"Kasımiye Medresesinin tepesine çıkıyorum. Mezopotamyanın tamamını görüyorum duygusuna kapılıyor insan. Güneş Mardin'in kalesini, kızıl evlerini boyayarak tam karşıdan batıyor."
Ne kadar akıcı, ne kadar güzel anlatılmış bir kitap öylee... İçinde; siyaset, romantizm, tarih, din, özgürlük, umut, güçlü kalmak, direnmek gibi konular, temalar ve duyguları almasının yanı sıra içinde Harese'nin tanımı, EZİDİ'ler gibi pek çok bilgi vardı. Ve bu bilgileri bize adeta şiir gibi sunmuş Yazarımız Sayın Livaneli.
Bir kitap hem bu kadar bilgi verip hem sürükleyiciliğini açıklığını koruyup hem de böyle derinden etkileyebilir mi ?
Evet.
İçinde MARDİN in geçmesi beni ayrıca kitaba bağladı, kazanmış olmama rağmen hiç yüzünü dahi göremediğim üniversitemin kadim şehri Mardin'e bu yaz gitmek nasip oldu ve Kasımiye medresesinden başlayan Mardini anlatan cümlelere ayrıca hayran kaldım.
Bu arada Angelina Jolie'yi anlattığı kısımda birçok tesadüf (ki ben buna TEVAFUK diyorum) ten bahsetmesi de ayrıca beni Zülfü Livaneli'ye bağladı. En kısa zamanda diğer kitaplarını da alıp okuyacağım İnşAllah.
Ayrıca Hüseyin de Mardin Üniversitesinde Sağlık bölümünü bitirmiş. Allah'ım bir kitap anca bu kadar tevafuk içerebilir. Çok mutlu olmuştum Üniversitemizin Ve hem de sağlık fakültesinden (o zaman yüksekokulmuş) bahsedildiğinde.
Kessinlikle tavsiye ediyorum. Hatta dehşet içerisinde şiddetle tavsiye ediyorum. Okumadan ölmeyin.
İYİ OOKKKUMMALAAAAR :)