359 Sevinçle yaşayan ey iyi yiğit
Sözümü yabana atma, gönülden işit
360 Yılma, ayrılma doğruluk yolundan
Gençliği boşa geçirme, ondan yararlan
361 Sıkı tut gençliği, çabuk geçer
Nice sıkı tutsan da gençlik kaçar
362 Sende varken gençlik gücü
İbadet et, boşa geçirme bunu
363 Pişmanım, gençliğe öykünür özüm
Öykünmek yararsız, keseyim sözüm
364 Kimin kırkı geçerse yaşanmış yılı
Esenleşir onunla gençliğin dili
365 Elli yaşım değdirdi bana elini
Kuğu tüyüne döndürdü kuzgun gibi saçımı
366 Altmış yaş çağırır gel diye beni
Ecel pususu olmasa giderim şimdi
367 Kimin yaşı geçmişse altmışı
Tadı yok onun, kış olur yazı
368 Otuza dek koruduğumu aldı elli
Ne yaparım altmış değdirirse elini
369 Ne yaptım ki elli yaşım ben sana
Neden geldin şimdi bu öçle bana
370 Tatlı gelirdi bana gençlikte her işim
Zehir oldu şimdi yediğim aşım
371 Bedenim ok gibiydi, gönlüm yay
Gönlümü ok gibi yapmalıyım, bedenim oldu yay
372 Gençlik ne topladıysa bana
Yaşlılık gelip aldı, gelir sana da
... Her totaliter partide, tek parti haline gelme yolunda doğal bir eğilim vardır. Buna karşılık bazı tek partiler, gerek felsefeleri gerek yapıları bakımından gerçek anlamda totaliter değildir. Bunun en iyi örneğini, 1923'ten 1946'ya kadar Türkiye'de tek parti olarak faaliyet göstermiş bulunan Cumhuriyet Halk Partisi sağlamaktadır. Bu partinin başta gelen özelliği, demokratik ideolojisindedir. Bu ideoloji, hiçbir zaman, faşist ya da komünist kardeşleri gibi , bir tarikat ya da kilise niteliği taşımamış ; üyelerine bir iman ya da bir mistik empoze etmemiştir; Kemalist devrim, özü bakımından pragmatiktir.Ödevi, Ortadoğu uluslarının modernleşmelerini önleyen başlıca engele, yani İslamiyete karşı mücadele ederek, Türkiye'yi 'Batılılaştırmak' olmuştur. Partinin yönetici kadrolarının anti-klerikal ve akılcı tutumu, onları açıkça on dokuzuncu yüzyıl liberalizmine yaklaştırmıştır.(s. 359)
Maurice Duverger'in " Siyasi Partiler" adlı kitabında yazdıklarından (Bilgi Yayınları, 4. Bası)·Kitabı okudu
“.... Bu kitap, diğerlerinden şu beş özellikle farklılık arz etmektedir;
1- Onların mücmel bıraktıklarını açıklamıştır.
2- Tertibi onlarınkinden farklıdır.
3- Onların uzatmış oldukları konuları kısa anlatmıştır,
4- Tekrarlar hazfedilmiştir (giderilmiştir).
5- Anlaşılması güç, mübhem ve muğlak konular incelenip açık bir dille ortaya konmuştur..." ¹
Hiç şüphesiz “Kûtu’l-Kulûb” da Gazalî’nin okuduğu ve istifade ettiği kaynaklardan birisidir.
.................
Brockelman² ve Fuat Sezgin³ de Kûtu’l-Kulûb’u İhya’nın esaslı kaynaklarından saymaktadırlar.
_______________________
¹ Gazzâlî, İhya, I, 6-7.
² Brokelmhan, GAL Supli, I, 359.
³ Fuat Sezgin, GAS, II, 667.
Sayfa 69 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Basit görünüyor, çünkü basit! Ancak, işe yarıyorsa, kime ne?
Dr. David Burns, (1980), “Feeling Good-The New Mood Therapy”: New York, William Morrow Company, s.359.
"Aslında, Freud'un dediği gibi bütün semptomlar en az iki tane çatışan arzudan, güçten ya da itkiden doğar: aşk ve nefret, şehvet ve engellenme, vb. (SE XVI, 349, 358-359). Böyle durumlarda analiz, analizanın arzusundaki düğümleri çözer."