Kitap başından sonuna kadar merak duygusu barındırıyor. Çocukken yaptığı ilk hatanın peşine düşen bir kadının, yol hikayesi. İçinde hüzün, mizah, yakın tarihten dokunuşlar var. Türkçesi ile harika betimlemelerle dolu ve akıcıydı. Yazarın sözlük bilgisi ve kelimeleri kullanma becerisi çok güzel geldi bana. Bazı kelimeleri ilk defa duydum diyebilirim. Kitapta diyaloglar çok değil ama bazen üç sayfa betimlemeyi okuması bayağı zordu. Müthiş cümlelerin, benzetmelerin, sıfatların altını çizmekten yorulmazsanız. Dokunmadan kitabının yazarı, kahramanın hayatı sorguladığı, değişimi yaşadığı ve belki de aşka rastladığı sürükleyici bir yolculuğa davet ediyor okuru. Keyif alarak okudum, keyif alınarak okunacağına inanıyorum. Son sayfayı çevirdiğinizde kendinize soracaksınız: “Şu biricik hayatımı nasıl hakkıyla yaşarım?” Artık anlıyorum, insan görkemli güzelliğini ölene dek bilemiyor. Ne dünyanın ne kendisinin. Kalbin terazisi, yitirilmemiş hiçbir şeyin kıymetini hakkıyla ölçemiyor.