Aziz ŞEKER

Aziz ŞEKER
@76mavi
edebiyat sosyolojisi
Bağımsız Araştırmacı
Üniversite
Anadolu
İstanbul
12 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
“Sen çok sevdiğin için günahların da bu oranda bağışlanacak…”
Sayfa 591 - Remzi Yayınevi
Reklam
Yalancı Tanıklar Kahvesi...
Puan vermedi
“Anadolu’da bir kentte, Adliye Sarayı’nın karşısında ‘Yalancı Tanıklar Kahvesi’ varmış! Yalancı tanık arayan iş sahibi gidip biriyle anlaşır, duruşmaya çıkarırmış…” Vedat Türkali, Cumhuriyet tarihinde Türk edebiyatının doruklarında gezinen bir romancı. Aynı zamanda aydın. Türkali ismi geçtiğinde okur, İstanbul şiiriyle başlayarak aşkların ve mücadelenin geçtiği romanlarında bir anda gezinmeye başlar. Ve Ülke meselelerine değindiği romanlarında bedel ödeyenlerden devlet birey çelişkisini yaşayan insanlara, yolunu arayan muhalif yalnızlara, mükâfatını alanlara, yenilenlere, aldatılanlara, aşk yaşayanlara, şiddet görenlere, kullanılanlara, aydın cinayetlerine... kadar çok sayıda olay etrafında renkli roman kahramanlarıyla tanışma olanağına sahip oluruz. Roman kahramanı Muhsin'e göre, “Muhsin. Bildi bileli tek egemen, babasıydı ortalıkta. Küçüklüğünde korkardı; lise yıllarında önce gizliden, sonra açık direnmelere başladı. Anneannesinin, daha küçük yaşlarında var olduğunu duyumsadığı, damadına karşı güvensizlik, onda giderek nefret duygusuna dönmüş; gözünün önünden bir türlü kaybolmayan, annesinin tekme tokat dövülmesi olayıyla da karışınca babasına karşı ağılı tohum günden güne boy atmaya başlamıştı içinde. Direnmeler o tohumun ürünleriydi” (s. 116). Erken bitmiş bir nehir roman. Romanda sözün özü: “herkesin derdi kendiyle…” Reyhan Almanya’dan dönüp Muhsin’e uğradığında Ankara’da Mülkiyeliler’deki görüşmelerinden çıkan sonuçtur bu... Yalancı Tanıklar Kahvesi 12 Eylül’ün oluşum dinamiğinin görülmesi, topluma ve bireye yansımaları açısından birçok özelliğiyle okunması ve tartışılması gereken nehir bir roman. Üstelik yazarın diğer kitapları arasında mekânın Ankara olduğu tek roman...
Yalancı Tanıklar KahvesiVedat Türkali · Turkuvaz Kitap · 01,217 okunma
“…düşündüklerini gerçekleştirmek için daha fazla beklemek istemedi; gecikmesinin dünyada bir eksiklik doğurduğunu düşünerek acele ediyordu; karşı koyulacak saldırılar, düzeltilecek hatalar, giderilecek haksızlıklar, cezalandırılacak suçlar, ödenecek borçlar çoktu...”
Sayfa 55 - YKY
Akışkan Aşk
Puan vermedi
Söylenmemiş hakikatlerin kalmadığı dünyada belki de aşk ve ölüm insan yaşamının en trajik yanı. Bauman’a göre sevmeyi de ölmeyi de öğrenemeyeceğimize göre aşk ve ölüm, vaktinde ve zamanında insanı yakalar; ne zaman meydana geleceğini bilemeyiz. Ne zaman gelirse gelsin, sizi hazırlıksız yakalar. Gündelik kaygılarınızın göbeğinde, aşk ve ölüm ab nihilo -hiçten- ortaya çıkar (s. 18). Öte yandan alçak gönüllülüğün ve cesaretin beslediği aşk söz konusu olduğunda eros yeni tartışmalara kapı aralar. Düş kırıklığı, sahiplenme, iktidar, kaynaşma hepsi bir arada aşkı, belirsiz ve nüfuz edilemez bir gelecek üzerindeki ipoteğe dönüştürür. Hal böyle iken Bauman aşkı tüketim pazarı öngörüsü ile ele alır. İşte bu pazarda “insanlar partner ararlar ve kırılganlığın tedirginliğinden kaçmak amacıyla ‘ilişkilere girerler’, ama sonunda öncekinden daha can sıkıcı ve çetin kırılganlıklarla karşılaşırlar. Kırılganlığa saptanan/umulan/beklenen sığınağın aile ocağı olduğu defalarca ortaya çıkar…” (s. 44). Ve hayat yeni başlangıçlar için tohumlarını içinde taşır...
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Puan vermedi
...kadın öykü kahramanlarının gerçek yaşamlarından süzülüp gelen deneyimlerine, tanıklıklarına, yüzleşmelerine, acılarına, hayat ile baş etmelerine ortak ediyor yazar, okurlarını. Zeliş, Aliye Sel, evine masallar taşıyan Sevim, Funda, Ayşe, Meryem, Demet... çocuklar, anneler, büyük anneler ve cinsiyetçi duvarlarla örülü yaşamlarından nefes almaya çalışanlar... erkekler görünmüyor bu kitapta, olanlar da kriz halindeki kimlikleriyle ifşa ediliyor... doğrusunu söylemek gerekirse, Zeynep Baki, bu kitapta erkek egemen bir toplumsal yapının analizini kadınları odağa alarak yapıyor ve her derdin başı yoksulluk sosyal probleminin insan kişiliğine nasıl sindiğini öykülerinde örnekliyor... ...sesi duyulmayanların ikametgâhı, aynı zamanda kötü bir şey olduğunda ilk bakılacak yer olan Kale Mahallesi kadınlarının yaşam gerçekleri, gülerken gözleriniz de doluyor... feminist edebiyat eleştirisi açısından ele alınacak ve kurgusuyla heyecan veren bir yapıt...
Güzel Kadınlar Çabuk TükenirZeynep Baki · Paris Yayınları · 202452 okunma
Reklam