Kardeşlerimden rica ederim ki:
Sıkıntı
veya ruh darlığından
veya titizlikten
veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan
veya şuursuzluktan,
arkadaşlardan sudûr eden fena ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve "Haysiyetime dokundu" demesinler.
Ben o fena sözleri kendime alıyorum. Damarınıza dokunmasın.
Bin haysiyetim olsa, kardeşlerimin mabeynindeki muhabbete ve samimiyete feda ederim.
Said Nursî
Uhuvvet Risalesi - 48
İsrail Devletinin kurulmasının hemen ardından, 48 Arap-Israil Savaşı parlak verdi. Bu süreçte yüzlerce Filistinli katledildi. Yüz binlerce Filistinli yurtlarından sürüldü. İsrail'in, 1948 de Filistin topraklarını işgal etmesi sürecinde yurtlarını terk etmek zorunda kalan Filistinliler için o günün anlamı "Nakba", Türkçe karşılığı ile Büyük Felakettir: Her yıl 15 Mayıs tarihinde Nakba gününde yaşadıklarını tüm dünyaya haykırıyorlar.
Nakba anmalarında sembol hâline gelen en önemli objelerden
biri, ayrılmak zorunda kaldıkları evlerinin anahtarları... Bir gün o anahtarlarla evlerinin kapılarını açacaklarına inanıyorlar. Anahtarlar artık sadece ellerinde değil, çizdikleri pankartlarda, yaptıkları anıtlarda... Çünkü bu anahtarlar tüm Filistinliler için geri dönüşün umudunu taşıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Allahu Teala peygamberine "Biz sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Bundan önce sen bunu bilmiyordun." diyor. Hz. Peygamber' in (sav) peygamberliğini ve gerçekten Allah' ın Resulü olduğunu ispat eden en önemli özelliği ümmi oluşudur. (Ankebut, 48)
Ümmi "annesinden doğduğu gibi kalmış, okuma yazma öğrenmemiş, hiçbir eğitim almamış kişi" demektir.
Sayfa 45 - "Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmekle (başka ko nular yanında) en güzel kıssayıda anlatıyoruz.
Gerçek şu ki sen daha önce bunları bilmiyordun." (Yusuf, 3)·Kitabı okuyor
Seneler geçti, sevgili Manuel Valadares, bugün 48 yaşındayım ve bazen kendimi hasrete öyle kaptırıyorum ki hâlâ çocuk olduğumu zannediyorum..
Her an ortaya çıkıp bana sinema yıldızı kartları ya da misketler getireceksin sanki..
Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin, sevgili Portuga..
Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor. Şevkat göstermek beni bazen mutlu ediyor bazense yanıltıyor ki bu ikinci daha sık oluyor..
Mâide 48: (Ey Resûlüm!) Sana da kendinden önceki (ilâhî) kitap (ların asılların)ı tasdik edici ve onlara gözcü/koruyucu olmak üzere hak olan Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. O halde (seni hakem yaparlarsa sen de aralarında Allah'ın indirdiği (Kur'an) ile hüküm ver ve sana gelen gerçek varken onların hevâ ve heveslerine (ve ona göre verdikleri hükümlere) uyma! Biz, sizlerden her biriniz (in zaman içinde tekâmülü) için bir "şeriat ve minhâc"* koyduk.
* Şeriat, tevhid esasına dayalı olmak üzere, din ve dünya işlerini düzenlemek için Allah'ın dinlerde değişik olarak gönderdiği hükümlerdir ki dinin tamamını içine alır. Minhâc ise, o şeriatın yolu yöntemi ve değişmeyen iman esaslarıdır. Allah dileseydi, elbette sizi (bir şeriate bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat O, size verdiği (birinden sonra diğerine tâbi olacağınız şeriatler) ile sizi imtihan etmek için (peygamberler gönderdi). Artık (son şeriat İslâm'da toplanıp) hayır işlerinde yarışın. Hepinizin dönüşü ancak Allah'adır. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size O haber verecek (ve sizi hesaba çekecektir).