Dostum,
Belki de şu an izlediğin yol senin için en doğru olanı değil. Ancak, olduğun kişi ve mevcut alışkanlıkların sana bu yolun doğru olduğunu hissettirmeye devam ediyor. Eğer bu durumu derinlemesine değerlendirmezsen, hayat yolculuğun zamanla sana zarar da verebilir. Fakat unutmamalısın ki, bu değerlendirme sonrasında hemen her şeyi o anda değiştirmek zorunda değilsin. Ulaştığın farkındalık, şimdiki seni kabul etmekle başlar ve değişim ihtiyacını hissettiğinde daha bilinçli adımlar atmana yardımcı olur.
Tüm bu süreçte kendi hayatındansa başkalarının hayat hikâyeleri hoşuna gidebilir. Kendi hayatında var olan güzellikleri göremeyip başkalarının hayatında gerçek olup olmadığı belirsiz güzellikleri gözünde büyütebilirsin.
Sen de herkes gibi bir insansın.
Ara sıra böyle düşünceler ve hissiyatlar içinde olmak normaldir. Ancak bu sürekli hale gelirse hayatını kendine zehir edersin.
Öncelikle anlamalısın ki herkesin hayat hikâyesi farklı. Aynı, benzer yollardan ilerlese bile insanlar, yaşadıklarına farklı anlamlar yüklüyor ve farklı düzeylerde değer atfediyorlar.
Aynı zamanda herkes kendi hızında ilerliyor.
Yaşadıkları, yaptıkları, başardıkları ve diğer tüm her şey farklı yaş aralıklarında gerçekleşiyor. Kimisi 18 yaşında evlenirken kimisi 33 yaşında evleniyor. Kimisi 25 yaşında zengin olurken kimisi 55 yaşında zengin oluyor. Kimisi kendi hayatının değerini 14 yaşında fark ederken kimisi de 44 yaşında fark edip ona göre davranıyor. Herhangi birisi için bu erken ya da geç diyemeyiz. Herkesin yolculuğu kendine özgü ve özel.
Sen de başkalarına benzemek zorunda değilsin. Bu zamana kadar yaşadıklarının değerli olduğunu bilmeli ve bu zamandan sonra yaşayacaklarına kendini de katmalısın.
Kendini dışarıda tutarak, ikinci plana koyarak bu hayat yaşanmaz.
• 30: İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?
• 31: Yeryüzüne onları sarsmasın diye sağlam dağlar yerleştirdik; kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler, yollar açtık.
• 32:Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, gökyüzünün işaretlerine sırt çevirmektedirler.
• 33: O, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
"Zeminin yüzünü yaz zamanında temaşa edip görüyoruz ki: İcad-ı eşyada müşevveşiyeti iktiza eden ve intizamsızlığa sebeb olan nihayetsiz sehavet ve bir cûd-u mutlak, gayet derecede bir insicam ve intizam içinde görünüyor."
Otuz Üçüncü Söz, On Yedinci Pencere
"Nev'-i beşerdeki bütün ervah-ı neyyire ashabı olan Enbiyalar (Aleyhimüsselâm), bahir ve zahir mu'cizatlarına istinad ederek ve bütün kulûb-u münevvere aktabı olan evliyalar, keşf ü kerametlerine itimad ederek"
Otuz Üçüncü Söz, Sekizinci Pencere
"Nasılki madrub, elbette dâribe delalet eder. San'atlı bir eser, san'atkârı îcab eder. Veled, vâlidi iktiza eder."
Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Beşinci Pencere