Gülün Adı | Umberto Eco
Altıncı Gün - İkindi
Sayfa: 621
Başlayıp, William’ı dinlemek istemiyor; değerli taşların dili üstüne konuşuyor; son üzücü olaylarla ilgili soruşturmanın sürdürülmemesi isteğini dile getiriyor.
Belirsizliğin Dehşeti: Günah Keçisi Arayışı Ve Görünmez Düşman
💬 Alıntı:
"Bu sabaha değin en kuşkulu görünen kimselerin tümü de öldü. Daha düne dek herkes Berengar'dan sakınıyordu, aptal, hain ve kösnül Berengar'dan; sonra kilerci, sapkınlığından kuşkulanılan biri; son olarak da Malachi, hiç kimse tarafından sevilmeyen... Şimdi kimden sakınacaklarını bilmiyorlar; hemen kendilerine bir düşman bulmaları gerek ya da bir günah keçisi. Herkes birbirinden kuşkulanıyor; bazıları tıpkı senin gibi korkak; bazıları başkalarını korkutmaya karar vermişler. Hepiniz de tedirginsiniz."
📌 Metnin Bağlamı
Olay örgüsünün düğüm noktalarından birinde, kütüphanenin gizemleri çözülmeye çalışılırken ölümler durmak bilmez. Manastır sakinleri için "olağan şüpheliler" listesi birer birer mezara girmektedir. Berengar, Remigio ve Malachi gibi uçlarda yaşayan veya sevilmeyen karakterlerin ölümü, topluluğu bir "düşmansızlık" krizine sürükler. Somut bir katil bulunamadıkça, korku soyutlaşır ve herkesin birbirine zehirli bir şüpheyle bakmasına neden olan genel bir histeri dalgasına dönüşür.
📌 Tematik Çözümleme
▪︎ Günah Keçisi Psikolojisi: İnsan zihni, açıklayamadığı felaketleri rasyonalize etmek için bir "öteki" yaratmaya ihtiyaç duyar. Düşman öldüğünde korku bitmez; sadece yeni bir hedef arayışına girer.
▪︎ Düzen ve Kaos: Şüphelenilenlerin ölümü, manastırdaki hiyerarşik ve ahlaki düzenin tamamen çöktüğünü gösterir. Artık "kötü" olanlar da gittiğine göre, geriye kalan "iyiler" arasındaki karanlık potansiyel ortaya çıkar.
▪︎ Paranoya (Kolektif Korku): Korku sadece bir