"​(Melek demişti ki:) “İşte böyle!” Rabbin buyurdu ki: “O, benim için çok kolaydır. Hem bundan önce, sen hiçbir şey değilken seni yaratmıştım. (Unuttun mu?)" {Meryem 9}
Sayfa 304
Araf Suresi'nden kendime notlar
1-)Şükrünü artır. 2-)Büyüklük taslama. 3-)İsraf etme. 4-)Allah'a karşı bilmediğin şeyi söyleme. 5-)Dünya hayatı seni aldatmasın. 6-)Rabbine içtenlikle, için için ve alçak gönüllülükle dua et. 7-)Dua ederken haddini aşma. 8-)Allah'tan korkarak ve umarak dua et. 9-)Allah'ın verdiklerine nankörlük etme. 10-)Sözünde dur. 11-)Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır. 12-)Sana bir iyilik geldiğinde bu bendendir deme. 13-)Allah'a olan bağlılığını iyi şeyler geldiğinde bozma. 14-)Allah'ın ayetlerinden gafil olma. 15-)Günahtan sonra hemen tövbe et. 16-)Tevazu sahibi ol. 17-)Allah'a güzel isimleri ile dua et. 18-)Şeytandan vesvese dokunduğunu hissettiğinde Allah'a sığın. 19-)Kuran okunduğunda sus ve dinle. 20-)İbadetinle böbürlenme.
Reklam
Hazine-i Hassa'nın piyasada yaptığı araştırma neticesinde 120 (8.280 $) ve en fazla 140 (9.660 $) liraya satın alınabilecek olan bir mobilya takımının şehzade tarafından 240 (16.560 $) liraya alındığının ortaya çıkması, şehzadenin gerçek hayattan ne derece kopuk bir insan olduğunu gösterir.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
ROMANTİK HİKÂYE ve ŞİİR DÖKTÜRENLERİN TELKİNİ...
(...) Şimdi buradan, uzaktan uzağa bize “neler dururken nelerle uğraşıyorlar” yollu burun kıvıranların hâline de bakabiliriz. Bunlar, gençliğe, bu aslî vazifesi dururken, çekilip köşesine, romantik romantik hikâye ve şiir döktürmeyi telkin edenlerdir. Ah, falanca rumuzlu kız ne kadar güzelmiş de, vah filanca mahlaslı delikanlı ne kadar derinden tutulmuş da… Bu mu mesele? Herif senin şehrini işgâl etmiş, meydanını basmış, sen hâlâ odana kapanıp “benim aşkım ne büyük”çülük oynamayı marifet sayıyorsun!.. Herif bütün güzellik ve câzibeni senden alıp kendi bâtınına ambalâj yapmış, sana bir kuru cübbe bırakmış, sen hâlâ ortalıkta “ben güzelim, ben güzelim” diye dolanıyorsun!..
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
KUŞANILMASI GEREKEN İRFÂN DİLİ...
(...) _“Dante’nin yolculuğuna İslâmcı bakış” bir lüks değildir; onu söyleyelim, kimsenin kendi idrâkını ölçü kabul ederek men’edebileceği bir şey de değildir. Kendimizi aklamak adına değil de, meselelere uzaktan bakan arkadaşlara benimsetebilmek adına şu kadar söyleyebiliriz: "Onun bâtınını selâmlamak istedim…" "Yapamadın!" Ayrı fasıl… Ama şunu da bilmen gerekir:"Ben yapmasaydım, sen yapmak zorundaydın!" Ve hattâ şunu da: **"Ben bu kadar yapabildim, sen daha iyisini yap!"* Ve “dışa bakış”ta anlaşılması gereken anlayış: **“İBDA, topyekûn insan ve toplum meselelerinin hâlline dair yabancı verimin aslîleştirilmesi hususunda, kuşanılması gereken bir irfân dilidir!..” [*]
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
KÂFİR BİLE TERSİNDEN İSLÂM'A HİZMET ETMİŞTİR!..
Unutulmaması gerekir ki, “dışa bakış” İBDA Diyalektiği’nin temel ölçülerinden biridir. Dikkat edelim: “Dışa bakışta temel ölçü, “İslâm’a muhatap anlayış” hakikatine mensup olmaya delil de teşkil edecek bir inceliktedir… Mevlâna Hazretleri bir gün bir papazla selâmlaşır ve bu bahiste kendine sorulan suâle şöyle cevap verir: “Birbirimizin bâtınını selâmladık; bizim imânımız açık, küfrümüz bastırılmış, onun ise küfrü açık, imânı gizli!” İslâm’a muhatap anlayışa mâlik olan için, kâfir bile tersinden İslâm’a hizmet etmiştir; ve dâva, bunun düzünü göstermektedir… Mücadele de budur!..” [*]
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
Reklam
Reklam