İngiltere'de 16. yüzyılda kurulan bir kitap kulübü kitap seçmekte zorlanırdı çünkü Britanya Kütüphane­si'nin rakamlarına göre yılda ortalama 40 kitap yayımlanı­yordu. Yani o dönem yaşamış bir kitap kurdu, yayımlanan bütün kitapları kolayca okuyabilirdi.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Psikoloji
Bu cümle beni 40 yerimden yaraladı. :( Beni de! :(
Sayfa 169·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Osmanlı toplumundaki okuma oranlarıyla ilgili net rakamlara sahip değiliz; ancak, nüfusunu bile doğru düzgün hesaplayamadığımız bir toplumla ilgili veri eksikliğine çok da hayret etmemek gerek. Yalnız, Erünsal’ın son yıllardaki çalışmaları yukarıdaki argümanlarımızı destekler nitelikte bazı bilgiler sunuyor. 200-300.000 kişilik İstanbul’da en fazla 400 sıbyan mektebinin bulunması ve bunların da ortalama 20-40 öğrenciden 8.000-16.000 öğrenciye eğitim verebilmesi bize payitahtta bile okullaşma oranının çok düşük olduğunu gösteriyor; ki sıbyan mekteplerinde okuma yazma değil, Kur’an tilaveti ve temel dinî bilgilerin öğretildiğini de ekleyelim.” Alıntı Şuradan Bunu Herkes Bilir Emrah Safa Gürkan Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
Kafes, gerçekte korku ve acı içinde yaşanılan bir hapishanedir. II. Süleyman (1687-1691), IV. Mehmed döneminde 40 yıl kafes hayatından sonra kendisini tahta çıkarmaya götüren ağaya şöyle konuşmuştur: "Kırk yıldır bir karanlık yerde mahbûs ve hayattan me'yûs iken yeniden dünyaya gelip gözüm açtım." Süleyman kendisini Kafes'ten çıkarıp tahta götürmek için gelen darussaâde ağasına inanmadı: "İzâlemiz emir olundu ise söyle, iki rek'at namaz kılayım, andan emri yerine getir; sabâvetimizden beri 40 yıldır hapis çekeriz; her gün ölmektense bir gün evvel ölmek yeğdir" dedi ve ağlamaya başladı. "Bunca zamandan beri zelîl ve sefîl, üzerinde bir şey yok, ancak arkasında atlas entari ve ayağında tomak" bulunuyordu. Ağa kendi kürklerinden birini giydirdi, koltuğuna girip tahta oturtmak için 'Arz-Odası'na götürürken hâlâ inanmıyordu; karanlık Arslanhâne'den geçerken "Beni bunda mı öldürürsüz?" diye sızlandı. Ağa, "Behey efendim, niçün böyle buyrursuz, hâşâ ki izâle emrolunmuş ola, tahta oturmağa gidersiz" diye inandırmaya çalıştı, 'Arz-Odası kapısında Bâbussaâde ağası iç-oğlanlarıyla kendisini karşılamak için hazır durmuşlardı. İşte, XVII. yüzyılda mutlak otorite sahibi padişahın düştüğü durum budur.
Sayfa 49 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Acılarım kaç gün sürecek Portuga? En fazla 40 gün. 40 gün sonra geçecek mi? Hayır, alışacaksın.