1965 yılında roman yazmaya başlayan Clive Cussler kendisine şöhret kazandıran Dirk Pitt'in maceralarına 1973 yılında başlamıştır. Bu ve onu takip eden serilerden kitapları yüz ülkede kırk dile çevrilmiştir. Yüz yirmi milyondan fazla okuyucusu vardır. Yazar aynı zamanda batık gemileri bulup çıkarmakla ünlüdür. Özellikle oşinografik maceralarını konu alan romanlar yazarken akıcı bir dille romanı çok iyi kurgular. (Not: 24 Şubat 2020 tarihinde vefat etmiştir.)
Romanlarının en eski ve ünlü karakteri deniz mühendisi, devlet ajanı ve maceracı Dirk Pitt belirli bir noktaya kadar kendisinin bir yansımadır. Özellikle deniz üstü ve denizaltında geçen maceralarında adeta oşinografinin Indiana Jones’udur, diyebiliriz. Geçmiş ile günümüz arasında çok ilginç bağlantılar kurar, hatta bazı kitaplarında buna geleceğe yönelik planları da dâhil eder. Merak uyandıran ve okuru hep bir takım soru işaretleri ile zinde tutmayı başaran kitaplar yazar.
Altın Kitaplar maalesef, seriye başladığında kronolojik sıralamayı takip etmediğinden orijinalde serinin ikincisi olan eser, ülkemizde üçüncü kitap olarak yayınlanmış. Esat Ören’in tercüme ettiği 367 sayfalık eser, 1979 yılında ilk defa basılmış ve Dirk Pitt serisinin 3. kitabı oluyor. Tercüme, bir “Çok Satanlar” seviyesinde gayet akıcı ve duru olmuş.
Kitabın giriş bölümünde, Kuzey Atlantik’te devriye görevi gerçekleştiren Kıyı Koruma’ya ait bir devriye uçağı bir milyon tonluk buz kütlesinin içinde donmuş bir gemi keşfeder. İlk bölümde, Dirk Pitt bir okyanus bilimci ile birlikte tahmini buz kütlesine en yakın araştırma gemisine iner ve bunu takip eden helikopterli bir araştırmada söz konusu gemiyi bulur. Sonrasında işe kısmen Ruslar, ama ağırlıklı olarak İzlandalılar karışır. Senaryo hakkında fazla ipucu vermeden konunun denizaltında maden