Resûl-i Ekrem’in Mekke kabristanını göstererek, “Bu kabristan ne güzeldir!” demesi (Müsned, I, 367; Fâkihî, IV, 50), Hz. Hatice’nin burada medfun bulunması, ayrıca Medine’deki Baki’ Mezarlığı’nın Türkler arasında “Cennetü’l-Baki’” olarak anılmasından dolayı Mekke’deki bu mezarlığa da “Cennetü’l-Muallâ” denilmiş olmalıdır.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Alıntı
359 Sevinçle yaşayan ey iyi yiğit Sözümü yabana atma, gönülden işit 360 Yılma, ayrılma doğruluk yolundan Gençliği boşa geçirme, ondan yararlan 361 Sıkı tut gençliği, çabuk geçer Nice sıkı tutsan da gençlik kaçar 362 Sende varken gençlik gücü İbadet et, boşa geçirme bunu 363 Pişmanım, gençliğe öykünür özüm Öykünmek yararsız, keseyim sözüm 364 Kimin kırkı geçerse yaşanmış yılı Esenleşir onunla gençliğin dili 365 Elli yaşım değdirdi bana elini Kuğu tüyüne döndürdü kuzgun gibi saçımı 366 Altmış yaş çağırır gel diye beni Ecel pususu olmasa giderim şimdi 367 Kimin yaşı geçmişse altmışı Tadı yok onun, kış olur yazı 368 Otuza dek koruduğumu aldı elli Ne yaparım altmış değdirirse elini 369 Ne yaptım ki elli yaşım ben sana Neden geldin şimdi bu öçle bana 370 Tatlı gelirdi bana gençlikte her işim Zehir oldu şimdi yediğim aşım 371 Bedenim ok gibiydi, gönlüm yay Gönlümü ok gibi yapmalıyım, bedenim oldu yay 372 Gençlik ne topladıysa bana Yaşlılık gelip aldı, gelir sana da
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ak Hun Devleti
M.S. 350'li yılları takiben Juan-juan Devleti'ne bağlı Uar ve Hun adlı iki Türk kabile grubu Altaylar havalisindeki yerlerini terk ederek Güney Kazakistan bölgesine geldi. Burada yaşayan daha önceden gelmiş olan Hun kitlelerini Avrupa'ya ittiler. Daha sonra güneye yönelerek Afganistan'ın Toharistan civarına geldiler (367). Bu yeni devlet daha sonra Maveraünnehir ve Çu havalisini, Semerkand civarını aldı. Arkasından hâkimiyetlerini Hazar Denizi ve güneyine kadar genişletti. Hoten, Kuça, Aksu, Kaşgar tarafları dahi Ak Hunların eline geçmiş, Kabil'de oturan Tegin unvanlı Toramana bütün Kuzey Hindistan'ı zapt etmişti. Toramana'nın oğlu Mihiragula (515- 545) ordusunda sürekli yedi yüz savaş fili bulunduruyordu. Kuvvetli oluşundan dolayı Mihiragula en azametli Ak Hun hükümdarı görünmektedir. 557 yılında Gök Türkler ile Sâsânîlerin ortak hücumu sonucunda Akhun Devleti yıkıldı ve toprakları iki devlet arasında paylaşıldı. Hükümdarlarının Hakan (khakan) unvanını taşıdığı Ak Hunlarda, Afganistan bölgesinde oturup, Kuzey Hindistan'ı idare eden prenslere Tegin unvanı veriliyordu.
Sayfa 22 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
nebiyan dağı çetesi ve bölgedeki türklere yaptıkları zulümler
Nebiyan Rum eşkıyasının en büyük katliamı Çağşur ve Kuşça Köyü baskınlarıdır. 5 Kasım 1916'da meydana gelen bu olaylar kalabalık Rum çetelerinin ilk toplu katliamıdır. Çağşur Köyü, Nebiyan'daki Rum köyleri arasında kalmış, 150 haneli bir Türk köyü idi. Rum, çeteleri aynı gün bu köyü ve Kuşça Köyü'nü basarak tamamen yaktılar ve halkını katlettiler. Toplam ölü miktarı 367 olup, ancak o anda köyde bulunmayanıar kurtulabilmişlerdi. Nebiyan dağının güneyinde bulunan 13 Türk köyüne ise çeteler fazla zarar verememişlerdi. Bu köylerde 998 hane ve 6000'e yakın nüfus bulunuyordu. Fakat çetelerin tecavüzünden kurtulamayan Çağşur, Kuşça, Kocahüseyinderesi, MeIikalan, Türkmenler, Konakçımermer, Konukyat Karacayörük, Alaylı, Üçpınar, Kıran köyleri tamamen Düzköy, Ağıalan, Güzalan, Gökalan, Yeğinalan, Kırvanlık, Eğdir, Ledros, Lengerli, Boyalı, Çinili, Terzili, Köseli köyleri de kısmen yakılarak tahrib oImuşlardır. Temmuz 1914-Aralık 1920 tarihleri arasında Nebiyan Rum eşkıyası 110 hadisenin faili olmuşlardır. Bafra Adliye kayıtlarına intikal eden olayların tasnifinden 37 şekavet, 21 şakiye yataklık, 6 yol kesme, 13 yaralama, 7 hırsızlık, 25 gasb, 1 para için adam kaçırma olayları görülmektedir; tamamen tespit edilememekle beraber Nebiyan eşkıyasının yaptığı katı sayısı Çağşur ve Kuşça cinayetleri, Bafra civarı çetelerinin vukuatı dikkate alınarak 534'ü bulmaktadır. Jandarma takibinde kalıp, Adliye kayıtlarına geçmeyen 97 olayda ise, 33 cinayet, 8 yaralama, 4 yangın ve yağma, 48 gasb, 2 yol kesme, 1 asarak idam ve 1 ırza geçme görülmektedir. Haziran 1922'ye kadar çetelerin yaptıkları toplu baskın, yangın ve cinayetlerde halktan 50 kişi öldürülmüş, 13 kişi yaralanmış, tespit edilebilen 450 sığır, koyun, yük hayvanı, miktarı belirlenemeyen zahire gasbedilmişti. Ayrıca 52 ev, 4
Sayfa 79·Kitabı okudu
Platon'un en bilinen öğrencisi MÖ 367'de Akademi'ye gelen Aristoteles'tir.
Kendimizi, kim olduğumuzu, Allah’a ne kadar âbd olup olmadığımızı anlamamızın ölçüsü canlı Kur’ân olan Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’dir; çünkü Resulullah (s.a.v.) Efendimiz bizim aynamızdır. Ona bakınca eksiklerimizi de güzelliklerimizi de onun ahlak aynasında, hayat aynasında görür ve kendimize şahid oluruz. Allah âyet-i kerimede “(resulüm!) de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin; çünkü Allah ğafûrdur, rahîmdir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)”367 buyurur. Biz de kendimize bakalım; acaba Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’e ne kadar benzemiş; yani ona ne kadar tabi olmuş, Allah’a olan sevgimizi ne kadar ispatlamışız? Kısacası “ben Allah’a iman ettim ve Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’e tabi oldum” derken ne kadar doğru söylüyoruz!
Sayfa 344·Kitabı okuyor