Walden Gölü’nde 28 Dolarlık Kulübe!
8/10
·352 syf.··
2026 65. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:23
Hayatımızı yaşamak için mi çalışıyoruz, yoksa çalışabilmek için mi yaşıyoruz? Thoreau’nun cevabı kulübesinde saklı: 28 dolar 12,5 sent. O gün yaklaşık bir evin maliyeti 750-800 dolar imiş. Bir şeyin gerçek bedeli nedir? Thoreau’nun en sert cümlesi: “Bir şeyin bedeli, onun karşılığında vazgeçtiğiniz yaşam miktarıdır.” Fiyat etiketine değil, şuna bak: Kaç saat çalıştım? Kaç günümü verdim? Hadi bir telefon hesaplayalım. 2026 Türkiye’de üst segment bir cihaz: 50.000 TL. kabul edelim. Asgari ücretle çalışan biri bu telefon için 2,5 ay harcıyor. 70-75 gün. Bir telefon için! Kamerası İçin hafızası için… İki yıl sonra değeri yarıya düşecek, güncelleme almayacak, düşünce kırılacak bir cihaz için. Buna değer mi? Peki ev hanımının emeği? Yemek, temizlik, çocuk bakımı, duygusal emek… Piyasada karşılığı var mı? Mesele para değil. Mesele zaman. Mesele ömür. Annelerimizin kutsal emeğini düşünün! Thoreau yılda sadece 6 hafta çalışıyordu. Kulübesini yaptı, küçük bir fasulye tarlası ekti, 6 haftada yıllık ihtiyacını çıkardı. Geri kalan 46 hafta okudu, yazdı, yürüdü, gökyüzünü izledi. Gerçekten yaşadı. Bugün çoğumuz yılın 48 haftasını çalışıyor, kalan 4 hafta da (hatta çoğumuzda 2-3 hafta izin) yorgunluğumuzu gidermeye çalışıyoruz. Buna “tatil” diyoruz. Thoreau buna “sessiz çaresizlik” diyor: “İnsanların büyük çoğunluğu sessiz bir çaresizlik içinde yaşar.” Bu kitap 1845’te yazıldı. Minimalizmle ilgisi? Minimalizm “eşya azaltmak” değil, “ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğunu fark etmek”. Thoreau’nun kulübesinde üç sandalye vardı: biri yalnızlık için, ikisi dostluk için, üçü toplum için. Penceresi büyüktü – manzaraya ihtiyacı vardı, perdeye değil. Bugün büyük evler, küçük pencereler. Çok eşya, az zaman. Borçla aldıklarımıza hizmet ederken ömrümüzü tüketiyoruz. Soru şu: Buna
WaldenHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20222,128 okunma
10/10
·352 syf.··
2021 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2021 00:00
Çok okunan distopya tarzı kitaplardan 1984. Yazarın diğer kitabı Hayvan Çiftliği gibi bu da sol karşıtı propagandalarda kullanılmış. Halbuki yazar sol karşıtı değil tam aksine solcudur. Yazarın kitaplarında eleştirdiği şey Stalinizm ve sol içi eleştirilerdir. Bildiğiniz gibi sol kendi içinde birçok fraksiyona da ayrılmış bir görüş. Herneyse totaliterliği, bağnazlığı eleştiren bir kitap. Yazdığı şey bir bakıma günümüzde de olan bir olay. Özellikle teknoloji geliştikçe daha da beteri olabilir. Bugün elinizde tuttuğunuz cihazlar herşeyinizi izleyebiliyor. Nerede olduğunuzdan, ne yaptığınıza kadar. Şuan için bu teknoloji şirketleri kendilerini devletlerden korumaya çalışsa da bunu ne kadar başarabilirler bilinmez. Yani geçmişden gelen bir uyarı gibi kitap. Yazılalı 70-75 yıl kadar oluyor. Teknolojik öngörü açısından zayıf kitap. Bugün ulaşılan teknoloji kitaptakinden çok daha ileri.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·304 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 14:24
Annesinin daha küçükken 'sinekkuşu' yakıştırmasının, ömrü boyunca hakkını veren bir adam Marco Carrera. Kardeşlerinin aksine ne fiziksel ne de duygusal olarak başına gelen her bir olaydan, felaketten, acıdan kaçmayarak, sebat ederek, çabalayarak, direnerek ama aynı zamanda kaderin her bir cilvesini iyisiyle kötüsüyle kabul ederek olduğu yerde kalır - aynı bir sinekkuşunun tam olarak olduğu yerde saniyede 70 kere kanat çırpması gibi. Bu, fiziksel bir durağanlık; çünkü ebeveynlerinin Roma'nın Savonarola meydanındaki ve Floransa'daki yazlık evlerini satmayarak, daha doğrusu satamayarak, aile mirasını tek başına korur. Kendi ailesini yine doğduğu topraklarda kurar. Bu, aynı zamanda zamansal bir durağanlık; çünkü gençlik yıllarında hayatına giren Luisa'ya duyduğu sevgi, onu hayatı boyunca takip eder; aynı Floransa'daki yazlık evlerine taşındıkları haliyle, hep o yaşlarıyla, tamamlanması hiç bir zaman mümkün gözükmeyen eylemlerle, hiç bir zaman ifade edilemeyecek sözcüklerle. Bu, duygusal bir durağanlık; çünkü ne annesinin ıstırabının, babasının kızgın sessizliklerinin tanığı olur, ne de aralarındaki bağırışlardan veya kavgalardan etkilenir. Onları duygusal olarak anlasaydı da ne kadar yardımı olurdu o aileyi bir arada tutmaya, bilinmez. Irene'nin kendini Girdap'ın kollarına iten gerçek itkiyi de göremez. Kardeşi Giacomo'nun kendisinden dolayı sandığı uzak kalışının altındaki nedenleri de anlayamaz. Luisa'ya sevgisi de apayrı bir duygusal tutunuşluk, kalışlık. İnsanlığın ortak duygu mirası, Marco Carrera'yı saran kayıplar, kopuşlar, acılar, biten/bitemeyen/başlayan ilişkiler, başlangıçlardan dolayı onu çok iyi anlamamızı sağlıyor. Kurgusu sağlam, onu bir kurgu kahramanından çıkarıp sıradan bir insan haline getiriyor. Sıradan gözüken mektuplaşmalar, e-postalar, telefon
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,076 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 03:02
Kendinin Ağacı/ Seyyidhan KÖMÜRCÜ Kitabı kitap dostum, sevgili @filiz_fidanoglu hocamın tavsiyesi ve tavsiye ile yetinmeyip hediye etmesiyle elime geçti, okudum. Böylesine bir şairle beni tanıştırdığı için kendisine çok teşekkür ediyorum. Kitabın son şiirinde ‘kitap bitti’ ibaresi vardı; fakat bence bu kitap hiç bitmeyecek. Her sonu bir başlangıca dönüşecek ve tekrar tekrar okuyacağım bir eser olarak bende kalacak. Bana bunu söyleten şey nedir, inanın bilmiyorum. Demek ki akılla değil, kalple ilgili bir şeyler var; sadece okuyasım geliyor. dedim ki neresinde kaldığını unuttun kitabı okuma.../Syf.11 Ağlayarak uyanan kaç kişi kaldı/ağlayarak uyanıyorsun çoğu zaman/Syf.13 Herkesin herkesten biraz almak istediği bu çağda/ sen birinin her şeyi olmak istiyorsun/ birinin/ ama her şeyi/Syf.13 İnsan bir şeyi bir kere başka görür/ sonrası hep bakmak/Syf.15 Ben her şeyi bir kişi okusun diye yazdım/Syf.16 bir gün dedim ki kendime bir gün bir gün dedim ki babama kendimin ağacı oldum ben kendi kendine bir ağaç nasıl oluyorsa öyle/Syf.18 seni hiç seni çok fotoğrafta gördüm üç ay çok güzel üzgün üç ay herkesle herkes/Syf.27 birine bakmıştım deyip içine girdiğim yüzlerden biri yokmuş içinizde diyerek çıktım
Kendinin AğacıSeyyidhan Kömürcü · Everest Yayınevi · 20201,654 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma