Bir kişi, yedi yüz fersah öteden, yedi kelime öğrenmek için bir bilgenin yaşadığı yere gitti. Bilgenin yanına var- dığı zaman ona şöyle dedi: "Ben Allah'ın sana vermiş ol- duğu ilim için sana gelmiş bulunuyorum. Gök ve gökler- den daha ağır olanı, yer ve yerden daha geniş olanı, taş ve taştan daha katı olanı, ateş ve ateşten daha hararetli olanı, zemherir ve zemherirden daha soğuk olanı, deniz ve denizden daha zengin olanı, yetim ve yetimden daha zelil olanı bana haber ver."
Bilge kişi, ona şöyle dedi:
"1. Suçsuz bir kimseye iftira atmak, göklerden daha ağırdır.
2. Hak ve hakikat, yerden daha geniştir.
3. Kanaatkâr bir kimsenin kalbi, denizden daha zen- gindir.
4. Hırs ve haset, ateşten daha hararetlidir.
5. Yakın akrabaya olan ihtiyaç -eğer yerine getiril- mezse- zemherirden daha soğuktur.
6. Kâfirin kalbi, taştan daha katıdır.
7. Koğucu bir kimse --koğuculuğu ortaya çıktığı za- man- yetimden daha zelil ve sefildir."