Puan vermedi·384 syf.··
2026 36. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 06:49
KAR KÜRESİ Bitti 375 sayfa.. Hikâye, Eylül adlı genç bir kızın hayatıyla başlar. Eylül, uzun süredir anksiyete, panik atak ve stres bozukluğu gibi psikolojik sorunlarla mücadele etmektedir. Bir gün yaşadığı kriz sonrası ailesi ve doktorunun kararıyla, Abant Gölü yakınlarında bulunan Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezine gönderilir. Eylül başta burayı iyileşebileceği bir yer olarak görür. Ancak merkeze geldikten kısa süre sonra ortamın tuhaflığını fark eder. Kurallar çok katıdır, çalışanlar mesafelidir ve hastaların davranışlarında gariplikler vardır. Burada Eylül, farklı psikolojik sorunlar yaşayan gençlerle tanışır. Bu kişiler arasında en dikkat çekeni Merihtir. Merih, insanlara dokunmaktan korktuğu için sürekli eldiven takan, gizemli bir karakterdir. Zamanla Eylül ve Merih arasında güçlü bir bağ oluşur. İkisi de birbirlerinde kendilerini bulur ve birbirlerine destek olurlar. Ancak günler geçtikçe Eylül, merkezin aslında göründüğü gibi bir tedavi yeri olmadığını fark eder. Hastalara verilen ilaçlar, uygulanan yöntemler ve yaşanan bazı olaylar normal değildir. Eylül ve arkadaşları, burada bir şeylerin yanlış gittiğini ve aslında bir deneyin parçası olabileceklerini düşünmeye başlarlar. Gerçeği araştırdıkça, merkezin karanlık yüzü yavaş yavaş ortaya çıkar. Gençler, sadece iyileştirilmeye çalışılan hastalar değil; aynı zamanda kontrol edilen ve yönlendirilen bireylerdir. Bu durum, onların hem psikolojik hem de fiziksel olarak zarar görmesine neden olur. Eylül bu süreçte sadece dış dünyadaki tehlikeyle değil, kendi içindeki korkularla da yüzleşmek zorunda kalır. Merih ile olan bağı ise bu zorlu süreçte daha da derinleşir. Ancak yaşanan olaylar, bu ilişkinin sürekli sınanmasına neden olur. Hikâye ilerledikçe gerilim artar ve olaylar trajik bir noktaya
Kar KüresiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 202011,5bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 22:47
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa'nın en önemli eserlerinden biri olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, hasta bir gencin yaşadığı fiziksel ve ruhsal mücadeleyi anlatır. Romanın başkahramanı bacağındaki rahatsızlık nedeniyle sürekli hastanelerde vakit geçirmek zorunda kalır ve bu durum onun iç dünyasını derinden etkiler. Eserde olaylardan çok karakterin düşünceleri, korkuları ve umutları ön plana çıkar. Kısa olmasına rağmen yoğun duygular barındıran eser, okuyucuya acının, yalnızlığın ve hayata tutunma çabasının ne kadar güçlü duygular olduğunu hissettirir. Roman bittiğinde karakterin yaşadıkları uzun süre akılda kalır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·502 syf.··
2026 4. kitabı
𓂀 𝕊𝕖𝕝𝕒𝕞𝕞𝕞 𓂀 Öncelikle hayırlı bereketli cumalarımız olsun degerli dostlarım... Şahane bir kitapla tanışmaya hazır mısınız? Bugün size @ciniusyayinlari ‘ndan çıkan @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ‘ın etkileyici kaleminden #benkalbinbilir kitabının yorumu ile geldim... #kitapkonusu Türkiye'nin köklü basın grubu Zirve 'nin magazin bölümü olan Nilüfer Dergisi kadınları ve onların birbirinden farklı hayatlarına yolculuk ettiğimiz yüreğinizi sıcacık yapan dostluğu, aile bağlarını ve insan ilişkilerini konu alan bir kitap BEN (kalbin bilir).Onaltı karekter beşyüz sayfa olması gözünüzü korkutmasın.Nasıl başladı nasıl bitti anlayamayacaksınız bile. Çünkü her bir karakterde kendinizden bir parça bulacaksınız.Okurken duygu değişiklikleri yaşayacak, ağlarken gülecek gülerken düşüneceksiniz... #kitaphakkındadüşüncelerim Ben BEN’i (kalbin bilir) çok sevdim. En çokta SEN’i sevdim sevgili @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ... Naifliğini,dostluğunu,okuruna olan desteğini ve daha anlatmaya kelimelerin yetmediği bir dolu özelliğini.Çok teşekkür ediyorum bendeki gerçek BEN’i ortaya çıkardığın, gücüme güç kattığın için. İYİKİ yollarımız kesişti, İYİKİ aynı gün dogduk size dair çokça İYİKİlerim var. Rabbim ayağınıza taş gözünüze yaş değdirmesin kaleminiz hep daim olsun inşALLAH... Dipnot : Kitap 3 seriden oluşacak. BEN’le başlıyor SEN’le devam ediyor BİZ’le bitiyor. SEN’de ve BİZ ‘de görüşmek dileğiyle. Tavsiye etmiyorum kesinlikle okuyun diyorum gerçek BEN’i bulmanız için... #alıntılar 𓂀 ‘Her şeyi çok fazla ciddiye alarak yaşarken, yaşamayı atlıyoruz.’ (48) 𓂀 ‘İnsanın 'evi' kalbidir.’ (158) 𓂀 ‘İnsan en çok kendine yabancıdır. Güneş çıktığında 'gölgeler de' aydınlanır’
Ben Kalbin BilirÖzlem Küçük · Cinius · 061 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 15:58
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, edebiyatımızda hastalığı sadece bir konu olarak değil, bir "bakış açısı" olarak ele alan nadir eserlerdendir. Roman, insanın en savunmasız anında, yani acı çekerken, hayata nasıl tutunduğunu veya hayatın dışına nasıl itildiğini sorgular. Peyami Safa, bu eseriyle fiziksel bir sakatlığın, ruhsal bir derinliğe nasıl evrilebileceğini kanıtlayarak, Türk romanına "bireyin iç dünyası" konusunda yeni bir ufuk açmıştır. Bu eser, sadece bir hastalık günlüğü değil, insanın kendi içsel karanlığında kendi ışığını arama çabasıdır. Sonuç itibariyle eserde kahramanın ameliyat olma sürecini ve iyileşme umudunu anlatırken, aslında bir insanın kendi iç dünyasında nasıl bir "hastane" inşa ettiğini gösterir. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
Duygu ve Düşünce
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 34. kitabı
Yine İskender Pala, yine enfes bir roman... Tarihî roman okumayı seven biri olarak İskender Pala'nın kitaplarına her zaman ayrı bir ilgi duydum. Azdahak da bu beklentimi fazlasıyla karşıladı. Yazar, 1577 yılının İstanbul'unu öyle canlı ve gerçekçi anlatıyor ki kendinizi bazen saray koridorlarında, bazen dar sokaklarda, bazen de kuyruklu yıldızın gölgesinde korkuyla gökyüzüne bakan halkın arasında hissediyorsunuz. Romanın merkezinde gökyüzünde beliren bir kuyruklu yıldız var. Ancak kitap sadece bunun etrafında dönen bir tarih hikâyesi değil. Cinayetler, sırlar, entrikalar, güç mücadeleleri ve hakikati arayan insanlar sayfalar ilerledikçe birbirine ustalıkla bağlanıyor. Özellikle ilim ile hurafenin karşı karşıya geldiği bölümler beni çok etkiledi. Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Aradan yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen insan değişmiyor. Korkuları, çıkarları, iktidar hırsı ve hakikati kendi penceresinden görme çabası bugün de aynı şekilde devam ediyor. Mütedeyyin bir okur olarak eserde dikkatimi çeken noktalardan biri de din ile hurafenin birbirinden ayrılması gerektiğine yapılan vurgu oldu. Roman, inancın değil; cehaletin ve dini çıkar için kullanan insanların topluma zarar verdiğini başarılı şekilde gösteriyor. İskender Pala'nın güçlü kalemi, tarih bilgisi ve akıcı anlatımı sayesinde 376 sayfalık bu eser kendini hiç sıkmadan okutuyor. Tarihî roman, polisiye ve gizem seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitaptan aklımda kalan en güçlü cümlelerden biri ise şuydu: "Halktan birisi cahilce sözler edebilirdi ama bir din adamının cehaleti memlekete ziyan sayılırdı." Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir tarihî macera değil, insanın korkularına, inançlarına ve hakikati arayışına dair derin bir sorgulama kaldı. Puanım:
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,596 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:02
Kitabın adı:Saklı Zaman Bahçeleri Yazarın adı:Bige Güven Kızılay Sayfa sayısı:376 Yüzyıllar boyunca birbirine görünmez bağlarla bağlanan üç hayat... Birinde yanan bir kütüphanenin küllerinden Doğan Umut, diğerinde bir çınar'ın gövdesinde saklanan dileklerin gerçekleşme arzusu, sonuncusunda ise pandemi günlerinde filizlenen bir aşk... Kitabımız asırlar boyunca birbirinden uzak görünen hikayelerin aslında aynı merkezde buluştuğu bir dünya... Kaybolmuş bilginin biletlerin ve aşkın izinde; insanlık tarihinin farklı duraklarından geçerek tek bir soruya yönelir: Geçmiş sandığımızdan daha mı fazla bugüne dokunur? Peki ağaç gövdesindeki sır neydi, yanan kütüphanenin küllerinden doğan umut bunlar da kitabımızın içinde tabii ki....
Saklı Zaman BahçeleriBige Güven Kızılay · İnkılap Kitabevi · 2026189 okunma