Melamet
Melamet, çoğunluğun dayattığı çözümün veya bakış açısının karşısına dikilmenin vücut vereceği yalnızlık, korku, horlanma, saldırıya uğrama gibi olumsuzluklara karşı direncin motor gücüdür. Kur'an, melamet ahlakının özünü veren ayette, melamet sahibi özgür benliğin karşısına, sadece toplumu değil, tüm insanlığı koymuş ve melamet sahibi benliğin gerektiğinde tüm insanlığa bile karşı çıkması gerektiğine, çıkabileceğine vurgu yapmıştır: "O müminler ki, insanlar kendilerine, 'İnsanlar size karşı bir araya gelmiş, korkun onlardan!' dediklerinde, bu onların imanını artırdı da şöyle söylediler: 'Allah bize yeter! Ne güzel Vekil'dir O!" Ali İmran 173 "Onlar ki Allah'ın peygamberlik beyinelerini tebliğ edip O'ndan korkarlar. Allah'tan gayrı hiç kimseden korkmazlar. Hesap sorucu olarak Allah yeter." Ahzab 39
Sayfa 103
Din
senden sonrası ne yer ne yeksan bir kolunda münker öbüründe nekir dönüp geri bu dünyaya bir bakacak olsan alın yazımda ne ütülü ölümler birikti
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dua
Allah'ım! Beni, bireyciliğin ve yalnızlığın girdabından da, "kanonların" ayartıcı ve sürekli birbirini övüp duran, vadilerde şaşkınca gezinen şaklabanlarından da koru. Allah'ım! Kalbimin maraz bulmasından ve yazdıklarımın ve sustuklarımın suratıma çalınmasından da, Defterini avarelikle, hasetçilikle, köşe kapma merasimiyle dolduranların okuyucusu olmaktan da sana sığınırım. Allah'ım, seni "bir"lerim. Senden gayrısına tevessül etmekten sana sığınırım.
Salih Erayabakan·Kitabı okudu
Affınıza sığınıyorum. Mutlu sonla bitirmeyi çok isterdim öykülerimi. Ama inandım ben: Bir kişinin mutsuz olduğu yerde, mutlu olma ihtimali kalmamıştır. Dünya, masumların çilehanesidir.
39) Yoksullara Merhamet (Terahhumu'l-uryân) Burada insan gördüğü çıplaklara veya aç insanlara karşı kalbinde bir merhamet duygusu hisseder. İnsanlara "çıplak" (uryân) denilmesi, aşırı derecede fakirliğin üzerinde görülmesinden kaynaklanır. Bu makama yerleşip onu yurt edindiğinde, bu durum insanı güzel ahlaka ulaştırır, on sekiz makamı bir adımda kateder. Bu yükseliş esnasında amaçlanan talep ve keder menzillerinden geçerek hakiki aşk menziline ulaşır ve nihayet güzel ahlak makamını yurt edinir. Bu makamda durmaz da ilerlerse iyi arkadaşlık menziline erişir.
Sayfa 68
Din
Her dertlinin âhını, her muhtacın duasını işiten ve dinleyen bir Semî' ve Mücîb perde arkasında var, bakar ki; en küçük bir zîhayatın en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevab verir, memnun eder. Meyve Risalesi - 39
Düşünce