5/10
·384 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
. . SPOİLER . . . . Açlık Oyunları’nı ilk kez 10 sene önce okumuş ve hala aynı sevgiyle, hatta daha heyecanlı bir şekilde takip eden biri olarak bu kitap benim için hayal kırıklığıydı. Beklentim çok daha büyüktü ve çok daha farklıydı. Onun yerine filler episode gibi hissettiren, çok tembelce yazılmış bir kitap buldum. Beğenmediğim yerleri madde madde anlatmam gerekiyor 1.Evrenle ilgili hiçbir şey anlatmıyor ve bilmediğimiz neredeyse hiçbir şey söylemiyor. Haraçlar haricinde yeni bir karakter dahi tanıtmıyor. Hiçbir risk almıyor. Akıl hocalığı yapacak karakterlerle tanımadığımız galipleri tanıtma, evreni genişletme şansı varken ne yapıyor? Zaten hem okuduğumuz hem izlediğimiz bir değil, İKİ galiple tekrar karşılaşıyoruz. Sonra bir bakıyoruz başka bir galibin de çocuğu o oyunlara seçilmiş ve tanıdığımız galip sayısı üçe çıkıyor, hem de Haymitch ve o çocuğu arenada beraber göreceğiz, çok üzücü değil mi? (75.Açlık Oyunları’ndaki haraçların bilerek seçilmesi olayına geleceğim.) Yeşilçam filmi mi bu? Yetmiyor o sırada herhangi biri olmayan Effie yokluktan çıkıp geliyor ve kitaba dahil oluyor. Neden? Tiktokta editleri yapılsın diye. Şu an şarkılardan filmlere kadar her şeyin sosyal medyada ünlensin diye yapıldığının farkındayım ve bu zaten yeterince kötü ama bu kadar sevdiğim bir serinin de bundan nasiplendiğini görmek benim için ekstra üzücü. Ayrıca orijinal seride Effie’nin 12.mıntıkaya bilerek verildiği ve bundan memnun olmadığı söylenmiyor muydu? 2.Haymitch’in Katniss’in babasıyla en yakın arkadaş olmasına, Lucy Gray’le akraba olma ihtimali olan birine aşık olmasına, kollarında ölen manevi kardeşinin broşunun devrimin sembolü olmasına falan değinmiyorum. Dramatik bulsam da diğer diğer kısımlar olmasaydı bunlar güzel ayrıntılar olabilirdi, zaten 12.Mıntıka çok büyük bir
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025875 okunma
Alın, okuyun ve okutturun
10/10
·847 syf.··
2026 5. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 03:30
Genel yorumum: Bugün, size George R. R. Martin'in yazdığı ve uzun yıllardır hâlen devam etmekte olan Buz ve Ateşin şarkısı serisinin ilk kitabını, yani Taht Oyunları'ndan bahsedeceğim. Dizisini bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Yaklaşık olarak final sezonuna kadar adından ve başarısından söz ettiren dizinin finali tartışmalı bir şekilde biten bu serinin aslı 1996 yılında çıkan orijinal ismiyle A Game of Thrones kitabıdır. Öncelikle bu kadar popüler bir seri olmasının hakkını sonuna kadar veriyor diyebilirim. İlk sayfasından son sayfasına kadar okuduğum ve uzun zamandır fantezi eserleri arasından beni bu kadar içine kaptıran bir kitap olmamıştı. Karakterleri, atmosferi, olayları falan okurken akıp gidiyor resmen satırlar arasında. Kitabın konusuna gelecek olursam eğer kitabımız; Bran isminde Stark hanedanlığına mensup bir çocuğun gözünden başlıyor. Kuzeyde yaşayan starklar onurlu, güvenilir insanlarıyla ve soğuk iklimleriyle bilinen insanlar. Kışyarında mutlu, mesut, herşeyin eğlencesinde doyasıya yaşayan starklar, birgün krallığın daha doğrusu direk kralın baş yardımcısı, kral eli Jon Aryn’ın ölümü haberiyle birlikte bizzat sarsılıyorlar. Bunun üzerine kral Robert Baratheon, çok yakın arkadaşı olan ve kışyarının lordu olan Eddard Stark’ı yeni kral eli olması için ziyarete geliyor ve olaylar bu noktada baş göstermeye başlıyor. Ve hikaye genel olarak olarak Stark, Baratheon, Lannister ve Targaryen gibi hanedanlıkları ele alıyor daha çok. Çok fazla konusundan da bahsetmek istemiyorum aslında, tavsiyem çok fazla bilgi edinmeden, spoiler yemeden okumanızdan yanadır. Stark ailesinin yanı sıra kitabın her bölümünde farklı bir karakteri okuyor, farklı bir hanedanın gözünden olayları değerlendirme fırsatı buluyoruz. Ayrıca hikayenin çeşitliği açısından da çok hoş bir yazım tarzı kullanılmış bence. Ve
Edebiyat
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Walden Gölü’nde 28 Dolarlık Kulübe!
8/10
·352 syf.··
2026 65. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:23
Hayatımızı yaşamak için mi çalışıyoruz, yoksa çalışabilmek için mi yaşıyoruz? Thoreau’nun cevabı kulübesinde saklı: 28 dolar 12,5 sent. O gün yaklaşık bir evin maliyeti 750-800 dolar imiş. Bir şeyin gerçek bedeli nedir? Thoreau’nun en sert cümlesi: “Bir şeyin bedeli, onun karşılığında vazgeçtiğiniz yaşam miktarıdır.” Fiyat etiketine değil, şuna bak: Kaç saat çalıştım? Kaç günümü verdim? Hadi bir telefon hesaplayalım. 2026 Türkiye’de üst segment bir cihaz: 50.000 TL. kabul edelim. Asgari ücretle çalışan biri bu telefon için 2,5 ay harcıyor. 70-75 gün. Bir telefon için! Kamerası İçin hafızası için… İki yıl sonra değeri yarıya düşecek, güncelleme almayacak, düşünce kırılacak bir cihaz için. Buna değer mi? Peki ev hanımının emeği? Yemek, temizlik, çocuk bakımı, duygusal emek… Piyasada karşılığı var mı? Mesele para değil. Mesele zaman. Mesele ömür. Annelerimizin kutsal emeğini düşünün! Thoreau yılda sadece 6 hafta çalışıyordu. Kulübesini yaptı, küçük bir fasulye tarlası ekti, 6 haftada yıllık ihtiyacını çıkardı. Geri kalan 46 hafta okudu, yazdı, yürüdü, gökyüzünü izledi. Gerçekten yaşadı. Bugün çoğumuz yılın 48 haftasını çalışıyor, kalan 4 hafta da (hatta çoğumuzda 2-3 hafta izin) yorgunluğumuzu gidermeye çalışıyoruz. Buna “tatil” diyoruz. Thoreau buna “sessiz çaresizlik” diyor: “İnsanların büyük çoğunluğu sessiz bir çaresizlik içinde yaşar.” Bu kitap 1845’te yazıldı. Minimalizmle ilgisi? Minimalizm “eşya azaltmak” değil, “ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğunu fark etmek”. Thoreau’nun kulübesinde üç sandalye vardı: biri yalnızlık için, ikisi dostluk için, üçü toplum için. Penceresi büyüktü – manzaraya ihtiyacı vardı, perdeye değil. Bugün büyük evler, küçük pencereler. Çok eşya, az zaman. Borçla aldıklarımıza hizmet ederken ömrümüzü tüketiyoruz. Soru şu: Buna
WaldenHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20222,127 okunma
10/10
·140 syf.·
2026 6. kitabı
Daredevil # 15 (Daredevil vol.4 1998-2011 #71 - #75) Bu ciltte hikayemiz direkt olarak Daredevil üzerinden anlatılmıyor. Bunun aksine Daredevil'ın hayatına dokunduğu insanların gözünden Daredevil anlatıyor ve hikaye bunun etrafında gelişiyor. Daha önce çok rastladığım bir hikaye anlatım tarzı olmadığı için oldukça beğendim. Son ciltte görüşmek üzere..
Daredevil Cilt 9B. Michael Bendis · ArkaBahçe Yayınları · 201741 okunma
50 şef 50 efsane tarif
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
50 Şef 50 Efsane Tarif Merhaba arkadaşlar bugün size 50 ŞEY 50 EFSANE TARİF kitabı ile geldim adından anlayacağımız üzere tarif kitabı çok güzel hazırlanmış ince bir şekilde düşünülmüş o yüzden bayıldım neden derseniz "(Kitabın tüm gelirleri, depremden etkilenen kız çocuklarının da desteklendiği Koruncukköylere katkı sağlıyor. projemize katkıda bulunan 50 değerli iyiliksever şefimize teşekkür ederiz.)" bu yüzden Ben de size bir tarif yaptım (yardım almış olabilirim) bu bir ilk bende beklemiyordum deseler inanmazdım sanırım Her neyse yaptım ve beğendim ben yarısını yaptık biraz ince bir duy seçmiştim o yüzden ince oldu olsun yine de güzel Videodaki yaptığıma göre ayarladım. Tam tarif ŞEF UĞUR VOLKAN UYSAL'DAN CHURROS Malzemeler •600 g su •75 g tereyağı •1/4 adet limonun suyu •6 adet yumurta •50 g nişasta •500 g un •Şeker •Tarçın •Ayçiçek yağı •30 g tuz ~ ~ Yapılışı Bir tencerenin icerisine su, tuz, tereyağı ve limon suyunu ekleyip kaynatın. Kaynamaya basladıktan sonra un ekleyin ve kısık ateste 1-2 dakika boyunca spatula yardımıyla ununuzu kavurun. Hazırladığınız hamurunuzu tezgâhta soğumaya bırakın. Soğuyan hamurunuza yildiz duy takılı bir sıkma torbasına alın. Bir tencerede avçiçek yağı kızdırın. Hamurunuzu sıkma torbasından yağın içerisine sıkın ve kızartın yumurtaları üç seferde olacak sekilde ekleyin ve yoğurarak karıstırın. Son olarak nişasta ekleyip tekrar yoğurun. Hazırladığınız hamurunuzy Renk almaya başlayınca ocağınızın altını kapatın ve bir süre yağın içerisinde kurutun. Bir kabın içerisinde damak tadınıza göre toz şeker ve tarçını karıştırın. Yağın içerisinde, çıkarttığınız churros larınızı hazırladığınız şekerli karışıma bulayıp servis tabağınıza alın. Yanında vanilya sos, çikolata sos, krema, pudra şekeri ve dondurmayla servis edin.
50 Şef 50 Efsane TarifKolektif · The Kitap · 202371 okunma
Dikkat ! Baya Baya Spoiler içerir !!!!
10/10
·248 syf.·
2026 28. kitabı
En detaylı incelemem bu kitap :) Biraz akıllanmam gerek :) Okurken irkildiğim bir kitap oldu .Açikcası günahlarla hatalarlara yüzleşmek biraz ağır geliyor insan nefsine .Günlük hayatta gerek farkında olarak gerek farkında olmayarak küçük büyük günahlar işliyoruz.İnsanlardan uzak durmak için elimden geleni yapıyorum sırf günaha bulaşmamak için ,olmassa susmayı tercih ediyorum artık.Elbette hatalar yapabiliriz ancak hatalarımızdan ders alabiliriz. Hatalarımızı azaltabiliriz tekrar tekrar aynı hataya da düşebiliriz Bunlar çok normal çünkü neticesinde insanız böyle yaratıldık. Mesele şu, onları elimizden geldiğince azaltmaya çabalamak,ısrar etmemek . Birisi bana başına ne geliyorsa bu sivri dilinin yüzünden geliyor demişti. Evet gerçekten de insanın başına ne geliyorsa dilinden geliyor dil diğer organlarımıza nazaran en önemli işleve sahip iletişim organı. Konuşulduğu zaman hayırlı konuşmanın daha güzel olduğunu şayet öyle olmayacaksa susmanın daha faziletli olduğundan girişte bahsediliyor. İmam Gazali de bize dil ile ilgili 20 afetten bahsediyor .Bu afetler, üzerimizdeki olumsuz etkileri , afetlerin sonuçları , bu tür etkilerden sakınmak için gerekli tavsiyeler, hadisler İbretlik olaylar içeriyor . **Kısaca dilimizden sorumlu olduğumuzun dilimizi yerinde konuşmaya, bize fayda sağlamayan gereksiz sözcüklerklerden arındırmaya,ölçülü konuşmaya özen göstermek için kullanmamız gerektiğinden bahsediyor.Dilimizle Söylediğimiz her kelime kaydediliyor. Dili gereksiz kelimelerden arındırıp bize fayda sağlamayan sözcüklere yer vermeyerek daha çok susmanın ön planda olduğu bir şekilde kullanmamız gerekiyor . Kendi bakış açımdan anlatmak istiyorum bir konuyu defalarca sürekli anlatmak karşı tarafa hiçbir fayda sağlamayacak zaman israfına girer, bir konuyu ayrıntılarıyla
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417,1bin okunma