Onunla konuşup konuşamayacağımı, konuşursam da bu karmakarışık hayranlığımı ona nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Ama bedenim bir arp ve onun sözleri ve jestleri teller arasında gezinen parmaklar gibiyidi.
"Acaba bu evrende beni bu dalgıç hücresinden kurtaracak bir anahtar var mi ? Ya da son durağı olmayan bir metro? Peki, özgürlüğümü satın alabileceğim bir para ? Sanırım başka yerde aramam gerekiyor bunları.
O zaman, ben gidiyorum. "