8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:23
Kitabı keyifle okudum ancak mesaj vermesi dışında kitapta dişe dokunur bir serim düğüm çözüm yoktu. Kitabın sonuna geldiğinizde “ee şimdi?” diyorsunuz katarsise ulaştırmıyor. Bazı uç benzetmeler birden fazla kullanıldığı için dudak büktüm açıkçası. Örneğin “karanhindiba tohumu gibi…” bu gibi benzetmelerin maksimum bir defa geçmesi gerektiğini düşünüyorum kitapta. Birden fazla geçince kabak tadına dönüyor. Çünkü akılda kalıcı. Günlük hayatta gözden kaçan, sıradan dediğimiz şeyleri ve olayları nazara vermesi açısından gayet iyi. Sarı marker kalemle beş altı cümleyi çizdim, ince bakış açılarını haiz. 1990 ları yaşayan bugünün 40-50 bandındakilerin alacağı keyif diğer jenerasyonlara göre bir hayli fazla olacak, bunu da not olarak eklemiş olayım. Ama dediğim gibi sürükleyen bir olay ya da hikaye beklemeyin. Bir bakıma ismiyle müsemma bir kitap olmuş :) Sinek Isırıklarının Müellifi Barış Bıçakçı
Sinek Isırıklarının MüellifiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20244,364 okunma
7/10
·100 syf.··
2025 45. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 19:41
Barış Bıçakçı'nın kalemini ilk bu kitapla tanıdım. Rıfat diye birinin hayatından anlık kesitler gördüğümüz bir roman. Rıfat'ın nasıl birisi olduğunu gözlemlerinden, karşılaştığı durumlarda verdiği tepkilerden ve en çok da eylemlerinden anlıyoruz. Örneğin bırakıp giden sevgilisinden açıklayıcı bir mektup bekliyor. Mektup gelmeyince oturup kendisi yazıyor, kendine postalıyor ve mektubu alınca gerçekten sevgiliden gelmiş gibi düşüncelere dalıyor. O hayata mesafeli bakan birisi, duygularına kapılmıyor, son derece nesnel. Romanda büyülü gerçekçilik tadında olaylar da var, okuyun, kesin seversiniz. Barış Bıçakçı
1000Kitap
Seyrek YağmurBarış Bıçakçı · İletişim Yayıncılık · 20212,769 okunma
Reklam
7/10
·97 syf.··
2025 65. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 14:16
Barış Bıçakçı'nın çocukluğu anlattığı kitabı. O kadar bizim çocukluğumuzu anlatmış ki... O bir erkek çocuğu olarak, erkek çocuklu bir ailenin, orta gelirli bir ailenin, devletin arkasında durmadığı bir ailenin, hayatı kanaatle, hesapla geçen bir ailenin hikayesini anlatmış. Hiç biri bizim değil belki ama o kadar bizim ki... O dönemlerde çocuk olanlar, şimdi 30'lu yaşlarını sürüyor. hepimizin içinde o günlere dair kuytuda kalmış gerçekleşmemiş Hayaller, yarıda kalmış umutlar var. güvensizlikler, telaşlar, merâklar, heyecanlar...Hayatlar var merak ettiğimiz, yaşamayı umduğumuz ve yaşayamadığımız... Ve işte bu kitap, hep onları anlatıyor. Belki birebir birimizin değil, ama bir şekilde hepimizin çocukluğunu anlatıyor. Barış Bıçakçı
Edebiyat
Aramızdaki En Kısa MesafeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20124,315 okunma
8/10
·131 syf.··
2026 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 00:00
Bu yazarı çok değerli bir arkadaşım sayesinde tanıdım..O da beni iyi tanımış olacak ki önerdi :) Hani ansiklopediyi okuyup inceleyip, kendimizi ilgilendiren o bilgiyi alırız ve özenle geri kitaplığımıza koyarız ya.(Geçmiş zaman eki beni üzer)Tam da öyle bir his uyandırıyor.Onca hikayeden,nottan herkesin payına düşecek , öğrenilecek bir duygu,düşünce mutlaka mevcut kitapta.Hatta bazen "Evet,bunu ben de bu şekilde öğrenmiştim" dedirtiyor.. Kısa bir zamana sığdıralabilecek kocaman bir dünya barındırıyor içinde,aralıksız okunmasını tavsiye ediyorum Hayata başkalarının gözünden bakmayı sevdiğimi tekrar ve tekrar sizinle öğrendim :) Barış Bıçakçı Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçin
Edebiyat
Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçinBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20241,034 okunma
'Yani delirmiyorum ben acı çekiyorum yalnızca.'
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 12:37
‘’Bilge tepeyi tırmanırken, yukarıdan bakıyorum yine de körüm, der geniş kanatlı kuş. Dilimi ısırdım derdim içimde kaldı, diye inler taş. Kuşun gördüğü olmak ister bilge, taşın derdini dinleyen. Çünkü ondan beklenen budur. Ben bilge değilim. ‘’ Böyle diyordu Başak kitabın bir yerinde. Durdum tam burada, bir süre yere paralel gitmeyi düşündüm… Ben bir yazarın iyi bir yazar olduğunu onu okuduğum anlardan çok, okumadığım anlardan anlıyorum. Beni kaç yerde durdurdu, kaç kere hayali bir noktaya kilitleyip gözlerimi kırpmadan düşüncelerimi izlettirdi, kaç kez güldürdü, kaç kez elimle kalbimi yoklattırdı, kaç kez gözlerim buğulandığı için ara vermek zorunda bıraktı? Tam da bu anların toplamından anlıyorum bir yazarı sevip sevmediğimi. Yukarıda paylaştığım kısım kitabın beni ‘durduran’ onlarca yerinden sadece biri. Altını çizdiğim, kalbimi çizen onlarca cümleyle tanıştım bu kitapta. Kitabın olay örgüsünden çok bir ruh hali var. Bu ruh hali için aklıma gelen ilk tanımlama; ramak kala. Hayatı ramak kala yaşayan karakterler, ölüme de ramak kala yetişirler; bir süre yere paralel gittikten sonra. Kitap bir intiharın çevresinde ‘yaşayan’ karakterlerin hayatından kesitler aktarıyor. Kısa kısa bölümlerden oluştuğu için ilk etapta kafam karıştı okurken; yazar her bölümde farklı bir karakterin hayatından bir kesit anlatıyor. Bunu anlayınca, bir de karakterlere ısınmaya başlayınca olayın daha çok içine girebiliyorsunuz. Olay dediğim de hayat aslında. Hayatın içinden değil de belki kenarından tutunanların hikayesi. Barış Bıçakçı kitaplarını neden bu kadar seviyorum diye düşündüm tam da bu incelemeyi yazarken. Sanırım sadeliğin basitlik olmadığını kanıtladığı için. Yalın, süssüz cümlelerle de beni durdurup düşündürebildiği için. Hayatın içindeki yoğun duyguları, tanıdık duyguları bir
Alıntı
Bir Süre Yere Paralel Gittikten SonraBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20203,106 okunma
Puan vermedi·131 syf.·
2026 2. kitabı
Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçin// Barış Bıçakçı Arkadaşlar merhaba, iyi pazarlar, ben geldim Yeni kitap yorumumla karşınızdayım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki; yazardan okuduğum ilk kitap ama beni etkiledi. Akıp giden cümleleri var. Sizi yormuyor ama bir o kadar da düşündürüyor. Hayatın içinde farketmediğiniz detaylar üzerine bolca düşünüyorsunuz🪽 “Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçin”, Barış Bıçakçı’nın sakin ama derin sesiyle hayata yeniden bakmayı hatırlatan bir kitap. Küçük anların, sıradan cümlelerin ve durup düşünmenin değerini fısıldıyor. Okurken büyümeyi değil; yavaşlamayı, hissetmeyi ve insan kalmayı öğretiyor. Dünyaya yeni gelenlere de, uzun zamandır burada olanlara da iyi geliyor. Hayatı aceleye getirmeden, kelimeler arasında durmayı öğreten Barış Bıçakçı, dünyaya yeni gelenlere değil; kalbini unutanlara sesleniyor. Bu kitap yüksek sesle konuşmuyor. Fısıldıyor. Küçük şeylerin, yarım kalan cümlelerin ve insan olmanın kırılganlığını hatırlatıyor. Dünyaya yeni gelen herkes için… Büyümekten yorulanlar, hayata yeniden bakmak isteyenler için. Barış Bıçakçı, “Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçin” ile yavaşlamanın ve hissetmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. . . . #barışbıçakçı #bookstagram #okudumbitti #kitapyorumu #tavsiyekitap Barış Bıçakçı
1000Kitap
Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçinBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20241,034 okunma
Reklam
Reklam