Hiç görmezler mi ki biz, dinlenip sükûnete ersinler diye geceyi karanlık ve çalışıp kazansınlar diye gündüzü aydınlık kıldık? Şüphesiz bunda, iman eden bir toplum için nice deliller ve ibretler vardır.
Neml sûresi 86
Sabiha Hanım'ın göreve başladığı yıllarda Ankara başkent oluşu nedeniyle, adeta yeni baştan imar edilmektedir. Mühendislerin ilk defa şehir dışına gönderilmeye başlandığı sıralarda ihale edilen, ancak önemli olduğu için deneyimli mühendislerin görevlendirilmesinin düşünüldüğü iki köprü inşaatı için o da başvurur. Ankara-Beypazarı Karayolu'nun 86. kilometresinde yapılacak olan köprü inşaatında görev alma isteği, başmühendis tarafından valiye iletildiğinde,"Dağ başında, şantiyede kadın olmaz,"yanıtıyla geri çevrilir. Ancak Sabiha Hanım görevi almakta kararlıdır. Gitme isteğini bıkıp usanmadan her gün tekrarlar. Onun ısrarlarından bunalan başmühendis bir müdürler toplantısında durumu Vali Nevzat Tandoğan'a aktarır ve"Tutamıyorum bu kızı" der. Bunun üzerine vali toplantıdaki doktora dönerek yaşanılan bir olayı anlatmasını ister. Doktor olayı aktarır: Keskin'de bir kadın, doğum yaparken yaşamını yitirir ve kadının eşi doğum için gelmiş olan doktoru öldürür. Vali, başmühendise bu olayı Sabiha Hanım'a da aktarmasını söyler ve "Bakalım o zaman da gitmek isteyecek mi?" diye sorar. Olayı başmühendisten dinleyen Sabiha Hanım, "Tabii gideceğim ve başaracağım da" der. Bu kararlılığıyla da görevi alır.