9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 202. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 13:08
İskender Pala tarafından kaleme alınan Abum Rabum, Hz. İbrahim’in hayatı ve mirası etrafında şekillenen, polisiye ve casusluk unsurlarıyla harmanlanmış tarihi bir roman. ​Kitabın Özeti ​Tokyo’da bir üniversitede çalışan Japon Sümerolog Keiko’nun gizemli bir cinayete kurban gitmesiyle başlar. Keiko’nun üzerinde bulunan ve şifreli mesajlar içeren bir tablet, uluslararası istihbarat servislerini (CIA, Mossad, MİT) örgütleri harekete geçirir. ​Olayların merkezinde, bir dinler tarihi asistanı ve Sümerolog olan Selim ile emniyet istihbaratından Alperen yer alır. Hikaye, İstanbul'dan Şanlıurfa'ya, Harran'dan Kudüs'e ve Mısır'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada geçer. Hz. İbrahim’e ait olduğu düşünülen ve dünya dinlerini birleştirebilecek ya da kaosa sürükleyebilecek "Abum Rabum" (Yüce Baba) gizemini çözmeye çalışırken kendilerini büyük bir küresel güç savaşının içinde bulurlar. ​Hz. İbrahim'in Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet için ortak bir ata olması gerçeğinden yola çıkarak, dinlerin kökenini ve bu ortak mirasın günümüz siyaseti üzerindeki etkisini sorgular. ​ İskender Pala, klasik polisiye kurgusunu akademik bilgiler ve dini kıssalarla ustalıkla birleştirmiştir. Kitapta yer alan Sümer tabletleri, arkeolojik buluntular ve ezoterik bilgiler okuyucuya bir yandan macera sunarken diğer yandan bilgi aktarır. ​ Kitap, Ortadoğu üzerindeki güç oyunlarını, "vaat edilmiş topraklar" idealini ve küresel örgütlerin dinleri nasıl birer kontrol aracı olarak kullanmak istediğini eleştirel bir dille ele alır. ​Kitaptan Alıntılar ​"İbrahim'in alevleri arasından sonsuzluğa açılan bir dehliz gibi..." ​"Kulluk tek İlah'adır, O'na karşı gelme!" ​"Peygamberler çağını artık kapatmalıyız; aksi takdirde gelecek kuşaklar bizimle aynı insanlar olmayacak..." ​"İman ve hidayet yalnızca Allah'ın
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
Yaşa, öl, uyan ve tekrarla: Mickey7 incelemesi
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 01:17
Mickey'nin kendince haklı sebepleri vardı, Niflheim misyonunda "Harcanabilir" pozisyonuna başvurup ölümsüzlük anlaşmasını gönüllü imzalarken, en tehlikeli görevlerin sırtına yükleneceğinin, defalarca ölmesi gerekeceğinin farkındaydı. Ancak iş ölmeye gelince, ölümsüz olduğunu bilmek bir şey değiştirmiyor. Ölümsüz de olsa bu gerçekten ölmeyeceği, ölmekten korkmadığı anlamına gelmiyor. Her bir yaşamı da ölümü de kendisine ait ama her yeniden üretimi bir önceki klonunun hafızasını taşıyan farklı bir birey olacak. Bu farkı kavraması zordu çünkü bir önceki zaten hep ölmüştü. Mickey'nin, klonuyla aynı olmadığını anlaması için 6 kere ölmesi ve 8 kere yeniden üretilmesi gerekti. Yoksa sevgilisini klonundan kıskanmaz, klonunun ölmesini dilemezdi. Mickey7 uyumlu ve çekimserken, Mickey8'in kaygısızlığı ve cüretkarlığından rahatsızlık duymazdı. Bu hikaye, insanlığın kolonileştirmeye çalıştığı buz gezegeni Niflheim’a dek uzanan zincirleme hataları ve keşifleri arka planında, bireyin temel yapı taşının deneyim mi hafıza mı olduğuna Mickey’nin 7. ve 8. klonu eşliğinde yanıt arıyor. Kitabın ilham verdiği Mickey17 filmini izlerken oldukça eğlenmiş ve ölüm, kimlik ve bilinç gibi ağır meseleleri ele alış şekline hayran kalmıştım. Kitap da filmi gibi, bu çok dramatik meseleleri, sorunun ciddiyetine zıt bir hafiflikle alaycı bir üslupla ele alarak gündelikleştiriyor, okuru metnin içine çekerken, etik gerilimi bilinçli olarak yumuşatıyor. Mickey7, beynin durgun sularına bırakılan bir efervesan tablet gibi, zihni neşeli köpüklerle doldururken aynı anda da besleyen, düşünsel olarak provoke edici bir kitap. Felsefi soruları olan bilimkurgu komedileri sizi gıdıklıyorsa, bu kitapla çok güleceksiniz.
Duygu ve Düşünce
Mickey 7Edward Ashton · İthaki Yayınları · 2025433 okunma
Reklam
“Bir taşla iki kuş vurabileceğini unutma”
10/10
·448 syf.··
2026 26. kitabı
“Sen kaybolduğunda seni kim arayacak.” Denilecek çok fazla şey olduğunu hissettim o yüzden inceleme yazma gereği duydum. Kitabı beğendim ama bir kaç beni rahatsız eden şeyden bahsedeceğim. Öncelikle bence bu kitaptaki pip ve ilk kitaptaki pip aynı kişi değildi kötü anlamda demiyorum sadece yaşadıkları onu epeyce değiştirdi. Çünkü ilk kitaptaki pip uyuşturucu yüzünden insanların ne kadar zorluklar çektiğini neler yaşadığını herkesten iyi biliyor ama bu kitapta uyuşturucu kullanıyor bence asla kullanmayacak biri varsa o da pip’di. Sonra üç kitap boyunca pip sürekli bazı olaylara karışıyor birilerini takip ediyor tehdit ediliyor falan ama ailesinin öğrenmesini her seferinde engelliyor onlara hiçbir şey anlatmıyor tamam hani onları korumaya çalışmasını anlıyorum yada söylerse ona izin vermeyeceklerini düşünmesini de anlıyorum ama işler artık en uç noktaya geldi muhtemel bir katil senin peşinde belki kaçırılacaksın belki öldürüleceksin neden ısrarla ailesine söylemiyor anlamadım en azından her şeyi değilde bazı şeyleri anlatsa güvenlik önlemlerini artırırlar daha dikkatli olurlar. Hâla olayları çözeceğim diye uğraşıyor zaten psikolojin bozulmuş bırak ailenle ravi’yle düzeltmeye çalış. Bir de kitaplarda günlük hayattaki markaları kullanmalarını sevmiyorum. Mesela telefon demek yerine iPhone demek yada tablet yerine iPad, cafe yerine starbucks, restorant demek yerine McDonald’s demek gibi. Bu kitapta da epeyce vardı ve beni rahatsız etti. Bu kitap ilk iki kitaptaki gibi cinayeti çözme gibi değilde bir cinayet işledim nasıl örtebilirim gibiydi. Devam kitabı gelecek mi emin değilim ama sonu bir tık uçta kaldı gibi bence gelir ama gelmezse de sıkıntı yok. Bu serinin ilk kitabı çok güzeldi benim için 10 puanlıktı gittikçe biraz düştü 10 9.8 9.4 gibi ama 10 puan vereceğim. Bu
1000Kitap
İyi Kız Ölüme Çok YakınHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20231,145 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 17:53
"Yüce Baba Uyandı." . Bir cinayet, kayıp bir tablet, Medeniyetler savaşı. . Tokyo'da işlenen ritüelistik bir cinayet, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde yaşanan bir soygun ve Kudüs'te yankılanan eski bir yemin. İnsanlık tarihinin en kadim sırrı, Nemrut Dağı'nın zirvesinde uyanıyor. . Hazineye Giden Yol: 8 Erdem Şifresi Sin-Ammar'ın labirenti geçmek için Kral Antiochos'a öğrettiği şifreler, aslında Hz. İbrahim'in (Abum Rabum) öğretileridir. Kulluk tek İlah'adır, O'na karşı gelinmez." (Hazine odasını açan sesli şifre) . Mimar, Sin-Ammar anıtı sadece bir krala mezar olsun diye değil, geleceğin insanlarına bir mesaj taşısın diye tasarladı." . Hanif Akidesinin 8 temel şifresi 1.Temiz Kalplilik 2.Doğruluk 3.Sabır 4.Dilini Korumak 5.Hoşgörü 6.Merhamet 7.Pak Zihin 8.Haddi Aşmamak .
İnsan ve Toplum
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
10/10
·24 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Merhaba arkadaşlar Harika bir kitap yorumu ile geldim. Çağımızın hastalığı olan tablet bağımlılığa değinilmiş ve bu oyunların çoğunu gerçek hayatta oynayabileceğimizi yazarımız dile getirmiş. Babi ve Maki aracılığı ile de bizlere aktarmış. Maki ve Babi arkadaşlığının ne kadar değerli olduğunu göstermiş oldu. 8 ve 6 yaşındaki kızlarımla beğenerek okuduğumuz bu eser tavsiyemizdir. Gönül rahatlığı ile okuyup çocuğunuza okutabilir hatta arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz. Beklemede kalın ikinci kitabımızı da bir an önce okuyacağız @2ekitap @1cocuk_1dunya_ Özlem Çevik @birokuryazargezer
Sincap Babi ile Maymun Maki Neler Yapıyor?Canan Özçelik · 2E Kitap · 202425 okunma
Kim Bağışlayacak Beni
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 14:47
Kim Bağışlayacak Beni, Birhan Keskin’in 1991-2002 yılları arasında yayımlanmış beş kitabını tek cilt içinde bir araya getiriyor. Delilirikler (1991), Bakarsın Üzgün Dönerim (1994), Cinayet Kışı + İki Mektup (1996), Yirmi Lak Tablet + Yolcunun Siyah Bavulu (1999) ve Yeryüzü Halleri (2002). “Salyangoz”/ Yeryüzü Halleri İçimdeki taş yerinden kımıldadı. Göğün altında, yerin telef edilmiş yüzünde bir papatyanın "olmaz" yaprağına düştüm. Ben sustuysam söz de sussun. Olmadı, taşındım ertesi gün "olur" yaprağına. Orda büyüttüm hatırayı, ordan düştüm. Hatıra da unutsun kendini koyuluğunda. Beni gel beni bul beni al, istediğin yerde uyut bendeki hatırayı istedim. Vardığım yer bir uçurumdan kekeme,
Şiir
Kim Bağışlayacak Beni?Birhan Keskin · Metis Yayıncılık · 20205,6bin okunma
Reklam
Reklam