İncil'den bir âyet...
Kendi kalbini dikkatle araştır, çünkü yaşamla ilgili çözümler oradan kaynaklanır.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Sizi Sınırlayan İnançlardan Kurtulmanın 12 Yolu
1. Sınırlayan inançlarınızın farkına varın. Onları ancak belirlediğiniz sürece değiştirebilirsiniz. 2. Aklınızın karşısında durun. Ne zaman aklınızın "Yapamam!" dediğini veya davranışlarınızı ve inançlarınızı sınırladığını fark ederseniz, bilinçli bir şekilde "Evet, yapabilirim," deyin ve buna inanın. Bu kalıbı kullanmaktan vazgeçerseniz, gittikçe etkisiz hale gelecektir. 3. Her konuda olabildiğiniz kadar esnek olun. Gelecek gün de dahil. Gününüz için istediğiniz her şeyi yaratabilirsiniz. 4. Dürtülerinizi harekete geçirin. Kendinize, sınırlayan inançlarınızın sizi yapmaktan alıkoyduğu ne yapmayı istediğinizi sorun. Gerçekten yapmak istediğiniz şeyi bildiğiniz anda, değişim için dürtüleriniz harekete geçecek. 5. Bu inancı artık "istemiyormuşsunuz" gibi davranın. Bir yere kadar hepimiz aktörüz. Doğal bir hal olana kadar, öyleymiş gibi yapın. 6. Onaylar ve pozitif görseller kullanın. Her ikisi de sınırlayıcı inançlardan kurtulmak için birebirdir. 7. Beğendiğiniz veya onun gibi olmak istediğiniz biri üzerinde davranışınızı belirleyin. Onlardan size yardımcı olmalarını isteyin. Görüşün. Onlar sınırlayıcı inançlarından nasıl kurtulmuş, öğrenin. 8. Mutlu, pozitif ve ilham verici insanlarla birlikte olun. Sınırlayıcı inançlarınıza eklemeler yapacak olumsuz insanlarla olmaktan daha sağlıklıdır. 9. Risk alın. Her hafta daha önce hiç yapmadığınız bir şey yapın, sizi gerçekten zorlayacak bir hedef belirleyin. Küçük adımlar atmaya başlayın. 10. Acınızı ortaya çıkarın. Davranışınızı değiştirmemenin bedelini düşünün. Patronunuzla bir sene daha çalıştığınızı veya şu an yaşadığınız kötü ilişkiyi sonsuza kadar sürdürdüğünüzü hayal edin. 11. Yaşam hedefinize ulaştığınızı hayal edin. Başardığınızda kendinizi nasıl hissedeceksiniz? Başarılarınızı düşünmek, sizi değişime itecektir. 12. Bu
Sayfa 36·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi içinde yandığımız. Artık şüphedeyiz, canları yare ulaştıran bir sel miydi aşk, şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi?! Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesi miydi?! Ömrüm! Öncesinde senin aşkın yoksa neye yarar ölüm!
Bakmayın siz perdeleri çekilmiş odaların loş ışıklarındaki hayatların ne de güzel olduklarına; nice üşüyen hayaller vardır perdelerin arasından süzülemeyen. Bir ucu hasret gecesine açılır, diğer ucu hüsran gündüzüne.
Hümeze Suresi
Bismillâhirrahmânirrahîm 1-​Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi ve ayıplamayı alışkanlık edinenlerin vay haline! 2-​O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur. 3-​Malının kendisini ebedi kılacağını (asla ölmeyeceğini) sanır. 4-​Hayır, andolsun ki o, Hutame'ye (cehenneme) atılacaktır. 5-​Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin? 6-​O, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. 7-​Öyle bir ateş ki, tırmanıp kalplerin ta içine işler. 8-​Şüphesiz o ateş, onların üzerine kapatılacaktır. 9-​Kendileri de uzatılmış direklere bağlanacaklardır.
Din
Bir okurum yorgun anne sendromunu nasıl atlattığını şöyle anlattı
1. “Çocuk da yaparım kariyer de demedim, ayağıma gelen kariyer tekliflerini reddedip, işimi çocuğuma daha çok vakit ayıracak seviyede tuttum.” 2. “Ev işlerini, yemeği takıntı haline getirmedim. Tabii ki çocuk düzenli ve temiz bir ortamda sağlıklı olur ama ben sürekli temizlik ve yemek yapan ve bu nedenle çocuğuna vakit ayıramayan gergin anne olmak istemedim. Ev işleri için yardım aldım; eşimle bazı sorumlulukları paylaştık.” 3. Mükemmel anne olma takıntımı geride bıraktım ve oğluma da mükemmel olmadığımı, ama onu çok sevdiğimi, onu istemeden üzersem duygularını ifade etmesi gerektiğini anlattım.” 4. Annemden öğrendiğim gereksiz hijyen takıntısını bıraktım; çamurla da oynadık, yerlere de yattık, bol bol doğaya çıktık. Okuldan üzeri kirli geldiğinde onu, ‘Bugün oldukça eğlenmişe benziyorsun,’ diye karşıladım.” 5. Tüm arkadaşlarım, ‘Birinci sınıf korkunç yorucu ve gergin geçiyor, her gün evde ödev kavgası ediyoruz,’ deyince (maalesef eğitim sistemimiz içler acısı) ev almaktan vazgeçip özel okula yazdırdım.” 6. Evde onun annesiyim, öğretmeni değil. Ders konusunda onunla tartışmadım; ödevlerin onun sorumluluğu olduğunu anlattım.” 7. Onu, benim istediğim değil, kendi istediği faaliyetlere yönlendirdim; bir müzik aleti ve bir spor dalı ile ilgilenmek onu daha özgüvenli yaptı.” 8. Oynadık, oynadık, oynadık; karanlık korkusunu aşmak için ona oyuncak bir gece görüş gözlüğü aldım ve tüm ışıkları kapatıp hazine avına çıktık. 9. Program takıntısını bıraktım; şu saatte şunu yemeli, şu aya kadar dışarı çıkmamalı vb. ‘Çocukla seyahate çıkılmaz,’ tabusunu bıraktım; beş günlükten itibaren dağ bayır gezdik. Onun benim devamım değil, ayrı bir kişi olduğunu kabul ettim. Bir gün, ‘Ben üşüdüm, sen de yelek giy,’ deyince, ‘Anne, ben sen değilim,’ dedi. O gün kafama dank etti.” 10. “En