9/10
·336 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:38
Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı “Romain Gary” 9/10 Gerçek adı Roman Kacew olan Romain Gary’nin “Bu kitap otobiyografik bir ilham kaynağı ama bir otobiyografi değil.” diye betimlediği kitabı. Romain Gary’den okuduğum ilk kitap bu. Her şeyden önce insanların genel olarak otobiyografik bir eser olarak bahsetmelerine rağmen aslında tam da yazarın dediği gibi bu kitabın sadece otobiyografi olduğunu söylemek bence büyük bir haksızlık. Çünkü çok detaylandırılmış belli zaman aralıklarına rağmen; atlanmış, üzerinde fazla durulmamış yıllar, yaşamına dair merak ettiklerinizle ilgili yanıt bulamayacağınız sayısız soru bırakıyor zihnimizde. Gary’nin kitabında yaşamından çarpıcı olayları okurken aslında ustaca saklanmış psikolojik tespitlerine de tanıklık ediyorsunuz. İnsanları, tavırları, karşılaştığı durumları o kadar net, sade bir şekilde anlatıyor ki… Savaşı anlattığı en dramatik olaylarda bile mizahı büyük bir ustalıkla kullandığı kalemiyle sizi gülümsetebiliyor yazar. Mükemmeliyetçi, savaşçı, çok çalışkan, cesur, güçlü, ve sevgi dolu bir anneyi tanıyoruz önce. Ancak onun oğluna duyduğu büyük tutkunun, yaşamına dair biçtiği kusursuz rollerin, Gary üzerinde yarattığı baskıyı da hissediyorsunuz sarsıcı bir şekilde. İnsanların çoğunun aksine Gary kendi hayallerini gerçekleştirme arzusundan ziyade annesinin ona biçtiği kusursuz kariyer, mükemmel hayat için sürekli çabalayan, savrulan, yorulan ama hep bir yolunu bularak ayakta kalmayı başaran masal kahramanlarını anımsattı bana. Onu çoğu kez mucizevi bir şekilde ayakta tutan, kendisinin tanımıyla aralarındaki bu göbek bağı. Bir defa geldiğimiz bu dünyada herkesin kendisi için hayaller kurabilmesi gerektiğine inanıyorum ben. Bu nedenle çok sarstı beni Gary’nin hayatı. Hayatta ulaştığımız nokta ne olursa olsun oraya varmayı kendimizin
Edebiyat
Şafakta Verilmiş Sözüm VardıRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2020714 okunma
Puan vermedi·124 syf.·
2026 74. kitabı
Yavru penguen Paytak'la ailesi, arkadaşları ve ait olduğu penguen sürüsünün hikâyesi. Buzulların eriyip kopmasıyla türlü tehlikeler atlatan penguen sürüsü yeni bir yere göç etmek zorunda kalıyor. Bu süreçte Paytak çok cesur davranıyor ve özellikle arkadaşlarına öncülük ediyor. Bu yüzden kitabın sonunda sürünün en yaşlısı Paytak'ın adını Yürekli olarak değiştiriyor. Maceraları sırasında balina ve albatros gibi farklı hayvanlarla da tanışıp dost oluyorlar. İnsanların da hem iyi hem kötü olabildiklerini görüyorlar. Öyle harika muhteşem bir hikâye değildi ama okunmaz bir kitap da değil. Özellikle penguen seven çocuklar sevebilir. 8-9 yaş üzeri için uygun denebilir. Penguenlerin yaşamıyla ilgili epey bilgi veriyor. Heyecanlı kısımları olsa da aşırı aksiyonlu değil. Bazı kısımları sıkıcı sayılabilir. Özellikle penguenlerin karakter özelliklerine göre isimlendirilmesi ve bunun vurgulanması çok klişeydi. Önce penguenlerin insanları, sonra da insanların penguenleri kurtarması güzeldi; penguen sürüsü aynı olmadığından iyilikler daha da anlamlıydı. Sonunun umutlu bitmesi de güzel. Genel olarak okunabilir. Ama çok macera arayan çocuklara hitap etmeyebilir. Hayvansever, hassas çocuklar için daha uygun bir alternatif.
Eyvah Penguenlerin Soyu TükeniyorGamze Pat · Doğan Egmont Yayıncılık · 201816 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her istediğinizin gerçekleşeceği bir dükkanda ne isterdiniz?
8/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:15
Müşterilerin eli boş,zihni ferahlamış ayrıldığı dükkan “Hayatta en çok istediğiniz şey,hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?” Bu kitap ; psikodramanın Hanna Weiner tarafından geliştirilen “Magic Shop” isimli tekniğinden esinlenerek kurgulanmış. [Tekniğin kullanıldığı psikodrama oturumlarında, Büyü Dükkânı olarak tanımlanan bir sahne hazırlanır. Burası, alışverişlerin takas yoluyla yapıldığı, fantezide varolan bir yerdir. Sahnede, grubun yöneticisi ya da tecrübeli bir grup üyesi, dükkân sahibi olarak; gönüllü bir diğer üye de müşteri olarak rollerini alırlar. Tüm grubun izlediği oyunda, dükkân sahibi ile müşterisi arasında bir pazarlık başlar. Ustaca yapılan bir pazarlığın sonunda müşterinin, Büyü Dükkânı'ndan alabileceği en iyi şeyi alarak çıkması beklenir. Ancak bu, her zaman müşterinin en fazla istediği şey olmayabilir... Oyundaki başarının sırrı, pazarlığın inceliklerinde gizlidir.(sayfa 9)] Uzak diyarlardan birindeki bir ülkede "Büyü Dükkanı" denilen bir dükkan varmış... Bu dükkanda hayatta istenilebilecek her türlü şey var. Her insanın farklı bir hikayesi, hayattan istediği farklı farklı istekleri var. Kimi kaybolan yıllarını istiyor, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi hırs, kimi şöhret, kimi başarı, kimi korkularından kurtulmak istiyor, kimi bir an önce büyümek istiyor. Bu istediklerini almak için ne yollar aşındırıyorlar da geliyorlar büyü dükkanına. Büyü dükkanında alışveriş yapmaksa hiç de kolay değil. Bir kere para geçmiyor burada. Dükkanın satıcısı ak sakallı, bilge bir ihtiyar ve baya sıkı pazarlıkçı. Müşterilerinin istediklerine karşılık o da onlardan bazı şeyler istiyor. Müşterilerin hayatta en çok istedikleri şeye sahip olmaları için ödemesi gereken bedeller.. Kendinizi onların yerine koyuyor, "Ben olsam bunun karşılığında bunu verir miydim?"
Büyü DükkanıYeşim Türköz · Epsilon Yayınları · 20234,589 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Bu kitap, tanıştığım ilk Şükrü Erbaş kitabı oldu ve iyi ki onun kalemiyle tanışmışım dedirtti. İnsanın Acısını İnsan Alır, sadece okunan değil, hissedilen kitaplardan biri. Yazarın dili oldukça sade olmasına rağmen cümlelerinin bıraktığı etki çok derin. Bazı satırların altını çizerken kendimi buldum, bazılarını ise uzun uzun düşündüm. Kitap boyunca insan olmanın, yalnızlığın, sevmenin, kaybetmenin ve yaşamanın ağırlığına dair birçok duyguya rastladım. Özellikle insan ilişkilerine ve hayata dair yaptığı gözlemler bana oldukça samimi geldi. Sanki karşınızda size hayatı anlatan, yaşanmışlıklarıyla yol gösteren biri varmış gibi hissettiriyor. Şükrü Erbaş'ın kalemi yer yer hüzünlü ama aynı zamanda umut veren bir tonda ilerliyor. Kitabı okurken birçok cümlenin uzun süre zihnimde kaldığını fark ettim. İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen bana oldukça yakın hissettiren bir anlatımı vardı. Benim için eksik kalan birkaç küçük nokta olsa da kitabın genel atmosferi, duygu yoğunluğu ve düşündüren yapısı sayesinde 9/10 verdiğim bir okuma oldu. Şükrü Erbaş'ın diğer kitaplarını da merak etmeme neden olan, kalbi olan bir kitaptı. "Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın içine yerleşir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı."
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
10/10
·156 syf.·
2026 53. kitabı
Merhaba Sevgili okur Adrian Beck tarafından kaleme alınan #TheKitapYayinlari tarafından yayımlanan , 7-9 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden eğlenceli bir macera ve casusluk kitabı olan #pofidikajankedi nin yorumu ile karşınızdayım. Pofidik dünyanın en korkusuz ajanıdır ama o zamanını pineklemekle ve bir şeyler atıştırmakla geçirmeyi tercih etmektedir. Pofidik ve casus arkadaşları Jade ile Kit, aslında sadece eğlenmek için bir su parkına giderler. Ekip su parkında keyif yapmayı planlarken, kendilerini bir anda devasa bir casusluk operasyonunun tam ortasında bulurlar. Pofidik ve arkadaşları kıskanç ajanlari yok etmeden önce onları durdurabilecekler mi yoksa pofidik yine atıştırmalıklar yüzünden saçma sapan şeyler mi yapacak? Eğlence,mizah, gizem ve kelime oyunlarıyla dolu şahane bir seri biz çok sevdik
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 20267 okunma
Çok keyifliydi
9/10
·320 syf.··
2026 27. kitabı
Damla'dan okuduğum ilk kitaptı ve kesinlikle beklentilerimi karşıladı. Okurken çok keyif aldım. Eğer tekrar bir öykü kitabı çıkarırsa alır onu da okurum. 9 puan verme sebebim, hikayelerimiz bir ozana bir peri kraliçenin sonsuz öyküler anlatmasıyla başlıyor ve burdan sonraki kısım peşpeşe hikayelerden oluşuyor. Kitabın sonuna kadar ozan ve peri kraliçeyi bir daha görmüyoruz, yani hikayenin o kısmını. En azından bir kere kraliçe ozana bu hikayeleri anlattığı sırada yaşanan o kısım hakkında kitabın ortasında da bir sahne görmek isterdim ama hikayeler çok güzeldi ve merakta kaldığım şeyler oldu. Bu hikayelerin devamı umarım ki bir gün gelir.
Duygu ve Düşünce
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025616 okunma