dönemeç
    adlı 3 bölümden oluşan romanda, genel hatları ile o dönem Anadolu'da ve İstanbul'da başgösteren olaylar,yaşanan gelişmeler Kuvayi Milliye hareketi çerçevesinde ele alınmış.Her Tahir klâsiğinde olduğu gibi,bunda da yine düşündüren,sorgulatan,araştırmaya sevkeden ve dönemin siyasi- sosyal sistematiğini anlatmaya çalışan olgular vardı.Oldukça başarılı karakter çizimleri,psikolojik analizler,başarılı bir teknik ve hafızalardan silinmeyecek bir içeriğe sahip olan Yorgun Savaşçı'nın yalın bir dili,kendine özgün bir de üslubu var.

    Yorgun Savaşçı 1980 yılında,Kemal Tahir'in can dostu Halit Refiğ tarafından,TRT de yayınlanmak üzere, herbiri birer saat,toplamda 8 bölüm olacak şekilde sinemaya da uyarlanmıştır.Filmin çekimleri askeri gözetim altinda yapılmıştır.Ancak yine de,darbe diktatörü Krnan Evren komutasındaki askeri cunta tarafindan filmin orijinal kayıt ve kopyaları yakılmıştır.Bu yakılma kararının bildirisinin başköşesinde ,o dönemin Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Turgut Özakman'ın koskocaman imzası olduğunu belirtmeyi de borç biliyorum.

    Ve yine yeniden ;

    İyi ki geçtin bu topraklardan be Kemal Tahir,iyi ki,iyi ki....
  • 368 syf.
    ·3 günde·Beğendi·9/10
    Sarah Pinborough un da teşekkürlerde dediği gibi;”Aman tanrım nereden başlayacağımı bilemiyorum....”
    Çoğu kişi kitabın başını çok sıkıcı bulsada benim hiçbir şekilde elimden bırakamadığım kadar sürükleyici bir kitaptı.
    Kitabın arka kapağını okuduğumda pek umudum maalesefki yoktu ama sonunda en güzel ters köle yapan kurgulardan biriydi.Kitabın her bir sayfasında sonunu çözdüğünüzü düşünüyor ve klasik bir son diyorsunuz ama kesinlikle son 4-5 bölümü 3-4 kez okuma isteği oluşturuyor.Hiçbir şekilde bir bilgi vereyorum çünkü nerede başlayacağımı bilmemekle birlilte kitabın arka kapağındakinden birazcık daha bilgi versem okurlara spoiler vermiş gibi hissedeceğimi düşünüyorum.Okumak için tereddütünüz varsa lütfen tereddük etmeyin önüne başka kitaplar koymayın be bür an önce gözlerinin ardında yı okuyun
  • Tanzimat'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanma sürecini durdurmaya çalışan, cemiyet ve hukuk alanında yenilikler getiren ve modern Türkiye'ye bu şekilde adım atılmasını sağlayan bir rejim olarak kutsanması gerekiyor.