Puan vermedi·440 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 12:06
Yazarın okuduğum ilk kitabı .. Ama benim için beklentimin çok altında kalan bir kitap oldu . Evet yazı dili akıcı anlaşır ve edebi yanları var . Fakat konu bağlamı .. Ahh çok zorlandım .. tüm kitap üç uyurgezer gece için 438 sayfa yazılmak için miydi ? Yani hep konudan uzaklaşan başka alt konu silsilesi beni çok yordu . Bir daha okur muyum başka eserlerini ?? Düşünmek gerek ..
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
5/10
·440 syf.·
2026 4. kitabı
Kitaptan herkes o kadar etkilenmişti ki “vay be, neymiş bu kitap” diyerek başladım. Ancak ilk yüz sayfada, derinliksiz ve toksik bir ilişkinin gereksiz detayları arasında boğuldum. Başta “herhalde birazdan açılır” diye düşündüm ama meğer bu hal 438 sayfa boyunca sürüyormuş. Her konunun arasına sıkıştırılan bir E, bir Eyşan karakteriyle; hiçbir meseleye tam olarak girilemeden, daldan dala atlayan bir anlatı var. Farklı anlatım teknikleriyle araya giren metinlerden ne çıkarmamız gerektiği belirsiz, hiçbir karaktere gerçekten nüfuz edemiyoruz. “Uyurgezer gecelerinde” ne olduğunu anlayabilmemiz için yaklaşık 300 sayfa boyunca sadece E okuyoruz. Neyi, neden okuduğumuzu ve bunun neden bu kadar uzun olmak zorunda olduğunu bir türlü kavrayamadım. Yarım bırakmayı düşündüm ama sırf bu incelemeyi yazabilmek için bitirdim. Ayfer Tunç’tan daha önce birkaç kitap okudum; yer yer sevdim, yer yer mesafeli kaldım ama buna rağmen, bu kadar çiğ bir toksik ilişkinin 400 küsur sayfa boyunca anlatılmasına gerçekten gerek var mıydı, emin değilim. Anne jenerasyonu üzerinden biraz daha derinleşmesini beklerdim. Okumaya başladığımda Kairos’tan bir ilham mı var diye düşündüm; benzer yapılar sezdim. Nesinden, neresinden bu kadar sürükleyici ve duygu yüklü bulunduğunu gerçekten anlayamadım. Bana doğru düzgün bir duygu geçmediği gibi, güçlü bir psikolojik etki de hissetmedim. Bölük pörçük, oradan oraya sıçrayan metinler ve her an araya sıkıştırılan bir E. Benim için kitap bu kadardı.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cumhuriyet'in 100 Günü ve Birinci Dünya Savaşı
Puan vermedi·400 syf.·
2026 4. kitabı
Emrah Safa Gürkan'ın Cumhuriyetimizin 100. yılına özel, Cumhuriyetin 100. yılında çıkardığı iki kitaptan biri olan "Cumhuriyet'in 100 Günü" eseri Cumhuriyet'i kuran ve kurulan Cumhuriyet'in temel taşlarını oluşturan 100 olayı ele almış. Siyasetten spora muhtelif olaylara değinerek hep gördüğümüz siyasi tarih anlatısından uzak, okuması kolay ve görsel olarak zenginleştirilmiş bir eser bizlere sunmuş. İkinci olarak yazarın Enver Paşa ve Birinci Dünya Savaşına girişimiz üzerine düşünceleri yerleşik tarih anlatısının devamı niteliğinde. Bu hususta eserinde yer alan ifadeler şunlardır: 1. "Yapılan son çalışmalar, 'Umumi Harb'in patlamasının kamuoyunda nasıl bir sürpriz etkisi yaptığının altını çizmekte." (Gürkan, s. 56) Aksakal'a göre ise Balkan Savaşları'ndan yenilgi ile ayrılmamızdan sonra bağımsızlık için yeni bir savaşa hazır olunmasına yönelik yazılar Osmanlı basınında yer almıştır. "İster Osmanlıcı ve yayılmacı ister Anadolucu ve etnik milliyetçi olsun, Osmanlıların er ya da geç bir ayakta kalma savaşı vereceği ve nüfusun bu amaç doğrultusunda -zihinsel ve fiziksel olarak- uygun biçimde eğitilmesi gerektiği tezi, dönemin siyasi literatürünün ana fikrini oluşturuyordu." (Aksakal, s. 36) İstanbul'da yayımlanan büyük bir gazetede Franz Ferdinand suikastinden altı hafta önce Almanya safında genel bir savaşta yer alınabileceğini savunuyordu. (Aksakal, s. 38) __"Dönemin yayınları, bir 'bağımsızlık savaşı' vermenin yaygın olarak tartışılan bir gerçeklik haline geldiğini akla getirmektedir. Bu bakış açısını benimseme konusunda, halkın zihniyeti Enver'in zihniyetinden farklı değildir: Savaş; Osmanlıların askeri olarak güçlü, siyasi olarak bağımsız bir imparatorluk olarak yeniden ayağa kalkma amacına ulaşmasını sağlayacak bir fırsattı. 1914'e gelindiğinde bu meseleler
Tarih
Cumhuriyet'in 100 GünüEmrah Safa Gürkan · Mundi Yayınları · 20231,014 okunma
Polisiye görünümlü aşk romanı
3/10
·440 syf.··
2025 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 12:07
Ailede Bir Yabancı okuduğum ilk Jane Casey romanıydı. Bu romanı bu uygulamadaki parlak yorumlardan keşfetmiştim. Polisiye roman seven birisi olarak iyi bir maden buldum diye düşündüm. Ancak roman ilerledikçe yanıldığımı (ya da yanıltıldığımı) anladım. 438 sayfalık romanda Maeve ile Josh arasındaki çıkmazdaki romantik ilişkiyi çıkarsak 200 sayfa ancak kalır. Serinin diğer romanlarını okumadım ama bu romanda Jane Casey Agatha Christie olamayacağını anlayınca Barbara Cartland olmaya karar vermiş gibi bir durum söz konusu. Polisiye ögelerin çok zayıf kaldığı bir kurgu. Mesela çifte cinayeti işleyen kişi, bunca zaman sonra ağzından bir laf kaçırdı diye cinayet işliyor, üstelik kolaylıkla inkar edebilecek durumdayken. Roman kahramanı ikili arasındaki ilişki ve diğer karakterlerin bu ilişkiye müdahalesi o kadar çok ön plana çıkmış ki, olayın çözüldüğü son bölümde ne neden olmuşu kavramak bile zorlaşıyor. Kadın polisiye yazarlarının yarattıkları kadın kahramanlarda genellikle cinsiyetçi bir sorun oluyor sanırım. Tess Geritssen de romanlarında kadının çalışma hayatındaki, özellikle erkeklerle özdeşleştirilen polislikte yaşadıkları zorluklara sık sık vurgu yapıyor. Ama onunkiler romanın bütünlüğünü bozmuyordu. Aslında Ailedeki Bir Yabancı ile ilgili övgü dolu yorumları okurken bunların neredeyse tamamının romantizm tuzağına düşen kadın okuyucular tarafından yazıldığına dikkat etmemiştim. Bir daha yorumlar üzerinden roman seçerken buna da dikkat etmem gerektiğini öğrenmiş oldum.
Polisiye
Ailede Bir YabancıJane Casey · Olimpos Yayınları · 2025269 okunma
Yorumm
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 22:21
BUKALEMUN-1- ÇAKAL AVI Yazarı: Aslıhan DOĞA Yayinevi: Theseus Sayfa Sayısı:438 Merhaba. Çok güzel akıcı bir seri ile geldim. Çoğu insanın klasikler dünya edebiyatı okuduğu bir ortamda watpad kitapları okumak benim için daha zevkli. Hatta bazıları ne buluyorsun bu kitaplarda da diyebilir. Sizin bulamadıklarınızı. Neyse söylemek istediğim şu ki Aslıhan benim için kıymetli yazarlardan yazdıkları seriler de ilgi çekici ve sizi direk kitabın içine çekiyor. Watpad kitaplarına şans vermek isterseniz Bukalemun serisini öneririm. Ağrılı'nın yanında 11 yıl kalırken içindeki intikam ateşi gün geçtikçe harlanan Dağlı geçmişinde verdiği söz ile İstanbul' a döndüğünde arkasında olan kandan olmasa da candan bağlı olduğu bir ailesi vardı. Ağrılı, eşi ve çocukları Dağlı'yı evin 4. çocuğu olarak kabullenirken kızdan ayrılmak özellikle karı koca için zor olur. Fırat büyük abi olarak kızla İstanbul' da da ilgilenirken Esat evin uçarı çocuğu olarak aksiyondan uzak tutulurken Oğuz ailenin yurt dışı işlerini halleden ortanca kardeştir. Dağlı kendine oluşturduğu rutinde çalıştığı barda tek tabanca diye tanıdığı adamın bir zamanların kabadayısı olan Ekrem Alaz'ın oğlu Yaman Alaz olduğunu öğrenir. Yaman ise düşmanını takip etmek için gittiği barda dikkatini çeken barmen kızdan istemsiz bir şekilde etkilenir. Kızı araştırmaları için adamlarını harekete geçirir ama sonuç bomboş bir boşluktur. Kızın kimliği sahtedir ve dahası kimlikteki isim hayatta değildir. Ekrem Alaz ise oğlunun yıllar önceki saplantılı halinden korktuğu için kızdan uzak durmasını istemektedir. Oğlunu engellemek istese de Yaman bir kalıba sığacak bir karakter değildir. Delikanlı bir yapısı olduğu için kanı da deli akmaktadır. Dahası geçmişin intikamı için oğlunun ortalığı yakacağını bilmektedir. Zira içlerindeki ateş
1000k
Bukalemun / Çakal AvıAslıhan Doğa · Theseus Yayınları · 2021307 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 1. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 00:22
Magical Realism akımının ününün en çok borçlu olduğu kitap "Yüzyıllık Yalnızlık". Peki nedir bu magical realism? Büyülü fantastik elementlerin olağan gerçeklik akımıyla kombinasyonu diyebiliriz. Akım daha çok halk hikâyeleri,mitoloji fantastik,peri masalları öğelerini gerçekçilik akımına karıştırır. Edebiyata Lâtin Amerika'nın kazandırdığı akımın tanımı, sınırı hâlâ keskin belirlenmiş değil. Yüzyıllık Yalnızlık bir kaç kuşak devam eden Buendia ailesinin kurdukları ve yaşamlarını sürdürdükleri Macondo köyünde geçer. Yazar bu aile vasıtasıyla insanlığın kaçınılmaz kader ve zamanın kısır döngüsünü aktarır. Her sayfanın dolu dolu yaşamla yoğun olduğu bu kitabı okumak ,takibini sürdürmek güçtü benim için. Beni zamanın ortasından başlatıp, geçmişe götürüp şimdiki ana getirip, geleceğe göz kırptırıp sonra tekrar anda tutmak zekâ küpünü çözüyormuş gibi hissettirdi. Çünkü bi afallıyorsun ben nerdeyim diye. Ama kitabın bende beğeni almasının nedeni de en çok bu niteliği oldu. Segment halinde ayrı ayrı olan mekan,karakter,zaman ve olayların puzzle parçalarının bir araya gelmesi gibi mükemmel bir şekilde yerli yerine yerleştirilmesini okumak beni yazarın zekasının, kaleminin hayranı bıraktı. Kitabı okumayı zorlaştıran bir diğer özelliği de yazarın Buendia aile üyelerinin genellikle hatta çoğunlukla aynı isim vermiş olması. Bu da romanın ana teması olan ailenin aynı kadere mahkûm edilişleri ve zamanın kısır döngü içinde oluşunu sembolize eder. Yine aynı şekilde Úrsula romanın ilerleyen safhalarında görme yetisini kaybetmesine rağmen doğal akışında günlük işlerini olağan şekilde yürütmesi ve aile üyelerinden hiç birinin onun kör olduğunun bile farkına varmaması yine yazarın her şeyin aynı ve bir sirkülasyondan ibaret olduğu temasını merkez edinmiş olmasının göstergesi. Zaten satır
1000Kitap
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma