Yusuf Alperen Şenel

Yusuf Alperen Şenel
@8senel
Öğrenci
Üniversite
7 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Devlet öyle bir binadır ki çöktüğü zaman altında sadece halk kalır. Yıkıntılarının arasından çıkan tek ceset, halka ait olandır. Devleti yönetenlerse hayatta kalmak için pazarlık yapar. Buna, can pazarlığı denir. Mide bulandıran bir alışveriştir. Tanık olanı iğrendirir. Pazarlık kokusu, yapanın üzerine öyle bir siner ki yedi sülalesi burnunu tıkar. O günlerde, Osmanlı toprağı böyle kokuyordu. Hayvan gübresinden beter. İnsanlar gazeteleri, elleri ağızlarında okuyor, kusmamak için kendilerini zor tutuyordu. Fransa’nın başbakanı Clemenceau, İstanbul’un Türklere bırakılamayacak kadar değerli bir şehir olduğunu, çünkü Türklerin tarih boyunca fethettikleri her yeri imha ettiklerini söylüyor, insanlar okuyordu. Paris Barış Konferansı’nda Sadrazam Damat Ferit, Osmanlı’nın parçalanmasının mümkün olmadığını açıkladığında, Amerikan Başkanı Wilson: “Ben bu kadar aptalca bir şey görmedim” cevabını veriyor, insanlar yine okuyordu.
Reklam
Kar yağar. Gömene kadar. Yağmur yağar, boğana kadar. Rüzgâr eser, ayaklarını yerden kesip savurana kadar. Dinlesen dünyayı, duyacaksın: İnsanoğlu insan, siktir git buradan! Ama inat edersin. Yaşayacaksın.
Sahip olduklarımızdan daha elverişli ve rahat bir ev her zaman olası, ancak kabul edilebilir ki, bir insanın parası buna yetmeyecektir. Hep daha fazlasını edinmek için mi çalışacağız, ara sıra daha azıyla da yetinemez miyiz?
Maine'den Teksas'a manyetik bir telgraf şebekesi kurmanın büyük telaşı içindeyiz, ancak Maine ve Teksas'ın konuşacakları önemli bir konu yok belki.
Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız yapacağınız tek şey sigara içmemektir.
Reklam