teze betik-6/XII/١٤٤٧
🗂️""DİNSİZ BİR MİLLET YAŞAYAMAZ!_Post-Modern Dünyada Hayatın Manası Üzerine""📂📌 🧷🖍️🖊️🖋️✒️✏️📝🗒️📒📓📘🗃️📚📖Prof. Dr. Ahmed Akgündüz |||| HOLLANDA'DA ÇOK SAYIDA HRİSTİYAN, ATEİST VE HUMANİSTLERİN SORDUKLARI ALLAH'A İMAN, HAŞİR, KADER, HZ. İSA'NIN AHİRZAMANDA NÜZULÜ VE BENZERİ ÖNEMLİ SORULARA CEVAP OLARAK HAZIRLANAN VE ÇOK SAYIDA İNSANIN OKUYARAK MÜSLÜMAN OLDUĞU BU KİTABI, BÜTÜN GENÇLERE VE ÖZELLİKLE DEİZM VE ATEİZM KUYUSUNA YUVARLANMAK ÜZERE OLAN BİÇARE GENÇLİĞE ALIP OKUTUNUZ. ANNELER VE BABALAR, SİZİN CEVAP VERMEKTE ACİZ KALDIĞINIZ SORULARA BU KİTABI OKUTARAK GENÇLERİ GİRDAPLARDAN KURTARINIZ! 📏📏Allah’a İman, bilim, teknoloji ve hayatın anlamı üzerine tartışmaların giderek daha fazla arttığı bu çağda, elinizdeki bu çalışma, her insanın sorduğu hayatın manası ile alakalı sorduğu sorularını bütünlüklü ve derinlikli bir şekilde ele almaktadır. Nereden geliyoruz? Neden varız? Acılarımızın, özgürlüğün ve kaderin manası nedir? Din ile bilim gerçekte birbirleriyle nasıl bir ilişki içindedir? Bu eser, söz konusu soruları İslâm akaidinin temelleri çerçevesinde ele almakta ve özellikle Kur’ân-ı Kerîm’i bir idrak, tefekkür ve rehberlik kaynağı olarak merkeze koymaktadır. Okuyucu; Hâlık’ın birliği, nübüvvet, âhiret, İlâhî kader, insan ruhu, imanın inkişafı ve din ile bilim arasındaki ilişki gibi temel konuların işlendiği bir yolculuğa çıkarılmaktadır. Bununla birlikte evrim teorisi, acıların ve kötülüğün yaratılması meselesi, insan psikolojisi, şuur ve modern hayatın güncel soruları gibi karmaşık ve çağdaş meseleleri de dikkatli, dengeli ve anlaşılır bir üslupla ele almaktadır. Yine bu eser, imanın iç boyutuna da odaklanmaktadır. İnsanın neden inandığını anlamasına yardımcı olmaktadır. Aklî delilleri manevî içgörüler ve hayatın içinden misallerle birleştirerek, kalp ile akıl,
Atatürk’ün Koltuğunda Etnik Şiir Okuyarak Cumhuriyet’e Meydan Okumak! Numan Kurtulmuş’un bir üniversitede Kürtçe şiir okuması, sadece siyasi bir gaf değil, anayasal düzene ve Cumhuriyet’in kurucu felsefesine açık bir saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın 3. maddesi gayet nettir: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” Bu ilke sadece bir “dil tercihi” değildir; ulusal birliğimizin harcı, bağımsızlığımızın teminatıdır. Atatürk, o koltuğa oturduğunda bu devleti etnik kimlikler üzerinden değil, Türk milleti kimliğiyle inşa etti. O koltukta milletin birliğini temsil eden bir irade otururdu; şimdi ise o iradeye sırtını dönmüş bölücülüğe siyasal mesaj gönderen bir teslimiyetin sembolü oturuyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o kürsüden bölücülüğe, yobazlığa ve gericiliğe meydan okudu. “Ne mutlu Türküm diyene!” sözü sadece bir vecize değil, bu milletin ortak paydasıdır. Ama bugün, o koltukta oturan Numan Kurtulmuş, Atatürk’ün mirasına ve Cumhuriyet’in ruhuna ihanet ederek, bölücü emellere selam çakan bir tutum sergilemiştir. Bu sadece bir “şiir” değildir; Cumhuriyet’e karşı bir meydan okuma, Türklük bilincine karşı bir sabotajdır. Konjonktür bugün sizden yana olabilir. Ama unutmayın, tarihin terazisi şaşmaz. O terazide bir yanda Atatürk’ün Türk milleti için döktüğü kan, alın teri ve irade, diğer yanda ise sizin bölücülüğe verdiğiniz selam olacaktır. Gün gelecek; bu milletin gerçek sahipleri, yani Atatürk’ün askerleri, Cumhuriyet’in evlatları, sizden bu kirli, bölücü, kimlik siyaseti oyunlarının hesabını soracak. Çünkü biz Atatürk’ten öğrendik: “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Ve o görev, Türk milletinin birliğini her şartta savunmaktır. Ne Kürtçe şiirle, ne etnik romantizmle, ne de siyasal cambazlıkla
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şahsına münahsır aylık özlü söz mecmuamız Vecize Fanzinin 3. sayısı çıktı! ücretsiz PDF'e aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. drive.google.com/file/d/1faIQwba...
Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’ın Gözleri Yaşartan Öğüdü
Sahâbe, Resûl-i Ekrem’in sözleri karşısında ürperir, kalpleri titrer ve gözlerinden yaş akıtarak ağlarlardı. Bütün bunlar, samimiyetle inanmanın, itaat arzusu içinde olmanın, Allah ve Resûlü’nü sevip, saymanın birer göstergesidir. Kur’an ve Sünnet karşısında bizlerin de örnek almamız gereken davranışlardır. Ebû Necih İrbâz İbni Sâriye Radıyallahu Anh şöyle dedi: “Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bize çok tesirli bir öğüt verdi. Bu öğütten dolayı kalpler ürperdi, gözler yaşardı. Bizler: - Ey Allah’ın Resûlü! Bu öğüt, sanki ayrılmak üzere olan birinin öğüdüne benziyor, bari bize bir tavsiyede bulun, dedik. Bunun üzerine: – “Size, Allah’a çok saygı duymanızı, başınıza bir Habeşli köle bile emir olsa, onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Benden sonra sağ kalıp uzunca bir hayat sürenler pek çok ihtilaflar görecekler. O zaman sizin üzerinize gerekli olan, benim sünnetime ve doğru yolda olan Hulefâ-yi Râşidîn’in sünnetine sarılmanızdır. Bu sünnetlere sımsıkı sarılınız. Sonradan ortaya çıkarılmış bid’atlardan şiddetle kaçınınız. Çünkü her bid’at dalâlettir, sapıklıktır” buyurdular. [1] Peygamberimizin Hadisleri Ve Sünneti Karşısındaki Tavrımız Hadisin bir başka rivâyetinden, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’in bu konuşmayı bir sabah namazından sonra yaptığını öğreniyoruz. Peygamber Efendimiz’in va’zları, nasihat ve öğütleri kısa, özlü ve dikkat çekici idi. Bu sebeple sahâbe-i kirâm onu kolayca ezberleyip akıllarında tutarlar ve birbirlerine anlatıp aktarırlardı. Ayrıca Resûl-i Ekrem, va’z ve nasihat zamanını çok iyi gözetir, sahâbenin halini, vaktini ve içinde bulunduğu durumu dikkate alırdı. Hadisin ravisi İrbâz, bu çok tesirli öğüdü dinleyen ashâbın o andaki hislerini ve durumlarını dile getirmektedir. Sahâbeden pek çokları Hz. Peygamber’den bir
Hayat ve İnsan
7 Kısa Vecize;
1. Zaman gösterdi ki; Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil! 2.İnsanları canlandıran emeldir. Öldüren yeis'tir. 3.Küfrün mâhiyeti yalandır.İmanın mâhiyeti sıdktır. 4. Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır. 5.Herşeyi madde de arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatta kördür. 6.Amelinizde rizâ-yı ilâhi olmalı. Eğer O râzı olsa,bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. 7.İbadetin ruhu ihlâsdır. İhlâs ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır.
Din
Metin türleri
Bilgilendirici metinler: Anı, 2, 3 4 5 6 7 8 Biyografiler, otobiyografiler 7,8 Blog, 6, 7, 8 Dilekçe, 5,7,8 Efemera, broşür, liste, diyagram, tablo, grafik, kroki, harita, afiş ve benzeri karma içerikli metinler 2, 3 4 5 6 7 8 E-posta, 3,8 Günlük 2 3 4 7 8 Haber metni, reklam 2 3 4 5 6 7,8 Kartpostal 2 3 4 Kılavuzlar virgül kullanım kılavuzları, tarifname, talimatname vb. 2 3 4 5 6 7 8 Gezi yazısı, 6,7,8 Makale, fıkra, söyleşi, deneme, 5,6,7,8 Mektup, 5, 6,7,8 Özlü sözler, atasözü, deyim, duvar yazıları, döviz 1 2 3 4 Özlü sözler vecize, atasözü, deyim, aforizma, duvar yazıları, motto, döviz 5 6 7 8 Sosyal medya mesajları, 4 5 6 7 8 Hikaye edici metinler: Çizgi roman, 1 , 8 Fabl 1,8 Hikaye 1 , 8 Karikatür 1, 8 Masal, efsane , destan 1 , 8 Mizahi fıkra, 1, 8 Roman, 4 5 6 7 8 Tiyatro, 1,8