Yani "Sen dünyada ne gördün?" derseniz bunca zaman, insan olmayı biraz olsun deneyimleyebildim ama yaşama dair pek az şey gördüm. Ben ve benim gibiler arasında sıkıştım, kaldım."
Sayfa 2·Kitabı okudu
Konu cesaretse yetişkin dönemin cesareti de bu oluyor. Bazen bir arkadaşının arkasında, bazen yaptığın işin arkasında, bazen bir hatanın arkasında, fark etmez, üstüne üstüne gelen şeylere karşı duruyorsun. Arkasında durduğun konudan dolayı insan kaybediyorsun bazen.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kamer/ 54-55. Şüphesiz takva sahipleri (Allah'ın emirlerini tutup günahlar. dan sakınanlar), cennetlerde aydınlık, bolluk ve ferahlık içinde,* (hem de) doğruluk meclisinde (hoşnutluk içinde) gücü sonsuz olan hükümdarın huzurundadırlar.
Alıntı
Muaz bin Cebel ilim hakkında şöyle demiştir;
“İlim öğreniniz. Zira o yalnızlıkta en samimi dost, halvet halinde gerçek arkadaştır. Dini öğrenmede rehber, iyi ve kötü günde yardımcıdır. Helal ve haram onunla bilinir. İlim amelin imamıdır. Amel ona tabidir.”
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Alıntı
Kitapta İsmail’i de an… Çünkü o gerçekten sözüne sadık bir kimse idi ve bir elçi, bir peygamber idi. Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi ve Rabbi katında kendisinden razı olunan bir kimseydi. Meryem/54-55
Din
TEVHİDİN ÖNEMİ… (Tevhid nedir)
İlim ve amel yönünden en çok değer verilmesi gerekenler sırasının başında Yüce Allah'ı ibadette birleme emridir. Bu, Kur'ân'ın en büyük davasıdır, ilk Rasüllerin yegane görevidir: "Kasem olsun ki biz her ümmete "Allah'a ibadet edin ve tağuttan sakının" davetini yapmaları için Rasül gönderdik." (Nahl, 36) "Senden önce gönderdiğimiz tüm Rasüllere "benden başka ilah yoktur, öyleyse sadece bana ibadet edin" diye vahyettik." (Enbiya, 25) Kur'ân'in tamamı bu sözden bahseden, bu söze davet eden ve dünya ve ahirette kurtuluşu bu söze bağlayan bir bildiridir. Bu söz, yani kelime-i tevhid, Adem (aleyhisselâm)'dan Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e dek tüm semavi risaletlerin özüdür. Her Rasûl kavmine şunu derdi: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, Ondan başka ilahınız yoktur." (Araf, 59) Rahman'ın kullarının özelliklerinden birisi de şudur: "Onlar ki Allah'ın yanı sıra bir başka ilaha ibadet etmezler." (Furkan, 68) Yeryüzünde otoriterlik vadedilen müminlerin vasıflarından birisi de şudur: "Bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar." (Nur, 55) Hatta Allah peygamberlerin babası ve haniflerin önderine şirki bir kenara atması ve müşriklerden beri olması yönünde hitapta bulunmuştur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et." (Hac, 26) Musa'ya da şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilah yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl." (Taha, 14) Râsullerin sonuncusuna da şöyle buyurmuştur: "Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de şu vahyedildi: "Yemin ederim ki, eğer şirk koşarsan bütün çalışmaların boşa gider ve mutlaka kendine
Sayfa 10·Kitabı okudu