Öncelikle her kese merhabaaa değerli okurlarr
Bu gün size Beyza Alkoçun kaleme aldığı Kalp muhafızından bahs etmeğe geldim.
Öncelikle kitabın konusundan bahs edelim.
Kendi dilimdenn
Kehanetin bebeği Sara, bir kolyele sahipdi.
Koly değerliydi bu yüzden kral hem kızını hemde kolyeyi koruması için 7 muhafızı görevlendirir. Muhafızların lideri diğelim, o Hazar
Düşman Sara'yı bulmadan buralardan gitmesi gerekir
Ve bu süreçde başına gelen olayları anlatır kitab
Eğer krallık, kılıç gibi şeyler seviyorsanız, şans verin pişman olmazsınız
İyi okumalarrrr
Kalp MuhafızıBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20232,870 okunma
Her kitabı bitince durup düşünürüm; bu kitap bana ne kattı diye…
Bu kitap ise 0-7 yaşın bir insan, bir birey olmak için ne kadar önemli olduğunu, bir çocuk için en önemli şeyin annesi babası olduğunu öğretti.
Gerçek bir psikoterapi yöntemi ile bir hayatın değişmesi…
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
𓂀 𝕊𝕖𝕝𝕒𝕞𝕞𝕞 𓂀
Öncelikle hayırlı bereketli cumalarımız olsun degerli dostlarım...
Şahane bir kitapla tanışmaya hazır mısınız?
Bugün size @ciniusyayinlari ‘ndan çıkan @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ‘ın etkileyici kaleminden #benkalbinbilir kitabının yorumu ile geldim...
#kitapkonusu
Türkiye'nin köklü basın grubu
Zirve 'nin magazin bölümü olan Nilüfer Dergisi kadınları ve onların birbirinden farklı hayatlarına yolculuk ettiğimiz yüreğinizi sıcacık yapan dostluğu, aile bağlarını ve insan ilişkilerini konu alan bir kitap BEN (kalbin bilir).Onaltı karekter beşyüz sayfa olması gözünüzü korkutmasın.Nasıl başladı nasıl bitti anlayamayacaksınız bile. Çünkü her bir karakterde kendinizden bir parça bulacaksınız.Okurken duygu değişiklikleri yaşayacak, ağlarken gülecek gülerken düşüneceksiniz...
#kitaphakkındadüşüncelerim
Ben BEN’i (kalbin bilir) çok sevdim.
En çokta SEN’i sevdim sevgili @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ... Naifliğini,dostluğunu,okuruna olan desteğini ve daha anlatmaya kelimelerin yetmediği bir dolu özelliğini.Çok teşekkür ediyorum bendeki gerçek BEN’i ortaya çıkardığın, gücüme güç kattığın için.
İYİKİ yollarımız kesişti, İYİKİ aynı gün dogduk size dair çokça İYİKİlerim var. Rabbim ayağınıza taş gözünüze yaş değdirmesin kaleminiz hep daim olsun inşALLAH...
Dipnot : Kitap 3 seriden oluşacak. BEN’le başlıyor SEN’le devam ediyor BİZ’le bitiyor. SEN’de ve BİZ ‘de görüşmek dileğiyle. Tavsiye etmiyorum kesinlikle okuyun diyorum gerçek BEN’i bulmanız için...
#alıntılar
𓂀 ‘Her şeyi çok fazla ciddiye alarak yaşarken, yaşamayı atlıyoruz.’ (48)
𓂀 ‘İnsanın 'evi' kalbidir.’ (158)
𓂀 ‘İnsan en çok kendine yabancıdır.
Güneş çıktığında 'gölgeler de' aydınlanır’
Stephen, Çeliğin Azizi adı verilen tanrının paladinidir. Paladinler tanrılarına hizmet eden bir tür şövalyelerdir. Çeliğin Azizi yaklaşık 3 yıl önce aniden ve beklenmedik bir şekilde ölür. Tanrının paladinlerinin bir kısmı ya delirmiştir, ya kendini öldürmüştür ya da bir şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı yedi paladin becerir ve bunlardan biri de Stephen'dir.
Tanrısız kalan paladinlere Sıçan tarikatı kucak açar ve paladinler hayata tutunmak için bir amaç elde ederler. Tanrısının ölmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Stephen, kendine bir amaç edinememiştir. Ruhundaki boşluğu dolduramadan hayatına boş bir kabuk olarak devam eder. Ta ki Grace ile karşılaşana kadar.
Grace, Analık haydutlarından kaçarken kendini paladinin kolları arasında bulur ve ikili bu şekilde bir tanışma yaşarlar. Grace bir parfümcüdür ve Stephen'in kokusuna hayranlık duyar. İnsanın aklına erkek kokusu denilince odunsu ve baharatlı bir koku düşer. Ne var ki Stephan sadece zencefilli kurabiye gibi kokar. :D
Bu ikili bir araya gelince siz düşünün gerisini. Gerçekten bu kadar güzel uyumlu, birbirini tamamlayan bir çift çok ender bulunuyor kitaplarda. Ben diyaloglarını okurken hep bir tebessüm eşlik etti bana.
Stephen'in korkularını yıkması, Grace'in artık kaçarak bir yere varamayacağını anlaması ve en sonunda da birbirlerine teslim olmaları çok güzel işlenmişti. :')
7 puan vermemin sebebi ise aksiyonun yok denecek kadar az olmasıydı. İşin içinde tanrılar olunca ben beklentiyi biraz yükselttim sanırım. Ama ona rağmen kitap su gibi aktı. Rs döneminde olduğum şu günlerde bana ilaç gibi geldi. :')
2.kitap çıkmak üzereymiş, çıktığı gibi alıp okumayı planlıyorum. Çünkü bu ikilinin başına neler gelecek merak içindeyim.
Kitapla kalın.
Həqiqətin paradoksundan çıxış ederək onun həll yoluna qarşı yaranmış vəziyyətlər silsiləsi. Yazıçı bu kitabında “qəddarlığı” sadist bir hərəkət kimi deyil, reallığın ən çılpaq və dəyişməz forması kimi müəyyən edir. Həyatın ən adi həqiqətləri belə, insanın rahatlıq zonasını pozduğu üçün bu prinsip altında qəbul edilir. İnsanın elə bir zaman dönümü olur ki, bəzən həmin "qəddarlıq" stiuasiyasından kənara çıxmadan həyatın mənasını dərk edir və ondan nəticə çıxarır. Bəzən isə belə bir nəticəni əldə etməyən insanlar vardır.
Bu araşdırmada Clement Rosset, insanların həqiqətə göz yummağını və onunla üzləşməkdənsə, təsəlliverici yalanlara əl atmağı üstün tutduqlarını tənqid edir. Baxın, həmin o "qəddarlıq" stiuasiyasını özünə bəraət qazandıranların paradoksu tam şəkildə elə budur. Kitabın ilk girişində həmin bu mövzuya uyğun belə bir sitat verilmişdir;
"Hakikatin zalimliğini, gerçeğin pürüzlerini gidermeyi amaçlayan her şeyin kaçınılmaz sonu; nedenlerin en muhteremi olarak girişimlerin en dâhiyane olanının saygınlığını yitirmesidir." səh.7
Bu fəlsəfi kitabı mən, Sigmund Freud-in Uygarlığın Huzursuzluğu əsərinə çox bənzətdim. Orada isə əksinə olaraq, ümitsizliyin paradoksu öz əksini tapır. Bir çox filozoflardan sitatlar gətirilən bu kitabda ən çox Paul Valery -nin sitatını bəyəndim, deyir ki;
"Ruhumdan bir idol yarattığımı itiraf ediyorum, lâkin başka bir idole hiç rastlamadım.” səh.40
Qısa amma dərin fəlsəfi mahiyyətini qoruyan bir kitabdır. Oxumanızı tövsiyyə edirəm.
Nerden başlasam bilemiyorum.
Öncelikle 336 sayfalık kitap 200 sayfa olabilirdi ve puanım üçten altılara kadar çıkabilirdi. Neden böyle söylüyorum. Çünkü karakterlerin hissetmiş oldukları duyguları çok fazla betimledi ve beni empati kurmaktan kopardı. Kitabı bi kere yarım bırakıp araya başka bir kitap alarak bitirdim, yoksa bitiremezdim. Olay güzel, mahalle sıcaklığı hissediliyor fakat kitap kapağında da olan 2 genç dışında yan karakterlerin hikayelerine çok değinilmedi diye hatırlıyorum. Oysaki o mahalleyi sıcak hissettirmek bence bu şekilde olurdu o zaman da puanım 7-8 olurdu :)