adım emre kavuşamıyorum

adım emre kavuşamıyorum
@320mhz
incelik ve derinliğin bir sonucu olarak haysiyetin tezahürü: sanat. yalın, doğru ve hilesiz şeyler hoşuma gider.
Kadınların kaburgadan yapıldığına kadınları bile inandıran neydi Birhan? Asıl mesele diyorsan buraya dönelim, şimdiye Söyle artık başımıza bu işleri açan yine erkekler değil miydi? Dönelim Van' da bir kadına, dönelim Mardin' de, dönelim İzmir' de Dönelim Birhan bak geç oluyor hava kararıyor evimize dönelim Bize bunları söyleten neydi, gülerken ağız kapatmayı, ağlarken saklanmayı Her lafa karışmamayı, yazmamayı Birhan, çizmemeyi bize dayatan kimlerdi Giydiğimiz etek boyuna, doğuracağımız çocuğa karar verenler kim Kadınlar ilk sevişmesinde neden babasının yüzünü gördü Küçücük kızlar dedesi yaşındaki adamlarla neden Neden genelevler var neden hep bir kadın otobanda Ütü reklamında bir kadın çıplak Otomobil fuarında bir kadın öyle arabalar üstünde, neden Doğum günlerimizde bize mutfak robotu hediye edenler kimlerdi Şakağımıza silahı dayayanlar kimler, kimlerdi Birhan?
Şiir
adım emre kavuşamıyorum isimli okura yanıt verildi
adım emre kavuşamıyorum
kimsesizlerin kimsesi olmak üzere kurulan cumhuriyet yüz yıl geçmesine rağmen amacına ulaşabilmiş değil. o, dilinden demokrasi düşmeyen karşıtlarının elinde yerden yere vuruldu. türkiye'de hüküm süren siyasetsizleşme ve algıları tamamen kapalı çoğunluk, manipülasyon gündeminin peşinde savrulup duruyor. türkiye'de bir millet yaşıyor mu yoksa yaşamıyor mu sorusunun cevabını yaşayarak öğreneceğimiz bir sürece tahammül etmek zorunda kalıyoruz. anneci türkiye'nin iktidarları her fırsatta kendinden olana ayrıcalık temin etme gayretinde oldu. en basiti günlük hayatta sırada önünüze geçen, torpille işe giren, hukukgeçirmez zorbalar, particilik, memleketçilik ve akrabacılıkla yolunu bulan, tarikat ve cemaatler aracılığıyla ayrıcalıklara sahip olanlar anneci türkiye'nin ulus bilmez kabileleri olarak günü kurtarıyor. hepsinin tek bir ortak özelliği var. -işledikleri her suçta sınırsız merhametiyle kucak açan anneleri.- canlı örneği şu an gündemde var. kabileci zihniyette kendinden olmayan herkes düşmandır, kapsamı kabileden ibarettir. baba - tanrı'nın herkese eşit uyguladığı adaleti yoktur, rafa kaldırılmıştır. yani suçu işleyen evlatta olsa yasa işlemek zorunda. değişmez, kapsayıcı, sınıf tanımaz olan yasa, ulusun ve devletin teminatıdır. ulusun terkedildiği ülkemde devlet-ulus sözleşmesini ihlal edenlerin karşısında ulus ve sınıf bilinci yer alıyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kadınların kaburgadan yapıldığına kadınları bile inandıran neydi Birhan? Asıl mesele diyorsan buraya dönelim, şimdiye Söyle artık başımıza bu işleri açan yine erkekler değil miydi? Dönelim Van' da bir kadına, dönelim Mardin' de, dönelim İzmir' de Dönelim Birhan bak geç oluyor hava kararıyor evimize dönelim Bize bunları söyleten neydi, gülerken ağız kapatmayı, ağlarken saklanmayı Her lafa karışmamayı, yazmamayı Birhan, çizmemeyi bize dayatan kimlerdi Giydiğimiz etek boyuna, doğuracağımız çocuğa karar verenler kim Kadınlar ilk sevişmesinde neden babasının yüzünü gördü Küçücük kızlar dedesi yaşındaki adamlarla neden Neden genelevler var neden hep bir kadın otobanda Ütü reklamında bir kadın çıplak Otomobil fuarında bir kadın öyle arabalar üstünde, neden Doğum günlerimizde bize mutfak robotu hediye edenler kimlerdi Şakağımıza silahı dayayanlar kimler, kimlerdi Birhan?
Şiir
adım emre kavuşamıyorum isimli okura yanıt verildi
adım emre kavuşamıyorum
nihayetinde yazar amacına ulaşıyor ve düşünen insanlar için ortak bir frekans oluşuyor, bu dizeler üzerinden konuştuklarımızı dile getiren birileri ortaya çıkıyor. ben sorunun temelinin şiir ve felsefenin insan yaşamında yer etmeyişi olduğunu düşünüyorum. ulus tarafındaki sorun bu. acı, ölüm, adalet, intikam, aşk, merhamet, haysiyet gibi duygulara sahip olmaklıkla şiir ve felsefeye maruziyetin doğrudan ilintili olduğuna inanıyorum. şiir ve felsefe olmadan da bu duygulara sahip olunabilir ama toplumlara bu erdemlerin yolunu açacak olan şiir ve felsefedir. fuarda bir arabanın üzerinde kendisini o elbiselerle sergileyen kadın için bu dizeler bir anlam ifade ediyor mudur acaba? devlet tam olarak bu noktada devreye giriyor ve ulusuyla olan sözleşmenin şartını yerine getirip her ferdini keyfe göre değişmez, sosyal ve ekonomik durumuna bakılmaksızın uygulanan eşit yasayla güvence altına alması gerekiyor. insanların maddi imkanlar için kendini sunmadığı, mazlumlarınsa zalimlerden kurtarıldığı bir dünya için ulusun egemen olduğu devlet dışında bir koruma mekanizması yok. bizlerin yani ulusun devletsizleşmiş ve kasıtlı olarak yalnız bırakılmış kalabalıkları içinse şiir ve felsefe dışında sığınacak yer kalmadı. evet yazarında dediği gibi bu da politik.
Kadınların kaburgadan yapıldığına kadınları bile inandıran neydi Birhan? Asıl mesele diyorsan buraya dönelim, şimdiye Söyle artık başımıza bu işleri açan yine erkekler değil miydi? Dönelim Van' da bir kadına, dönelim Mardin' de, dönelim İzmir' de Dönelim Birhan bak geç oluyor hava kararıyor evimize dönelim Bize bunları söyleten neydi, gülerken ağız kapatmayı, ağlarken saklanmayı Her lafa karışmamayı, yazmamayı Birhan, çizmemeyi bize dayatan kimlerdi Giydiğimiz etek boyuna, doğuracağımız çocuğa karar verenler kim Kadınlar ilk sevişmesinde neden babasının yüzünü gördü Küçücük kızlar dedesi yaşındaki adamlarla neden Neden genelevler var neden hep bir kadın otobanda Ütü reklamında bir kadın çıplak Otomobil fuarında bir kadın öyle arabalar üstünde, neden Doğum günlerimizde bize mutfak robotu hediye edenler kimlerdi Şakağımıza silahı dayayanlar kimler, kimlerdi Birhan?
Şiir
adım emre kavuşamıyorum
varolmanın sancısını, karşıtını suçlamak yoluyla dindirmeye çalışıyor gibi gözüküyor yazar. elbette uzak asyanın -insana da-, karanlık batının kadını konumlandırışının felaketlerini yaşadık, yaşıyoruz. devletsizliğin çaresizliğine terkedilmiş sayısız mazlum kadın olduğunu biliyor ve bununla dertleniyoruz. bu konularda düşüneni bir yandan yaralayan diğer şey ise bağımsızlaşmış kadının kendini bir fuarda araba üzerinde sergilemesi örneğinde beliren anlam. ben bunu Türkiye'ye benzetiyorum. tüm dünyayla savaşmış, herkesi yenmiş ama kendini yenememiş olan.