B.

Ebe
MAU SBF
Diyarbakır | Siirt
Diyarbakır
575 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Üzgünüm ama çok sıkıldım okurken
4/10
·462 syf.··
2021 19. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 00:33
John Verdon'un Aklından Bir Sayı Tut" kitabını aylar önce okumuş çok beğenmiştim, ardından 20 civarı modern klasik ve dünya klasiklerinden kitaplar okuduğum için, ve gerçekten o kitaplardan çok zevk aldığım için midir, yoksa normalde polisiye kitabı sevmediğim için midir, bu kitap mı başarısız olmuş bilinmez, çok çok çok sıkıldım, Aslında ben hep Aklından Bir Sayı Tut'tan sonra Dave Gurney serisinin 2. kitabı olan Gözlerini sımsıkı kapatı almak istiyordum sonra bi baktım, Tepenin Laneti adında 7.(son kitabı) çıkmıştı, ben de direkt taptaze birkaç günlük olduğu için aldım, hem de tam John Verdonun kitaplarını seçmeye çalşrken, o yüzden büyük bir beklenti ile aldım lakiin Beklentim çok yüksekti lakin zorlana zorlana bitirdim. Asla yarı bırakmak istemezdim. Ama iyi ki de okudum, yoksa okumasaydım hep içimde kalırdı. Üzgünüm ama ben okurken içinde bana bir fikir kazandıran, ruhumu okşayan, zevk veren, duygularıma hitap eden, bir şey öğreten, herhangi birşey görmedim, bu yüzden beğenmeedim :( :( :( Bence ben bu tür kitaplardan hoşlanmıyorum. Okurken zorlanmamın nedeni bu olsa gerek.
1000Kitap
Tepenin LanetiJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20212,744 okunma
Reklam
Hayvan Çiftliği basitçe: (SPOİLER HATTA ÖZET İÇERİR)
9/10
·152 syf.··
2021 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 19:34
Benim dünya siyasetinden pek anladığım, ilgilendiğim, bildiğim söylenmez ama ben ve benim gibi, Stalin'miş, Sovyetler'miş, Komünizm'miş, Kapitalizm'miş, bu tür kavramların ne olduğunu kabaca bilen ama ayrıntılarına kadar iyi bir siyaset takipçisi olmayan okurlar için şunları diyebilirim: Eric Arthur Blair ya da yazar adıyla George Orwell, Hayvan Çiftliği kitabında; insanlar tarafından az tayın (erzak) verilen ama çokça çalıştırılan hayvanların, başta kendi çiftlik sahibi olan Bay Jones'e sonra da diğer insanlara hizmet etmek istemedikleri ve böylece isyan çıkarıp 5 kural ile baş kaldırışını ele alıyor. Bu fikir Koca Reis adlı domuzdan çıkmış olup, Koca Reis ölünce de Snowball ve Napoleon adlı iki domuz önderliğinde çiftliğe liderlik edilir. Tabi Napoleon (Yazarın Stalin'e benzettiği domuz) Snowball'u (hakkında bir sürü haksız suçlamalar ile ) çiftlikten uzaklaştır. Ve dikdatör biçimde çiftliğin liderliğini ele alır. Boxer adındaki çok güçlü at da Napoleon'u sorgusuz sualsiz yere göğe sığdıramayan bir attır. Velhasıl en son Napoleon yıllar sonra tüm kuralları çiğner. İnsanlarla aynı sofraya oturur. 5 Kural değişir 5 kural 7 kurala dönüşür. Ve 5 kuralda yasak olan insan elbiseleri giyer. 2 ayak üzerinde dururlar. Burada dikkatimi çeken şey çevirmen Celal Üstüner'in, yazdığı sonsözdeki George Orwell'ın kitabı basmak üzereyken yayımcıyı arayarak ufak bir değişiklik yapmasıdır. 8. Bölümdeki patlamada Tüm hayvanlar yere uzanıp başlarını korurlar'ı "Napoleon dışında" tüm hayvanlar yere yüzükoyun uzanıp kulaklarını başlarını kapatmıştır diye değiştirmiştir. Burada Orwell Stalin'in Alman saldırısında Moskova'dan ayrılmamasına haksızlık etmemek için zekice bir değişim yaptığını vurgulamaktadır. Zekiceyi ben ekledim :) Bence çok güzel bir kitaptı. Ve Peri masalı yani çocuk
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Spoiler İçermektedir
10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 01:22
Böylesine Dünya Klasiği babası bir kitabı incelemek haddime düşerse kısaca şunları söyleyebilirim, Beyaz ile siyahı ayrı ayrı alıp realiteden uzak eserlerin (ki ben efsanevi olanlardansa böyle realistlere daha bi hayranım ) aksine gerçekçi, ve 1860'lı yılların nasıl bir zihniyete sahip olduğunu, o zamanda ve mekanda okur yaşamışçasına sihirli bir dille anlatılan güzel bir roman olduğunu söylemek mümkün. Zaten en sevdiğim ve derslerinde başarı göstermeye çalıştığım büyük üstat Lise Edebiyat Hocam Murat Hocamın mutlaka önerdiği bir kitaptı. (o zamanlar okumuyordum. Bu zamana nasip oldu) Betimlemeler bol bol yapılmış ama insanı sıkmıyordu. Son 30 sayfalarda yine betimlemelerle heyecan sürdürülmek istenmiş ama bu beni baya kastı :) Ama sorun değil, ve bende polisiye kitabı gibi aşırı merak duygusu uyandırmadı. Bu da sorun değil, ayrıca 687bsayfa ama 300 sayfa gibi geldi, bakmayın benim vizelerim olduğu için 12 gün sürdü. Yoksa maximum 1 haftada bitirilebilir rahatlıkla. En önemli ana düşünceye gelecek olursam evet bu düşünce işte aslında benim de bazı konularda karşı çıktığım bir olayda başvurduğum bir düşünce. Her ne olursa olsun,eğer mübahsa, hakkım yeniyorsa, eziliyorsam, hiçe sayılıyorsam, karşı tarafın en ufak bir dominantlığını (baskınlığını) üzerimde hissediyorsam, bana dayatılan bir şeyi zorla yapmam isteniyorsa, Dostoyevski'nin dediği gibi "BİT"mişim gibi davranılıyorsam ben de bu yola başvuruyorum. Bunu küçüklüğümden beri yaptığımın da yeni farkına vardım. bunun adını daha iyi kavramış oldum. PROTESTO. küçük bir örnek verecek olursam: Bir yanlışı biri yapıp kendine ses etmiyor, benim yapışımda sesini yükseltmek gibi yüceliğe girişmeye kalkan birine yapay bir şekilde bu yanlışı "yanlışlıkla" yapmış gibi yaparım. Ve bunun nasıl kendisi için nasıl sorun teşkil
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 17:04
"Kasımiye Medresesinin tepesine çıkıyorum. Mezopotamyanın tamamını görüyorum duygusuna kapılıyor insan. Güneş Mardin'in kalesini, kızıl evlerini boyayarak tam karşıdan batıyor." Ne kadar akıcı, ne kadar güzel anlatılmış bir kitap öylee... İçinde; siyaset, romantizm, tarih, din, özgürlük, umut, güçlü kalmak, direnmek gibi konular, temalar ve duyguları almasının yanı sıra içinde Harese'nin tanımı, EZİDİ'ler gibi pek çok bilgi vardı. Ve bu bilgileri bize adeta şiir gibi sunmuş Yazarımız Sayın Livaneli. Bir kitap hem bu kadar bilgi verip hem sürükleyiciliğini açıklığını koruyup hem de böyle derinden etkileyebilir mi ? Evet. İçinde MARDİN in geçmesi beni ayrıca kitaba bağladı, kazanmış olmama rağmen hiç yüzünü dahi göremediğim üniversitemin kadim şehri Mardin'e bu yaz gitmek nasip oldu ve Kasımiye medresesinden başlayan Mardini anlatan cümlelere ayrıca hayran kaldım. Bu arada Angelina Jolie'yi anlattığı kısımda birçok tesadüf (ki ben buna TEVAFUK diyorum) ten bahsetmesi de ayrıca beni Zülfü Livaneli'ye bağladı. En kısa zamanda diğer kitaplarını da alıp okuyacağım İnşAllah. Ayrıca Hüseyin de Mardin Üniversitesinde Sağlık bölümünü bitirmiş. Allah'ım bir kitap anca bu kadar tevafuk içerebilir. Çok mutlu olmuştum Üniversitemizin Ve hem de sağlık fakültesinden (o zaman yüksekokulmuş) bahsedildiğinde. Kessinlikle tavsiye ediyorum. Hatta dehşet içerisinde şiddetle tavsiye ediyorum. Okumadan ölmeyin. İYİ OOKKKUMMALAAAAR :)
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
6/10
·80 syf.··
2021 12. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 00:08
Kitap 5 hikayeden oluşuyor. Yani ayrı ayrı 5 hikaye tek parça değil. İsmini çok çok çok sevdim çünkü Ay Işığı geçiyor. Düşünsenize ay ışığı.. Söylerken bile dünyadan uzaklaşmış gecenin bir vakti camı açıp soğuk havayı hissederken Ay'a baktığımı ve huzurlu bir nefes çektiğimi hisseder gibi oluyorum. En sevdiğim huzurlu bulduğum dünyevi bir çift kelime Ay Işığı olabilir sanırım. Bu yüzden ve Stefan Zweig eserlerinin ne kadar güçlü yapıtlar olduğunu bildiğim için de beklentim çok üst safhalardaydı. Lakin 5 öyküden oluştuğunu 3. Öyküyü okurken anladım :D Güzel bir çırpıda bitirilecek bir kitaptı. Ama çok mu etkiledi hayır, çok mu dehşete düşürdü (Satranç, Bilinmeyen bir kadının mektubu, Olağan üstü bir gece... vs...) gibi hayır. Bu yüzden yüksek puan veremedim. Ama normal güzeldi :) Kendimi ifade edememiş olabilirim ama umarım anlamışsınızdır. Okuyan olacaksa şimdiden iyi okumalarrrrrr
1000Kitap
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202182bin okunma
Reklam