Puan vermedi·250 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:10
Gerçekten değerli bir kitap görsellerle anlatım var. İnternette bulamayacağınız çekimler var. 6 7 kelime sanat tarihi terimleri var onları bilmek lazım bi
Orta Asya'da Türk MimarisiGözde Ramazanoğlu · Kültür Bakanlığı Yayınları · 19981 okunma
10/10
··
Beğendi
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:56
Kesinlikle okuduğum en güzel Türkçe romanlardan biri. Kitap pek çok açıdan muazzam. Öncelikle çok başarılı bir hikaye anlatıcılığı var. İhsan Oktay Anar, pek çok olay ve karakterden birbirinden bağımsız bir şekilde bahsediyor ancak her bir yan hikaye ve her bir yan karakter doğru zaman doğru yer geldiği zaman anlam kazanıyor. Olay örgüsü her zaman çok iyi bir şekilde birbirine bağlanıyor Kitabın masalsı havası da aşırı etkileyici. Zaten kitabın içinde pek çok ufak hikaye, destan vb anlatılar mevcut. Bunlar tematik olarak o kadar uyumlu ki okuması aşırı keyif verdi. Kitaptaki temalar da çok hoşuma gitti. Rüya teması kitabın belkemiğini oluşturuyor. Neredeyse her karakterin rüyayla ilgili enteresan bir deneyimi var. Kimi uyumadığı için rüya görmez, kimi 7 sene boyunca uyur kimi ise gördüğü rüyalarla düşlerle evrendeki tüm olaylara sebep olur. Bir başka temamız da harita teması. Kitaba da adını veren Uzun İhsan Efendi'nin atlası. Kubelik'in insan bedeninin haritasını çıkarması. Kitapta benim en çok hoşuma giden kısımlar, gerçekliğin doğasının sorguladığı kısımlardı. Düşten de bu kadar çok bahsedilmesinin sebebi bu fikri vermek. Uykunun bir uyanış ve düşlerin de gerçeğin kendisi olması fikri kitap boyunca sık sık tekrar ediliyor. Puslu Kıtalar Atlasında beni büyüleyen şeylerden biri de çok zengin bir evrene sahip olması. İrili ufaklı pek çok masal pek çok olay yaşanıyor. Yeşil uyku şurubu, Bünyamin'in bulduğu uğursuz para, pi'nin 666 basamağıyla aktifleşen şifreleme ekipmanı, geleceği gösteren ayna, cıvalı zarlar gibi eşyalar var. Teşkilat-ı İstihbarat-ı Hümayun ve dilenciler loncası gibi mistik mekanlar var. Efrasiyab, Alibaz, Zülfiyar, Kubelik, Vardapet, Alemsattı, Hınzıryedi, Gazanfer, Ebrehe vee tabii ki de Uzun İhsan Efendi gibi enteresan karakterler var. Tüm
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam
Korkuyu Beklerken
6/10
·202 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:02
Merhabalar bugün sizlere okuma grubumuzda çekilişle çıkan iki kitabın ilk ile geldim. İkincisi Sinan Akyüz'den Fidan Hanım bundan sonra hemen ona başlıyorum. Neyse size hemen bu kitaptan bahsedip kaçıyorum. Bence Korkuyu Beklerken hakkında en ilginç şey, kitabın "korku"yu anlatmaktan çok, beklemeyi anlatmasıdır. İnternette çoğu yorum, kitabın bireyin yalnızlığına, yabancılaşmasına ve toplumla kuramadığı ilişkiye odaklanır. Bunlar doğru tespitlerdir; fakat bana göre Atay'ın asıl başarısı başka bir yerde gizlidir. Kitaptaki karakterler, büyük felaketler yaşamazlar. Onları tüketen şey, olacak sandıkları şeylerdir. İnsan zihni bazen gerçeklerden değil, ihtimallerden yorulur. "Acaba?" diye başlayan düşünceler, yaşanmamış olayları bile yaşanmış kadar ağır hissettirebilir. Bu yüzden kitabın adı sadece bir öykünün değil, modern insanın ruh hâlinin de özeti gibidir. Bir başka dikkat çekici yönü ise Atay'ın okuruna güvenmesidir. Duyguyu açıklamaz, öğretmez, parmağıyla göstermez. Boşluklar bırakır. O boşlukları kendi korkularımızla, kendi yalnızlığımızla doldururuz. Bu nedenle aynı kitabı yirmi yaşında okuyan biriyle kırk yaşında okuyan biri bambaşka satırların altını çizer. Ayrıca kitapta sıkça hissedilen ironi de sadece güldürmek için değildir. Atay'ın mizahı, acıyı hafifleten bir araç değil; tam tersine, acının ne kadar derin olduğunu daha görünür kılan bir aynadır. Gülümsettiği anda bile insanın içinde ince bir sızı bırakır. Belki de kitabın en çarpıcı cümlesi hiç yazılmamıştır: İnsan bazen korktuğu şey yüzünden değil, korkusuyla baş başa kaldığı için yorulur. İşte Korkuyu Beklerken bana bunu düşündüren bir kitaptır. Okudukça hikâyelerin karakterlerinden çok, kendi iç sesimizi duymaya başlarız. Bu yüzden kitap bitse bile, insanın içinde uzun süre devam eder. Modern insanın
Öykü
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
1. Bölüm: Annenin Kendini Tanıması Yazar, birçok annenin çocuk yetiştirmekte zorlanmasının nedeninin çocuk değil, annenin kendi ruhsal yükleri olduğunu söyler. Anne; Çocukluğunda yeterince sevgi görmemiş olabilir. Kendini değersiz hissedebilir. Eşinden destek almıyor olabilir. Sürekli yorgun ve umutsuz olabilir. Bu durumda çocuk eğitimi de zorlaşır. Çünkü: "Umudu kalmamış, yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu eğitmesi hemen hemen imkânsızdır." Kitabın önemli mesajlarından biri şudur: Mutlu anne = Güvenli çocuk 2. Bölüm: Neden Bazı Anneler Annelik Yapamaz? Yazar burada sert bir eleştiri yapmaz; aksine anneleri anlamaya çalışır. Anneliği zorlaştıran sebepler olarak: Desteksizlik, Yalnızlık, Eşle yaşanan problemler, Teknoloji bağımlılığı, Düzensiz yaşam, Tükenmişlik, gibi faktörlerden söz eder. Kitaba göre anneler çoğu zaman kötü oldukları için değil, yoruldukları için yanlış davranırlar. 3. Bölüm: Anne-Çocuk Bağlanması Kitabın en önemli bölümlerinden biridir. Adem Güneş'e göre çocuk ilk yıllarda annesiyle kurduğu bağ sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Çocuk; Ağladığında karşılık buluyorsa, Korktuğunda sığınacak bir limanı varsa,
Annelik SanatıAdem Güneş · Nesil Yayınları · 20131,266 okunma
7 Ekime Giden Yol
Puan vermedi·312 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:37
7 Ekim’e Giden Yol, Nekbe’den itibaren Filistin’de ortaya çıkan siyasi ve dini hareketleri, bu hareketlerin geçirdiği dönüşümleri, ideolojik duruşlarını ve yaşadıkları kırılma noktalarını ele alarak sürecin nasıl 7 Ekim’e uzandığını gözler önüne seriyor. Kitap; Filistin’deki iç ve dış dinamikleri, Hizb-ut Tahrir, İslami Cihad ve Hamas gibi yapıların kuruluş süreçlerini ve zaman içerisindeki gelişimlerini geniş bir kaynakça eşliğinde inceliyor. Bununla birlikte İran Devrimi’nin bölgeye etkisi, Arap Baharı’nın doğurduğu siyasi sonuçlar ve özellikle İkinci İntifada sonrasında Gazze’de yaşanan değişimler de sebep-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendiriliyor. Yazar, 7 Ekim’e giden yolu yalnızca tek bir olayın sonucu olarak değil; yıllara yayılan işgal, direniş, siyasi ayrışmalar, bölgesel dengeler ve toplumsal dönüşümler üzerinden okumaya imkân tanıyor. Bu yönüyle kitap, Filistin meselesinin yakın dönem iç dinamiklerini anlamak isteyenler için giriş seviyesinde fakat kapsamlı bir başlangıç metni niteliğinde. Filistin’deki hareketlerin tarihsel arka planını, birbirleriyle ilişkilerini ve bugüne uzanan etkilerini anlamak isteyen okuyucular için faydalı bir eser.
1000Kitap
Yedi Ekim’e Giden YolErik Skare · Kutadgu Yayınevi · 202511 okunma
Türkiyede neden cinayet kitapları popüler değil yaa
10 / 6 veya 7 Öncelikle mükemmel bir katil karakter varken sikik bir kurban tarafından anlatılan bölümler var Sadece katilin ağzından anlatılsa müq olacaktı Noa karakterine sinir oldum lan Kızın saçlarını süpürge yerine kullanıp yatağa bağlıycaktım en son Katil karaktere aşık oldum bu arada bu yüzden 7 puanı hak etti
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian · 20241,748 okunma
Reklam
Reklam