Anlaşılmadığını, görülmediğini kabullenmiş bir suskunluk ve bunun kaçınılmaz acı sonu.
Uysal Kız, sonunun nasıl bittiğini baştan söylese bile, bu sona neden gelindiğini merak ettirerek okutan bir kitap. Okur, sonucu bilse de sebeplerin ağırlığıyla sayfalar arasında ilerliyor.
Kocası sevgiyi susmak ve saygı olarak görürken, aslında hayat arkadaşını ne kadar derin bir yalnızlığa ve sessizliğe ittiğini fark edemiyor. Fark ettiğinde ise artık çok geç oluyor.
Bu kitap, verilecek sevginin bir zamanı olmadığını; ertelenen, söylenmeyen ve gösterilmeyen sevginin insanı nasıl yavaş yavaş tükettiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kitabın sonunda ise sevdiklerimize sevgimizi açıkça göstermenin ve söylemenin ne kadar değerli olduğunu, sessiz ama sarsıcı bir şekilde hatırlatıyor.
Ve adamın çaresizliği şu satırlarda yankılanıyor:
"Güneşin evreni canlandırdığını söylüyorlar, güneş doğunca ona bir bakın bakalım, ölü mü değil mi? Her şey ölü, her yer cesetlerle dolu. İnsanlar yapayalnız, çevrelerini sessizlik sarmış, alın size dünya!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kadın Beyni Erkek Beyni Kendi cinsiyetimizden farklı olarak beynimizdeki cinsiyetin de önemli bir yere sahip olduğunu bu tartışmaların aslında hatrı sayılır nedenleri olduğunu kitabı okuduğumuzda çok net anlıyoruz.
Karşımızdaki kişiyi anlamak için onun baktığı açıdan bakmanın önemli olduğu kadar beyninin cinsiyetini hesaba katarak da bakmak çok önemli olduğunu yazar çok net vurguluyor ve nedenlerini bilimsel ve anlaşılır tarzda açıklıyor
Kitabı okurken hiç sıkılmadan merakla okudum.Kesinlikle her bireyin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Kitabın sonunda kendi beyin cinsiyetinizi öğrenebileceğiniz gibi iki cinsiyet için farklılıklar söz konusu olduğunda bunun nedeninin ne olduğunu da görebileceksiniz.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar Serkan Karaismailoğlu