Geçmiş geçmişte yaptığınız hataları incelemekle işe başlayın. Sizi en ciddi biçimde gerilen hataları analiz edin ve onlardan bir ders çıkarıp kendi kendinize şöyle bir söz verin. Bu hataları bir daha asla tekrarlamayacağım bir daha asla böyle bir tuzaga düşmeyeceği. Eğer kendinizi bu şekilde değerlendirip gözlemleyebilirseniz geçmişin kalıplarını yıkmayı başarabilir böylece son derece değerli bir beceri edinirsiniz.
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
"Gerçek hikmet, tasavvuftur. Gerçek hüküm verecek olan, hükümleri hakiki yerlerine, sebepleri gerçek konumlarına yerleştiren, yanlış yerlerde bulunan şeyleri de oradan çıkaran Melâmetilerdir. (Hatırlanacağı üzere Melâmilikten 48. Bölüm'de söz etmiştik.) Bunlar Allah yolunun yolcularının seyyidleri ve imamlarıdır, alemin efendisi de onlardandır ve onlardır. Hak ancak insanda kemale ulaşır. İnsan küçük bir âlem, bütün âlemin özetidir. Bu özelliği onu Allah'ın halifesi haline getirir."
...Dinle ilgili tartışmaların en can alıcısı dinin demokrasi ile bağdaştırılmaya çalışılmasından kaynaklanmaktadır.Hukukun vasıtaları olan yasalar, zamana, koşullara, toplumun ihtiyaç ve gelişimine uygun olarak yenilenmeye ihtiyaç gösterirler. Hiçbir hukuk normu ebediyyen kalıcı ve değişmez olarak yorumlanamaz. Toplumun gelişimine paralel olarak hukuk da kendini yenilemekte ve gelişimini sürdürmektedir.... Siyasal sistem getiren hiçbir dinin demokratik bir toplumsal düzene izin vermesi mümkün görünmemektedir. Zira dinlerin özünü teşkil eden Tanrısal vahiy sistemi ve onun anayasası olan kutsal kitaplar 'Tanrı sözü' olarak kabul edilmekte ve yönetme erkini Tanrıya ve onun seçtiklerine devretmektedirler. Tanrının anayasası olan kutsal kitapların karşısında hukuk devletinin yasalarını çıkarmak, Tanrısal irade yerine halkın iradesini ikame etmek, siyasal sistem getiren dinlere inananlar için kabul görebilecek yaklaşımlar olmamaktadır. Kur'an, yönetimin hangi esaslarla yapılacağını Maide suresinin 48. ayetinde açıkça belirtmektedir. 'Allahın indirdiği ile hükmet' dedikten sonra, 'Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol belirledik' diyerek yönetimin Allahın kitabındaki esaslara kayıtsız şartsız uyma zorunluluğundan söz etmektedir. Yönetim esasları, peygamber için de bağlayıcı olmakta, Kur'an, peygamberin de yönetimini Kur'an esaslarına uygun yapma zorunluluğunu açıkça ifade etmektedir. Aynı surenin 49. ayetindeki 'Aralarında Allahın indirdiği ile hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların Allahın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın' ifadesi, peygamberin, yönetme erkini, Kur'an esasları doğrultusunda kullanmak zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
**Dolayısıyla demokraside yönetim, meşruiyetini halkın iradesinden alırken,
Ali Bulaç, Modern Ulus Devlet, s.151 .)·Kitabı okudu
Hiçbir şey bizi diğer insanların yaşadığı rezilliği kabul etmeye zorlayamaz. En çok kızdığım söz, başka çaremiz yoktur sözüdür. Her zaman daha iyiyi denemek zorundayız.