Geleneksel eğitimi sorgulamanız gerektiğini fark ettirecek ve kendinize durup bin farklı soru sormanızı sağlayacak kitap. Yazarın yaşadığı yer olması sebebiyle eğitim ABD sistemi üzerinden değerlendirilmiş ama ülkemizle de eşleşen çok fazla durum var. Bazı kısımlarına katılmadığımı söyleyebilirim fakat ne olursa olsun eğitimin içinde olan herkesin okuması gerekiyor.
Gördüğümüz gibi, bugünkü sistemimiz disiplinleri 'ders'lere bölüyor, sonra bu dersleri birbirinden bağımsız ünitelere ayırıyor, böylece de konuların ayrı ve bağımsız olduğuna dair tehlikeli bir yanılsama yaratıyor. Bu ciddi bir sorunsa da, burada daha da temel bir sorun var: Büyük olasılıkla bu konular da yeterince kapsamlı bir biçimde ele alınmamış oluyor çünkü okullarımız çabalarını zaman birimiyle ölçüyor, hedeflenen öğrenme düzeyiyle değil. Bir konuya ayrılan süre bittiğinde, bir test yapıp devam etmek gerekiyor.
Standart Eğitim modelinin temelleri kayda değer ölçüde inatçı ve tek tip: Sabah yedide ya da sekizde okul binasına git;40 ya da 60 dakikalık bir dizi ders boyunca otur, öğretmenler ddsha çok konuşsun, öğrenciler de daha çok dinlesin; öğlen yemeği ve bedensel egzersiz için biraz zaman ayır; eve gidip ödev yap. Standart müfredatta, insan düşüncesinin engin ve çok güzel alanları, 'konu' adı verilen, yönetmesi kolay bölümlere yapay biçimde ayrılmış durumda. Okyanus akıntıları gibi birbirinin içine akması gereken kavramlar, 'ünitelerde' biriktiriyor. Öğrenciler, Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünyasını çağrıştıran bir biçimde şubelere ayrılmış ve bu da insan zekasını, hayal gücünü ve yeteneğini belirleyen harika farklılıkları ve nüansları tamamen görmezden geliyor.