Puan vermedi·448 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:00
Yolun Sonundaki Kadınlar // Dersim Özel Alakarga Sanat Yayınları Kitaba başlarken klasik polisiye roman okuyacağımı düşünüyordum.Ama daha farklı bir kitapla karşılaştım.Yok yok yine polisiye roman fakat içinde psikolojik,melankolik,gizem,gerçekle hayal arasında kalma gibi olaylar var. Okudukça bir komiserin içinde bulunan eksikleri,ruhundaki ötelediği çatlakların meydana çıkıp yüzleşmesini görüyoruz.Komiserin yaşadıkları,içindeki sakladıklarını da gün yüzüne çıkartıyor. Kitabın başından sonuna kadar kadın cinayetleri, mavi ve sarı renklerin sürekli zihninde yankıladığını görüyoruz.Ayrıca kadın cinayetleriyle ilgili bize bilgiler de veriliyor.Nasıl mı,bir yılda en az 461 kadının cinayete kurban gitmesi,1000 çocuğun annesiz kalması gibi.Ölen kadınların arkasındaki adaletsizlikten sonra, onlara bunları yapanların bir anda kendine bunu görev bilen biri tarafından öldürülmeleri gibi. Komiserimiz bu olayların içindeyken bir gün bir telefon alır ve birini takip etmesini isterler.Bu takip için ona yüklü bir ödeme yaparlar.Bu takip onun kendini iç dünyasını,düşüncelerini ortaya çıkarmaya başlar.Tabii bu kadının kim olduğunu ve neden takip ettiğini de bilmiyor.Fakat takip ettiği süre içerisinde kadınla kendi arasında bir bağ kurmaya ve ondan uzaklaşmak istememeye başlar.Bir gün bir telefon gelir ve ona başka bir göreve yönlendirirler.Bu görevi hemen bitirip yeniden eski görevini yeniden dönmek için çabalar.Ama bir süre sonra farkına varmadan rüya ile gerçeği bir şekilde karıştırmaya başlar. Komiser artık bunları Möbius Şeridi gibi tasarlanmış,algılarının bu şekilde karıştığını düşündüğü gibi düşünür. Farklı bir polisiye tarzı okumak isterseniz buna başlayın.Okurken sizde takip edip,bazen çıkmaza,bazen sonuca
1000Kitap
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·
#OkudumBitti #KutsalSır #KeremKaş 2026 - 22 461 Sayfa Merhabalar değerli kitapseverler, öylesine muhteşem ötesi bir kitabı bitirdim ki; sadece polisiye olmaktan öte tarihi de içinde barındıram Kutsal Sır, Tarih polisiye ve maceranın bir arada olduğu ilk sayfasından son sayfasına kadar elimden bırakamadığım, bazı bölümlerde şaşırdığım ve soluksuz okuduğum kitap oldu. Kerem Kaş yazarımın kalemi ile çok geç tanışmnın pişmanlığını yaşadım ama, geç oldu güç olmadı düşüncesiyle kendimi avuttum diyebilirim. Değerli yazarımın kitabını ve biran önce kalemiyle tanışmanızı tavsiye ediyorum. Sizi kitap konu ve alıntılarla başbaşa bırakıyorum. #KitapKonusu Kitap dört bölümden oluşuyor. Konstantin Paleologos son Bizans İmparatorudur. Kalesi saldırıya uğramasına rağmen kaçmayı düşünmez ve yaveri Ducas'a bir sırrını verir. İki samimi arkadaş olan Murat Tarihçi Caner ise fotoğrafçıdır. Caner'in babasının eski tarihi bir iş hanında dükkanı vardır. Murat ise dükkana giderek çeşitli resimler çekmek ister. İstanbul'da peş peşe yaşanan cinayetler sonrası ölenlerin de tarih yanlarında çalışmaktadır. Caner'in babasının iş yerini almak isteyenler onu tehtid eder buna rağmen babası dükkanı satmaya razı olmaz. Handaki fotoğrafları çekmek için harekete geçen iki arkadaş alt kata inerler ve duvarlar ilgilerini çeker. Duvarın arkasının boş olduğunu merakla kazmaya başlarlar. Bu sırada karşılarına yazılar çıkar. Orada neler yazdığını merak eden ikili tüneli kazmaya devam ederler. Karşılarına çıkan büyük bir kapının çıktığını farkederler. Kapıyı zorlamalarına rağmen açamazlar ve burada kutsal sır olduğunu yazı ve işaretleri olduğunu görürler. Bu Kutsal Sır nedir? İkilinin bulduğu kapının Bizans İmparatoru ile alakası varmıdır? Han'da insanları neden öldürürler? Caner ve Murat'ın başına
1000Kitap
Kutsal SırKerem Kaş · İz Bırakan Kalemler Yayınevi · 202221 okunma
Reklam
Ölmek Ya Da Ölmemek İşte Bütün Mesele Bu
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 22:05
Ölü Canlar, ilk bakışta tuhaf bir fikirle başlıyor. Ölmüş köylülerin isimlerini satın alan bir adam var başrolde. Ama Gogol çok geçmeden hissettiriyor ki mesele bu tuhaflık değil; mesele, zaten herkesin bir şekilde “ölü” olması. Çiçikov’un kasaba kasaba dolaşıp ölü köylüleri satın alması absürt gibi görünse de, asıl absürt olan bu düzenin buna izin vermesidir. İnsanların kağıt üzerinde hala var sayıldığı ama gerçekte hiçbir anlam taşımadığı bir sistem… Gogol burada yalnızca Rusya’yı değil, insanlığın kurduğu bütün düzenleri sorguluyor. Kitap boyunca karşılaştığımız karakterler canlı ama bir o kadar da ruhsuz. Açgözlülük, çıkarcılık, gösteriş… Herkes bir şeyin peşinde ama kimse gerçekten yaşamıyor. Bu yüzden ölü canlar yalnızca satın alınan isimler değil aslında o kasabada dolaşan herkes. Kitabın sonlarına doğru, özellikle 460, 461 ve 462. sayfalarda Gogol’un kalemi bambaşka bir yere ulaşıyor. Orada artık sadece bir hikaye anlatmıyor; bir anda karakterlerden sıyrılıp doğrudan insanın kendisine sesleniyor. Sade ama sarsıcı, abartıdan uzak ama derin. O birkaç sayfa, kitabın neden hala konuşulduğunu tek başına açıklayacak güçte. Gogol’un bu kitabı tamamlayamaması da metne ayrı bir anlam yüklüyor. Ölü Canlar, aslında tek bir kitaptan ibaret değil; yazarın planladığı daha büyük bir yapının ilk parçası. Ancak devamını yazarken yaşadığı içsel çatışmalar sonucu ikinci kısmın büyük bölümünü yakıyor ve hikaye yarım kalıyor. Bu durum, kitabın ruhuyla garip bir şekilde örtüşüyor: Eksik, çarpık ve yarım. Çiçikov karakteri de bu yüzden çok ilginç. Onu ne tamamen sevebiliyorsun ne de nefret edebiliyorsun. Çünkü o, sistemin dışında değil; tam içinde. Hatta belki de en dürüst hali. Herkesin yaptığı şeyi o sadece daha açık yapıyor. Ve tabii, Gogol’un kendi hayatı da kitaba paralel
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
7/10
·471 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 09:45
Bu inceleme kitap hakkında olduğu kadar biraz da yazar hakkında olacak. Dinlerinin kökeni neydi? İlk halleri nelerdi? Nasıl günümüz haline geldiler? birbirlerinden etkilendiler mi? Diye düşünürken ve bunun benzeri bir çok soru sorarken edindim bu kitabı? Sorularımın hepsine cevap verdi mi? Kesinlikle hayır. Sorularımın cevapları tek bir kitapta bulunabilir mi? Ona da kesin bir hayır. Daha fazla kaynak okumalı mıyım? Bu soruya da kesin bir evet. Kitap beni yeni şeyler öğrenmeye itti bu bir gerçek. Ders çalışır gibi okutturdu kendini. Notlar aldım araştırmalar yaptım ve sorular birbirini doğurup kar topu oldu o da ayrı bir konu tabi :) Kitapta dinlerin türleri? Yaşayış biçimleri bölüm bölüm en başından basitçe anlatılıyor. Derine inmeden yüzeysel bir şekilde bilgi veriyor. Her şeyden biraz biraz var. Bölümlerde antropolojik yaklaşımlar, totemizm ve doğa inançları bilimsel bir mesafe doğrultusunda anlatılıyor. Her şey objektif olarak ele alınmıştı. Bu mesafe ve objektiflik kitabın son bölümünde yani '' Hristiyanlık' bölümünde yerini öznelliğe bırakıyor. Yazarı Google de arattığımızda bir teolog olduğunu ve bir dönem rahiplik de yaptığını öğrenmiş oluyoruz. Okurken hissettiğim o hafif 'yönlendirilme' duygusu ve objektiflikten kopuşun sebebi buymuş. Menzies, bir tarihçi titizliğiyle yola çıksa da, dinleri bir merdiven gibi kurgulayarak o merdiveni kendine göre doğru olan tarafa dayıyor. __''İslam dininin de birçok ülkede varlığını devam ettirme gücünü kanıtladığı doğrudur ve Budizm de Asya'nın yarısına yayılmıştır. Ancak Budizm tam bir din değildir , eyleme geçme eğilimi yoktur, pasifliğe meyillidir ve bu nedenle ilerleme sağlamaz. İslam ise bir ilham olmaktan çok bir boyunduruktur ; özünde özgürlüğe düşmandır ve daha yüksek bir ahlaki gelişim sağlayamaz. Hristiyanlık,
Dinler TarihiAllan Menzies · Dorlion Yayınevi · 049 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 11. kitabı
“Bir adamın cüzdanını çalmanın en kolay yolu nedir?” “Boğazına bıçak dayamak?” diye sordu Inej. “Sırtına silah dayamak?” dedi Jesper. “İçkisine zehir katmak?” diye önerdi Nina. “Hepiniz iğrençsiniz,” dedi Matthias. ***** İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkum. Bahis düşkünü bir keskin nişancı, Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak, Hayalet ismiyle tanınan bir casus, Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız. 6 Tehlikeli serseri 1 İmkansız görev.. Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse. Leighg bardugo'nun kaleminden okuduğum ikinci serisiydi. Gölge ve kemik evreniyle bağlantıları var kitabın. Ancak ikisi ayrı ayrı da okunabilir. Kitap çöküş ve yükseliş'ten sonrasını anlatıyor. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki kargalar meclisi grisha üçlemesinden çok daha güzeldi. Gerek karakterleriyle, gerekse yazım diliyle bana daha çok hitap etti. Gölge ve kemik üçlemesinde Alina karakterini asla sevememiştim, Nikolai ve Karanlıklar efendisi'ne aşıktım orası ayrı :) Kurgusu iyiydi fakat bir eksiklik vardı seride. Belki de yazarın ilk serisi olduğu için yeterince iyi yazamamıştı.. Kargalar meclisi ise tam tersi, harika bir yazım diliyle yazılmış. İki seriyi de aynı kişinin yazdığına inanmak güç. Çünkü kurgusu, olay geçişleri (özellikle karakterler arasındaki geçişler) ve diyaloglar harikaydı. Grishalar için üretilen, güçlerini arttıran ve kullanıldığı taktirde bağımlılık yapan bir ilaç üretilmiş ve bu ilaç kötü amaçlar için kullanılmaya başlanmıştır. İşte bu ilacı elde etmek isteyen Van eck, Fıçı'nın en tehlikeli ve en belalı üyesi Kaz Brekker'e teklif götürür.. İlacı üreten Bo Yul-Bayur'u fjerdalıların elinden
Edebiyat
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,572 okunma
Feyre'nin hikayesinde son kitap
9/10
·764 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kanatlar Ve Küller Sarayı Fantastik Tek karakter anlatımı 15 yaş üzeri 761 Sayfa 9 puan Mutlu S. Seri sıralaması; 1-Dikenler ve Güller Sarayı 2-Sis ve Öfke Sarayı 3-Kanatlar ve Küller Sarayı 3,5-Buz ve Yıldızışığı Sarayı 4-Gümüş Alevler Sarayı Serinin üçüncü kitabı gerçekten çok güzeldi aksiyon dozu yerindeydi. Özellikle s*vaş kısmını merak ediyordum ve o kısımları yazar gayet güzel işlemiş. Karakter gelişimleri çok iyiydi. Serinin Feyre ve Rhysand'a ait son kitabıydı. 60 sayfa işte görmek istediğim stratejik zekaya sahip Feyre budur. 88 sayfa vaaayyy Feyre neler oluyor böyle 108 Lucien'in verdiği karar yerindeydi. 148 sayfa Rhysand yaaaa seni çok bekledik 150 Rhysand'ın Feyre ile gurur duyması 170 sayfa Lucien'den alıntı; "Hikayendeki kötü adam olduğumu fark etmemiştim."
1000Kitap
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,520 okunma
Reklam
Reklam