Gidenin, arkasında bıraktıkları; bir kıyafet, bir parfüm, ayakkabı, belki bir zamanlar bu dünyada var olduğunun esintisi bir çok somut nesne...
Peki bir kitap? Sözcüklerin altı çizilmiş, sayfa kenarları katlanmış, sayfa kenarlarına, satır aralarına notlar alınmış o kitap.
Kitaplar.
Kitapları.
Gidenin kitapları.
"Bir zamanlar o da vardı, okuyordu, yazıyordu, buradaydı."
Ne büyük bir iz aslında. 'Vardım' demenin ne de güzel yoluymuş meğerse. Evet belki bilinçli değil bu yapılanlar. Satır altı çizmek kitapla bütünleşmek demek çoğu zaman. Keyifli vakit geçirmektir kim bilir.
Peki gidenden kalan kitapları saklamak bir mabet midir? Hatırlamak mıdır ya da bir zamanlar yaşanan anıları? Peki koca bir keşke midir? Buraya bu notu neden aldı acaba diye soramamanın keşkesi?
Belki de insan gittiğinde geriye eşyaları değil, dokunduğu şeyler kalıyordur. Ve bazı kitaplar, bir insanın bu dünyadan geçtiğine dair bırakabildiği en sessiz, en zarif kanıttır.