s.29 Kişinin en mahrem tanığı, onu "Kale alınan","doğal","değerli","güvenilir","sevilmeye layık"Ve " saygıdeğer" biri olarak görüp ona mutluluk diyarlarının kapılarını açabildiği gibi, onu "hesaba alınmayan", "tuhaf", "değersiz" "güvenilmez" "sevilmeye layık olmayan" ve "saygıdeğer olmayan" biri olarak görüp cehennemin kapılarını da açabilir.
s.33 " iyi insan olmak" ile, "evlilik yapma uygunluğuna sahip olmak" aynı şeyler değildir.
s. 41 ..." kadın güldükçe içimde baharlar açıyordu," olmuştu.
s. 43 bu insanlar bir kadını nehalegetirdiklerinşn farkında değiller.
Bunca zamandır biriktirdiklerim nedeniyle
boğazımda oluşmuş yumrular nur topu gibi
41 yumruklara dönüştü. Gelirsen kendimi tutamam da ağzını burnunu dümdüz ederim diye korkuyorum. Hiç dönme Osman, ben vallahi istemiyorum.
•| Siz şükreder ve iman ederseniz Allah sizi ne diye azaba uğratsın! Allah şükredenlerin mükâfatını veren, her şeyi hakkıyla bilendir.Allah’ın verdiği sağlık ve her türlü nimetlerine karşı şükür, üzerimize bir vecîbe olduğu gibi vücûdumuzdaki uzuvların şükrünü yerine getirmemiz de bir vecîbedir. Sağlık ve nimetlerin şükrü, tam iman, ibadet, itaat, nefsin tezkiyesi ve infaktır. Uzuvların şükrü de, onlarla başkalarına zarar vermemek, onları haram ve günaha sebep olan yerlerde kullanmamaktır. Çünkü kalp, göz, kulak, dil, el, ayak, mide vb. bütün uzuvlardan Allah’a karşı sorumluyuz. Bunları Allah’ın rızasına uygun olarak kullanmazsak, sorumlu tutulur, cehennem azabını hak etmiş oluruz. Şükrün karşılığında bol nimet ve mükâfat, nankörlüğün karşılığında da azap vardır. [bk. 7/179; 17/36; 41/20-22; 36/65]
Göze göz, dişe diş dendiğini duymuşsunuzdur.
Ama ben size şunu söylüyorum: Kötüye direnmeyin; kim sizin sağ yanağınıza vurursa ona öteki yanağınızı çevirin. Ve biri sizi dava eder ve paltonuzu alırsa ona cüppenizi de verin. Ve eğer biri sizi bir mil gitmeye zorlarsa iki mil gidin (Hazreti İsa, Matta
5:38-41).