Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denizlere kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde yapayalnızdı. Düşüncelerini hangi istikamete koşturursa koştursun, karşısına kimse çıkmıyordu. Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. Acaba onu sahiden hiç düşüne yok muydu ve o hiç kimseyi düşünmemekte, kendini yalnız bulmakta bu kadar haklı mıydı?
Sevilesi bir gerçeği küçük kelimelerle söyleyin, çirkin bir gerçeği ise hiçbir kelimeyle. Saçları güneşte parlayan kıza gündüzün evladı olduğunu söyleyin. Ama bir kör gördüğünüzde ona geceyle bir olduğunu söylemeyin.
ABD'nin cinayet sayısı açısından dünyada açık farkla birinci sırada gelmesinde şaşılacak bir durum var mı? Ya da okuryazarlık açısından bu kadar alt sıralarda yer almasında? Cinayetler ve cehalet birbiriyle ilişkili. Pişmanlık ve suçluluk duygularını ortadan kaldıran cehalet, tetiği çekmeyi kolaylaştırıyor. Tabanca, cehaletin kalemi olmuş durumda.