Bir küçük gönül sızısı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 16. kitabı
Kazancı Yokuşu, Ferhan Şensoy’un 1978 yılında yayımlanan ilk kitabıdır. Ferhan Şensoy’un, o dönem yokuştaki 40 numaralı evde sevgilisiyle birlikte yaşadığı söylenmektedir. Kitap, 1977’de Taksim'in kalbindeki Kazancı Yokuşu’nda yaşayan renkli ve sıradan insanların gündelik yaşamlarını anlatıyor. Melek Abla, Necdet Albayım, Yusuf Bakkal, Şoför Saim, Ercüment ve talebeler… Sımsıcak, içinizi ısıtacak hayatlar. Tabi ki dönemin siyasi ve ekonomik durumunun gölgesinde. Ve sonra takvim yaprakları 1 Mayıs 1977’yi gösterir. Kitabın en can alıcı noktası, bu sıradan ve eğlenceli mahalle yaşamının, Türkiye tarihine "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen günün gerçekliğiyle ve Kazancı Yokuşu'nda yaşanan izdihamla kesişmesidir. Keyifle okunan bu kitap yüreğinizi sızlatan bir günle son bulur. Kitap bittiğinde kalbimin acıdığını hissettim.
Kazancı YokuşuFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 2007629 okunma
Gece Yarısı Kütüphanesi
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Bu kitap gerçekten bir biyografi veya otobiyografi olsaydı intihar etmek üzere olan veya hayatını doğru yaşayıp yaşamadığından emin olamayan bir kadının kafasında kurduğu 40 türlü senaryo olurdu.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·648 syf.··
2026 39. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:36
Her ne kadar ilk kitap seviyesinde olmasa da ( zaten olamazdı, kendini tekrara düşerdi), yine de, sürprizlerle dolu, çarpıcı, güzel bir devam kitabı. Simmons yapay zekanın tehlikelerine 40 yıl önceden çarpıcı bir şekilde değinmiş, bir nevi anti-yz manifesto olarak da okumak mümkün bu eseri. Kitabın yapısı biraz kaotik aslında. Bölümler içerisinde karakterden karaktere geçiş herhangi bir alt bölümleme, bölüm boşluğu, 3 asteriks vs. şekilde görsel uyarıcı olmadan yapılmış. Okuduğunuz paragrafın devam paragrafında diğer karaktere geçildiğini ( Eğer ilk kelime karakterin adı değilse) hemen anlayamıyorsunuz, ilk bir kaç cümle kafada karışıklık yaratıyor o yüzden. Bunun, kitaptaki zaman kavramını hissettirmek için bilinçli bir tercih olduğunu sanıyorum. Bu kadar belirgin bir baskı hatası olamaz herhalde. Kitabın eksilerinden biri, Hegemonya kabinesinin savaş toplantıları bölümlerinin çok teknik oluşuyla aksak kalmasıydı. Kitabın bazı noktalardaki çözümleri de biraz Deus Ex Machina olmuş. Yine de serinin genel sert bilimkurgu havasının etkileyiciliği adına buna çok takılmadım. Serinin 2 devam kitabında olaylar nasıl devam ediyor merak ediyorum elbette ama bir yandan da ilk 2 kitap kadar iyi olmadıklarına dair bolca yorum var. Çeviride kanayan yaramız olan devamlılık sorunu ( serideki belli kavramlara isimlere, farklı çevirmenin farklı çeviriler yapması) yaşanmamış olması bir artı. Ama kitaba bir Hyperion evreni sözlüğü konması gerekiyor bence. Sonraki baskılarda düşünülür umarım. Bu şekilde kitaplar çok daha anlaşılır hale gelecektir, özellikle bilimkurgu okumalarına yeni başlamış okuyucular için.
Hyperion'ın DüşüşüDan Simmons · İthaki Yayınları · 202611 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:38
Öncelikle bu seriyi 1000K uygulamasında görüp merak ederek satın aldım. Seriye ilk kitaptan değil, ikinci kitap olan Dünyanın En Kötü Ekürisi ile başladım. Kitap oldukça kısa; sadece 63 sayfa olmasına rağmen içinde yeni tanışmanın heyecanını, biraz dramı ve ailesel bağları başarılı bir şekilde hissettiriyor. Ben özellikle kitabın sıcak ve samimi atmosferini çok sevdim. Bazı okurların bu kitap hakkındaki en büyük eleştirisi ; kitabın fazla dram yüklü olması ve çiftimize çok odaklanmamış olmasıydı. Bu durum benim okuma keyfimi azaltmadı ve beni hiç rahatsız etmedi. Ben kitabı bir kahve eşliğinde yaklaşık 40 dakikada bitirdim. Kısa sürede okunabilen, insana iyi hissettiren ve yormayan bir hikâyeydi. Bu nedenle özellikle metroda, otobüste, okula veya işe giderken okunabilecek türden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çantanıza atın ve keyfini çıkarın. Dünyanın En Kötü Ekürisi Abby Jimenez
Dünyanın En Kötü EkürisiAbby Jimenez · Olimpos Yayınları · 2024615 okunma
4/10
·368 syf.·
2026 58. kitabı
Zorunlu yakınlık sözleşmeli evlilik Önceki kitaptan tanıdığımız Damian, hayatını koruyucu aile sisteminde geçirmiş anne babasının kim olduğunu bilinmeyen biridir. Meğer babası Kevin adında süper zengin bir adammış ve kendi çocukluk arkadaşının kızına babalık yaparken saçma sapan kadınlarla evlenip boşanıp duruyormuş. Bir de Maple denilen Kevinin ailesinin hizmetçisi dadısı gibi bir kadın var. Kevin Stellayı bu kadının yardımıyla büyütmüş sözde. kadını sadece ama sadece Damianla ilgili meselelerde görüyoruz stellayı gerçekten kötülere karşı savunması gerektiği zamanlar da ise kadın resmen hiç var olmamış gibi. Kevin vasiyetinde mirasını hayatında birkaç ay kalan eski eşlerine cömertçe paylaştırırken kendi kızı gibi büyüttüğü kızı ile ölmeden kısa süre önce varlığından haberdar olduğu oğluna gelince şartlar koymuş eğer evlenmezlerse Stellaya karşı kötü davrandığı için boşandığı kadınlara tüm servetini veriyormuş bu şartı da stellayı kendi zihninden korumak için belirlemiş Yani yazar o kadar saçma kurmuş ki kurguyu ... Bir de Stella 28 Damian 21 yaşında ama Stella 13 yaşında bir çocuk zekasındayken Damian 40 yaşında bir adam gibi.. ayrıca Damianın daha bu kadar gençken kendinden 7 yaş büyük ve bariz şekilde akılsız bir kadınla evlenmek zorunda kalması beni sinir etti çocuk zaten zor bir hayattan gelmiş.. dahası bir de Stellanın narsist sevgilisi pzvnk Jeff var sona doğru öğreniyoruz ki Stella ondan hamileymiş meğer kitabın sonuna geldikçe yazar ay daha ne saçmalasam diyip bunu saçmalamak istemiş. Tüm kurgu ve Damian hariç karakterlerin hepsi rezaletti. Yüz karası ve Karışık Kasetin yazarının bu serinin yazarıyla aynı olduğuna inanmak zor. Yazarın önceki kitaplarını sevdiğim için serinin tüm kitaplarını almak gibi bir hata yaptım malesef kitabın tek iyi yanı kolay
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025265 okunma
1/10
·152 syf.··
2026 21. kitabı
Okumayı öğrendiği günden beri okuyan biri olarak müsaadenizle edebiyattan bir miktar anladığımı dile getirmek istiyorum. Bu fikrime dayanarak ise bu kitapta edebi bir yön bulunmadığını, niçin popüler olduğunu anlamadığımı, 15 yaşında bir ergenin günlüğünden fırlamış gibi cümleler bir araya getirilerek bir kitap oluşturulmaya çalışıldığnı kitaba dair analizim olarak aktarmak isterim. Kitabın 3'te 2'si boştu zaten, 141 sayfa ama 40-50 sayfa kadar yazı vardı. Kağıt israfının boyutunu siz düşünün. Kısaca benim için yalnızca zaman kaybıydı.
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,063 okunma