8/10
·125 syf.·
2026 13. kitabı
Kitap 5 ayrı kişinin ağzından anlatılan 5 bağımsız öyküden oluşuyor. Moda’da kedisiyle yaşayan, birkaç uzun ilişki yaşayıp sonucunda hepsiyle arkadaş kalmış, hayatında derin yaralar olan, boş zamanlarında salonun lambasının sarı ışığı altında kitap okuyup örgü ören birinin hayatından kesitleri anlatır gibi bir havası vardı kitabın. Bir kadın yazarın ürünü olduğunu hissedebiliyorsunuz satırlarda dolaşırken. Yazarın anlatımına o kadar bayıldım ki, aktı gitti resmen. Hafif kasvetli bir kitap olduğundan sonbaharda okumanızı öneririm. Ayrıca son öyküde bir hata olduğunu düşünüyorum. Başta babalarının öldüğünden bahsettikten sonra bir anda annelerinin yasını tuttuklarını okuyoruz. Birkaç kez kontrol ettim, acaba bir şey mi kaçırdım diye ama sanırım yazar önce babayı öldürüp sonrasında vazgeçip anneyi öldürmeyi karar verdi ve bu kısım düzenlenmedi. Belki de kaçırdığım bir kısım vardır, okuyanlar düşüncelerini paylaşabilirse çok sevinirim. Olay akışının bu kısımda tam oturmadığını düşündüğüm için 2 puan kırdım ne yazık ki.
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma
Spoiler içerir, kitap bittikten sonra okumanızı öneririm.
8/10
·280 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:58
Dava, belli bir olay örgüsü barındırmamasına rağmen Kafka'nın modern dünyayı, otoriteyi ve insanın varoluşsal suçluluğunu sorguladığı/sorgulattığı bir başyapıt. İncelemem biraz uzun olabilir çünkü yoğun bir içerikle ilgili yazıyorum. Kitabın arka kapağında bu eserin distopik bir evrendeki hukuk sistemini anlattığı yazıyordu. Kitabı okudukça, aslında son derece realitenin içinden geçen bir roman olduğunu fark ettim. Kitap, Kafka'nın âdeti olduğu üzere "bir sabah aniden" gelişen bir olayla başlar. İki memur, karakterimiz Josef K.nın evine gelirler ve ona artık "tutuklu" olduğunu söylerler. Fakat K., suçunun ne olduğunu asla öğrenemez. Neyle suçlandığını, ne yapması gerektiğini hiç bilmeden bir girdabın içine çekilir. Burada garip olan şudur ki, Josef K. tutukludur ancak yine günlük yaşamına devam etmesine izin verilir yani görünürde bir değişiklik yoktur. İşe gider, evine döner, hayatını temelli değiştiren bir unsur değildir tutukluluğu. Fakat tüm sayfalarda görünmez bir otoritenin gücü dolaşmaya devam eder. Düşünün ki suç yok, suçluluk hissi var. Hangi suçtan yargılandığını K. başta olmak üzere kimsenin bilmediği, sürecin nasıl işleneceği konusunda herkesin bir fikir sahibi olduğu fakat kimsenin hiçbir şeyi düzgünce bilmediği bir ortamda, suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışan ve bu düzlemde kendisine yabancılaşan karakterimize bizler de eşlik ediyoruz. Kitap ilerledikçe bizler asla bu hukuk sistemi içerisinde 'tam bir aklanma'nın da mümkün olmadığını öğreniyoruz. Yani kişi ne kadar suçsuz olursa olsun, dava bir kere başladı mı artık paçasını asla tamamen kurtaramayacaktır. Kendini kurtarmak için uğraştıkça hukuk sistemine köle olacak, uğraşmadığı takdirde de ezilip gidecektir. En kötü sonuç bile belirsizlikten iyidir diyen bir yazar vardı, bu söz örgüde çok sık geldi
DavaFranz Kafka · Flipper Yayıncılık · 201863,9bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:01
Düşünün hayatınızda bir kitabı ne zaman gerçekten tam zamanında okudunuz? Benim sanırım ilk kitabım bu kitaptı. Çok önceden aldım ve kütüphanemde duruyordu. Sadece sayfa sayısı az çerezlik olsun diye almıştım ve.. O kadar muhteşem o kadar güzel bir kitap ki mükemmel bir kurgusu yok 5 insanın hayatından bir kısmını anlatıyor sadece ama o kısımlar okura çok şey katıyor. Hayatta birşeyleri değiştirebileceğinize dair kendinize inancınızı arttırıyor. Bu kitabı okumak için elinize almayın o sizi zamanında okumaya yönlendirecektir. Sağlıcakla kalın
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,690 okunma
En çok satanlarda görürseniz şaşırmayın
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:58
Ben her zaman yeni yazar kardeşlerime  destek olmak için  , genelde  ilk kitaplarını almaya gayret ederim. Vural Aksankur kardeşiminde ilk kitabını sag olsun bana hediye etti , Genelde yeni yazarlardan tolstoy ,dostoyevski , gibi bir performans beklememek lazım, Ben polisiye ve bilim kurgu türünde kitap ve film leri çok severim , İşin dogrusu Vural Aksankur yazarımızında kitabının ilk kitabı olması sebebi ile çok beklentiye girmemiştim, Sonuçta yeni bir yazar , genelde yeni yazarların hevesleri kırılmasın diye kötü sıkıcı  olan kitaba bile kötü diyemessin , Hem destek olmak için hemde benim gözümde bir kitap yaza biliyorsan sen gercekten özel bir insanlardansın , İnanın bu kitabın ilk 5,10 sayfasını şöyle göz geçirmek için baktım , kitabı okudukca kitap beni içine cekti , Okuma sıramda 10 sıralardaydı , yazar  a ayıp olmasın diye  üç beş kitap tan sonra okurum  dedim , Ama göz gecirmek için elime aldıgım kitap ister istemez bir numaraya yükseldi , daha dogrusu kitabı elimden bırakamadım, Kitabın konusu na gelince : Bir  denizci. Nanomorf ilk kez onun bedeninde yeniden uyandı saçı, sakalı döküldü, kaşlar ve kirpikler insana dair son izler olarak kaldı. Belirli bir süre sonra binlerce oldular , bunlara gri ler dediler, Sonra bir gün kırmızılar dogdu , Vesayire vesayir........ Uzun lafın kısası kitabı elinize aldıgınız zaman nasıl okudugunuzu anlamıyorsunuz ,  ben bir bilim kurgu seven biri olarak çok sevdim. İkinci ve üçüncü kitabı mutlaka alacagım , Kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim , Bu kitabı alırsanız Yeni yazarlara destek olmak amacı ile almayın , Çünkü kitap sanki yazarlar heyetinden ortak yazılmış bir kitap gibi .... Yani yeni bir yazarın ilk kitabında bu kadar başarılı bir çalışma yaptıysa , İlerleyen yıllarda Belkide bizim de bilim kurguda dünya çapında
1000Kitap
DeğişiklerVural Aksankur · Edebiyatist Yayınevi · 20264 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2019 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2019 00:00
"Canavarlar, köpekler, yüklükler, tamirhaneler ve çıkmaz sokaklar... Bunları ne yapalım öğretmenim? Toplayalım mı, çıkaralım mı, çarpalım mı, bölelim mi?" Kısa bir aradan sonra dönüşüm muhteşem olsun dedim ve Stephen King ile birlikte geldim. #kingokuyoruz etkinliğimizde okunanlar arasına bir yenisini daha eklemiş bulunuyorum. Tabi ki Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap etkinğinde sıranın 'K' harfinde olması seçimimde büyük etken oldu. Okumakta geç kaldığımı düşündüğüm kitaplarından biri aslında #kujo King okumaya başlangıç olarak tavsiye edebileceklerimden. Her zaman ki gibi akıcı ve merak uyandırıcı. Korku değil fakat o gerilimi müthiş hissettiren bir konusu var, anlatım kabiliyetine değinmeme gerek yok sanırım. Hepsi bir tarafa, bir anne olarak okumak gereğinden fazla sarstı beni. O arabanın içinde, çocuğuyla birlikte 50 derece sıcaklıkta açlık ve susuzluktan tanınmaz hale gelen, çocuğunun korkudan nöbetler geçirdiğini, nefessiz kaldığını gören bendim sanki. "bulun şunları artık" diye isyan ettim o çocuğun psikolojisi mahvetti beni, annenin çaresiz oluşunu, korkularını iliklerime kadar hissettim... Kitabımız, 5 yaşında, yüz kiloluk bir Saint Bernard olan köpeğimiz 'kujo' nun hikayesi aslında. Tüm köpekler gibi, doğası gereği bahçede bir hayvan kovalarken burnunu soktuğu mağarada yarasa tarafından ısırılıyor. Böylece 16 Haziran 1980 tarihinde, merkezi sinir sistemi hastalığı olan kuduz hastalığının kuluçka dönemi başlamış oluyor. Çocukların üzerine binip dolaştığı dost canlısı köpek, artık o çocukların katili... Kitabın ilk sayfalarında anlatılan seri cinayetler kimse tarafından unutulmadığı için her fırsatta tüm konuyla ilişkilendirilmiş. King olduğu için aksi zaten mümkün değildi tabi ama yine de söyleyeyim Keyifle okudum, okuyunuz efendim.
KujoStephen King · Altın Kitaplar · 20222,634 okunma
Puan vermedi·249 syf.·
2023 2. kitabı
Bütün Beyinli Çocuk ,yıllar önce okuduğum ve zaman zaman yeniden açıp altını çizdiğim yerlere baktığım kitaplardan biri. Nöropsikiyatrist Daniel J. Siegel ve aile danışmanı Tina Payne Bryson tarafından yazılmış. İkisi de alanında uzman isimler. Kitap akademik temelli olmasına rağmen, içinde yer alan tablo, görsel ve araştırmalar hiçbir şekilde okuyucuyu boğmuyor ya da sıkmıyor. Tam tersine, tamamen sohbet edasıyla ilerleyen bir anlatımı var. Kitap bölümlerden oluşuyor ve her bölümün sonunda yer alan özetler özellikle çok kıymetli. Bu özetler klasik anlamda tekrar hissi vermiyor; sanki o bölümü okumuş iki arkadaş oturup sohbet ediyormuş gibi, konuyu kısa ve net bir şekilde toparlıyor. Benim için oldukça dengeli ve güçlü bir kitap. Hatta çocuk gelişimi alanında okuduğum en mantıklı kitaplardan biri olabilir. Kitap, çocuğun sosyalleşmesini, insanlarla iletişim kurmasını ve bunu yaparken “ben” duygusunu kaybetmemesini çok güzel anlatıyor. Yani günümüzde sıkça görülen “özgüvenli olsun” söylemini yüzeysel bir pohpohlama haline getirmeden, çocuğun hem bireyselliğini korumasını hem de “biz” olabilmesini dengeli bir şekilde ele alıyor. Yayınevinden “Yanında Olmanın Gücü” kitabını da okumuştum. Diyojen Yayınları’nı da genel olarak çok seviyorum. Aynı şekilde bu kitabın uygulama rehberi de bende mevcut. Ancak o kitap daha çok uygulamalı ve yazmalı bir kitap olduğu için, çocuğum biraz daha büyüyüp 5-6 yaşlarına geldiğinde kullanmayı düşünüyorum.
Bütün - Beyinli ÇocukDaniel J. Siegel · Koridor Yayıncılık · 20153,829 okunma